Ekonomi
  • 20.10.2005 20:29

MERKEZ BANKASI'NDAN KONUT KREDİSİ UYARISI

ALİ ULURASBA
ANKARA (İHA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti, bireysel kredilerdeki hızlı artışa dikkat çekerek, bu artışta en yüksek kalemi konut kredilerinin tuttuğunu söyledi. Serdengeçti, konut kredilerinin tüketici kredileri içindeki payının ise 2002 yılında yüzde 20.3 iken Eylül 2005'de yüzde 36.8'e çıktığını açıkladı.


TBMM Plan Bütçe Komisyonu üyeleri bugün Merkez Bankası Başkanı Serdengeçti'yi dinledi. Edinilen bilgiye göre Serdengeçti, komisyona yaptığı 'Ekonomik görünüm' sunumunda Türk ekonomisindeki yapısal değişikliklere değindi. Üretici fiyat endeksinin (ÜFE) döviz kuru ve hammadde fiyatlarına duyarlı olduğu ve ÜFE'nin hedef olmadığı belirten Serdengeçti, yıl sonu hedefinin tutacağı ancak para politikasının etkisinin gecikmeli ve alınan kararların 2006 yılı ve sonrasına yönelik olduğu ekonominin normalleşme sürecinde iç talep gelişmelerinin yakından takip edildiği kaydetti.

 Bireysel kredilerde hızlı bir artış olduğu vurgulanırken. özellikle son dönemde kredi kartlarının yıllık reel artış hızında yavaşlama görülüyor. Sunama göre en yüksek krediler ise konut kredileri. Konut kredilerinin tüketici kredilerinin içindeki payı 2002 yılında yüzde 20.3 iken, Eylül 2005'de yüzde 36.8'e çıktığı belirtildi.


Kredi faiz oranlarında gerileme, vadelerin uzaması, 20 yıla kadar vadelerin konut alımının yatırım tercihi olarak yaygınlaşmasında etkili olduğu ifade edilen sunumda, GSMH oran olarak bakıldığında Türkiye'de konut kredisi hacminin diğer ülkelere göre son derece düşük olduğu vurgulandı. Sunuma göre, yeni finansman imkanları (mortgage), mevcut talep ve Avrupa Birliği (AB) süreci artışın önümüzdeki dönemlerde de süreceğini ifade ediliyor. Konut talebinin yüksek olması ise konut fiyatları ve kiralar üzerinde baskı yaratıyor. Bunu orta vadedeki etkisi yakından takip edildiğini ifade edilirken bankaların mevduat vadeleri ortalama 3 ay olduğu için ciddi bir vade uyumsuzluğu riski söz konusu.


Sunumda dünyada enerji ve metal fiyatlarındaki yüksek fiyatların devam ettiği hatırlatılarak, son bir yılda petrol fiyatlarındaki artışın TÜFE üzerindeki birincil etkisinin 1.5 puana ulaştığı, birincil etkilerin bir bölümünün gecikmeli olarak 2006 yılı içinde ortaya çıkmasının beklendiği ifade edildi. Dışsal olan doğrudan ve birincil dolaylı etkilere para politikasının verebileceği bir tepkinin olmadığı bildirilen sunumda, öte yandan 12 aylık enflasyon bekleyişlerinin 2006 yılı hedefine giderek yakınsadığı vurgulandı.


Serdengeçti, sunumunda sıkı maliye politikasının sürdürülmesi gerektiğini, hedefle uyumlu gelirler ve fiyat politikasına devam edilmesi gerektiğini de belirterek, "Reform sürecinin hız kaybetmemesi gerekiyor. Bekleyişlerin bozulmaması son derece önemli" dedi.

İLGİLİ HABERLER