Ekonomi
  • 1.12.2002 03:32

MERKEZ BANKASI'NDAN SONRA BDDK'DA HÜKÜMETE İSYAN BAYRAĞI AÇTI

KAYNAK : Haber Vitrini Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti'den sonra BDDK'da sert bir açıklama yapıp, ‘özerk’ bir kuruluş olduğunu vurguladı. Ancak, açıklama Başkan Engin Akçakoca değil, BDDK imzasıyla yapıldı. BDDK, Cumhurbaşkanı'nın iki yıldır kurumu denetlediğini hatırlattı. AKP Hükümeti'nin iş başına gelmesiyle birlikte tutum ve uygulamaları eleştiri oklarına hedef olan Merkez Bankası'nın ardından BDDK da (Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu) açıklama yaptı. AKP Hükümeti'nin iş başına gelmesiyle birlikte gündeme gelen ‘‘büyüme mi, enflasyon mu’’ tartışmalarına ‘‘Biraz enflasyon istemek, biraz yolsuzluk istemek gibi’’ sözleriyle yanıt veren Merkez Bankası Süreyya Serdengeçti’den sonra BDDK da köşe yazarlarına 60 sayfalık bir elektronik posta gönderdi. Bu raporda BDDK Başkanı Engin Akçakoca'nın imzası yer almazken, her sayfada ‘‘Güçlü bankacılık, güçlü ekonomi’’ sloganının yer aldığı dikkati çekti. Seçim öncesi AKP'lilerin sert eleştiriler yönelttiği, seçim sonrasında da 20 kadar AKP'li milletvekilinin hakkında Meclis araştırma komisyonu kurulması için önerge verdiği BDDK, yaptığı açıklama ile hem bankacılık sektöründeki gelişmeleri özetledi, hem de ‘‘ders verir gibi’’ kurumun işleyişini anlattı. ‘‘BDDK nedir’’, ‘‘TMSF nedir’’, ‘‘Aralarındaki ilişki’’ gibi başlıklarla ‘‘BDDK ve Faaliyetleri Hakkında Genel Bilgilendirme’’ raporu da yayınlayan BDDK, bu raporda ‘‘Özerklikten ne anlıyoruz’’ sorusunun cevabını da şöyle verdi: Düzenleme yetkisinde bağımsızlık (Türk bankacılık sistemine uluslararası standartları getirirken.) Denetlemede bağımsızlık (Lisans verirken ve iptal ederken, (İşini yaparken, yaptırım uygularken, denetlediğimiz kuruluşların itiraz haklarını garanti altına alırken.) Kurumsal bağımsızlık (Personel atarken ve görevden alırken (Kurumu yönetirken, kararlarda açıklık ve saydamlığı sağlarken, çalışanların ücret ve kariyerlerini planlarken, mali kaynakları yönetirken bağımsızlık.) ‘‘Kurumun tüm eylem, işlem ve kararları ile harcamaları denetime tabidir’’ denilen açıklamada, BDDK'nın siyasi olanlar da dahil dış etkilerden uzak karar alabilmesinin, kurul kararlarının bağımsız kurumlar tarafından denetlenmesini gerektirdiği vurgulandı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı'nın da Devlet Denetleme Kurulu aracıyılığıyla BDDK'yı yaklaşık iki yıldır denetlettirdiği belirtildi. ‘‘BDDK kanunlardan aldığı yetki ve üstlendiği sorumlulukların bilincinde olarak görevini büyük bir dikkat ve titizlikle sürdürmektedir’’ diyen BDDK, açıklamasını şöyle sürdürdü: ‘‘BDDK'nın sistem için taşıdığı önem dikkate alınarak, BDDK'nın olmadığı bir ekonomi ortamının açıkları, zayıflıkları ve güvenilmezliği de gözönünde bulundurularak kurum saygınlığıyla ilgili hep birlikte çaba sarfedilmesi gereği açıktır.’’ ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ ANCAK... BDDK'nın sorunlu bankaların sistem dışına çıkarılmasıyla ilgili işlemlerinin zaman zaman somut bilgi ve belgeye dayanmadan eleştiri konusu yapıldığı belirtilen açıklamada, ‘‘Kurumumuz ölçülü ve bilgi tabanlı yapılmak şartıyla her türlü eleştiriye açıktır. Ancak eleştiriler yapılırken 'Türkiye'nin son yıllarda içinde bulunduğu zon ve hassas koşullarda sorunlu bankalar TMSF'ye devredilmeseydi ne olurdu' sorusunun da akıllarda tutulması gerekir’’ denildi. Açıklamada, bu sorunun cevabı şöyle verildi: ‘‘Sorunlu bankalar sistemde tutulmuş olsaydı herşeyden önce mevduat sahipleri, mali ve reel sektördeki kurumlar ve sonuçta da milli ekonominin bütünü risk altında bırakılmış olacaktı.’’ Bankacılık sırlarını hükümetle paylaşırız BDDK'nın şeffaflığa verdiği önemin de vurgulandığı açıklamada, bu ilkeye uygun olarak ‘‘TBMM'de gündeme gelen ve gelecek olan soru önergelerine ilgili bakan aracılığıyla yanıt verildiği, verilmeye de devam edileceği’’ belirtildi. Ancak BDDK'nın şeffaflıkla Bankalar Kanunu'nda öngörülen ‘‘sırların açıklanmaması’’ yükümlülüğü arasındasındaki ‘‘ince ayrıma’’ dikkat etmek zorunda olduğu da hatırlatılarak ‘‘Bu nedenle tüm baskılara rağmen 'sır' olarak tanımlanan bilgileri açıklamama yükümlülüğüne kendi saygınlığının zedelenmemesi pahasına uyacağı, ancak bu sırları hükümetle paylaşmaya devam edeceği bilinmelidir’’ denildi. Batık bankaların patronları 7.9 milyar dolar götürdü BDDK bugüne kadar el konulan bankalardaki hakim ortakların kendi bankasından nakdi ve gayri nakdi olarak 6 milyar 255 milyar dolarlık,diğer fon bankalarından da 1 milyar 645 milyon dolarlık kaynak kullandıklarını açıkladı. Pamukbank hariç toplam 7 milyar 900 milyon dolarlık kaynak kullanan hakim ortaklara açılan iade tazmin davalarınının tutarının da 4 milyar 605 milyon dolar olduğu açıklandı. Bu arada BDDK'nın hukuki mücadele dışında başka bir tahsilat yolu bulunmadığı da vurgulandı. BDDK hakim ortakların kullandığı kaynaklara ilişkin yapılan işlemleri ise bir tablo ile açıkladı. BDDK ne yaptı, hangi faturalar önüne çıktı? Kamuya getirilen mali yükler Hazine'ye getirilen yük: 17 milyar dolar TMSF'den sermaye desteği: 2.2 milyar dolar Mali yükü azaltma faaliyetleri Fon'a alınan 20 bankadan çözüme kavuşturulanların sayısı: 18 banka Devir tarihine göre çözülen toplam yükümlülük tutarı: 22.4 milyar dolar Hakim ortaklara açılan iade tazmin davası tutarı: 6.1 milyar dolar Hakim ortaklar dışında devralınan takipli alacaklar: 1.2 milyar dolar Takipteki alacaklardan yapılan tahsilatlar: 1.1 milyar dolar Gayri nakdi risk azaltımı: 439 milyon dolar Banka satışlarından sağlanan gelirler: 141 milyon dolar İştirak ve gayrimenkul satış gelirleri: 310 milyon dolar Geri ödeme planına bağlanan alacak sayısı: 1.027 dosya Geri ödeme planına bağlanan alacak tutarı: 707 milyon dolar Banka ve şube satışı yoluyla korunan istihdam: 10.146 kişi Hazine'nin sırtında 15 milyar dolar yük var BDDK'nın bugüne kadar 12 bankayı sistemin dışına çıkararak Fon'a devrettiği, TMSF bünyesine daha önce alınan 8 bankayla birlikte toplam 20 bankada sorunların çözümlenmesine öncelik verdiği belirtilen açıklamada, Pamukbank ve Türk Ticaret Bankası dışındakilerin çözüme kavuşturulduğu belirtildi. Pamukbank hariç bu bankaların devir tarihi itibariyle kime ne kadar risk yüklediği de şöyle açıklandı: Toplam yükümlülükler 26 milyar dolar. (Bunun 21 milyar doları mevduat sahiplerine, 5 milyar doları da diğer alacaklılara.) Sigortaya tabi mevduat nedeniyle Hazine'nin riski 15 milyar dolar. Tasfiye halinde alacaklılar ve mevduat sahiplerinin riski 11 milyar dolar. Bir bankaya zamanında el konulmazsa, ‘‘öncelikle bankanın zararlarının artacağı, yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği, faiz oranları üzerinde baskı oluşacağı, döviz kuru istikrarının bozulacağı, ödemeler sisteminin olumsuz etkileneceği, mali sisteme güvenin zayıflayacağı, sorunun tüm mali sisteme yansıyacağı’’ belirtilirken sonuçta ‘‘El koyma maliyetini aşan bir kamusal maliyet oluşacağı’’ vurgulandı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:48

İLGİLİ HABERLER