Gündem
  • 29.5.2016 00:11

MHP Lideri Bahçeli'den yargıtay kararı değerlendirmesi

MHP lideri Bahçeli'den Yargıtay'ın kurultayla ilgili kesin kararına tepki geldi: Yargıtay kim ya da kimlerin lehine çalıştığı belli olan 'Yandaştay' olma yolunda hızla ilerlemektedir. MHP içine sinmese de Yargıtay’ın mezkur kararına saygı duyacaktır.

MHP'nin tüzük kurultayına gitme kararını onayan Yargıtay'a yönelik eleştirilere, "Hukuki karmaşa yok. Vicdanlarına göre en doğru kararı vermişlerdir. Karar kesin" diye yanıt veren Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit'e, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den tepki geldi.

Bahçeli, "Yargıtay kim ya da kimlerin lehine çalıştığı belli olan 'Yandaştay' olma yolunda hızla ilerlemektedir. Milliyetçi Hareket Partisi, içine sinmese de, vicdanen sorgulanması gereken birçok yanları bulunduğuna inansa da Yargıtay’ın mezkur kararına saygı duyacaktır. Çünkü Türkiye’nin hukuk devleti ilkesinden sapması halinde yıkım ve çözülmenin en önemli safhası geçileceğinden, sorumlu siyasi duruş ve kabulümüzden ayrılmamak bize göre milli ve tarihi bir görevdir" dedi.

MHP lideri ayrıca, "10 Temmuz 2016 Pazar günü yapılması kararlaştırılan Olağanüstü Büyük Kurultay ile 47 yılın onur ve irfanı; kazanım ve tecrübesi; hatıra ve emaneti hak eden, lâyık olan ellerde yolculuğuna devam edecektir. Önümüze çıkarılan engeller aşılacak, sudan bahaneler geçilecek, kaos ve kriz tacirlerinin oyunları Allah’ın izniyle bozulacaktır" ifadelerini kullandı.

Bahçeli'nin yazılı açıklaması şöyle:

"Yargıtay Başkanı'nın çay toplamaktan fırsat bulduğu bir arada..."

"Partimizi bütünüyle içine alan hukuki sürecin Anayasa yargısının görevine girdiği yönündeki savunmaya itibar edilmemiş, beşte bir delegenin talebine rağmen olağanüstü büyük kurultayın yapılıp yapılmamasının Genel Başkan ve Merkez Yönetim Kurulu'nun takdirine bağlı olmadığı vurgulanmıştır. Üç kişiden oluşan kayyım heyetinin büyük kurultayı toplantıya çağırmakla görevlendirilmesinde kanununa aykırılık görülmemiş, sözü edilen kayyım heyetinin tarafsız olmadıklarına dönük itiraz dikkate alınmamıştır. Yargıtay kararı sübjektif esaslara, tek yanlı ve bulanık bir bakış açısına dayandığından hukuken ve vicdanen tatmin ve ikna edici bulunmamıştır. Yargıtay Başkanı'nın çay toplamaktan fırsat bulduğu bir arada, kararı veren hâkimlerin vicdanlarının sesini dinlediklerini söylemesi ise bize göre durumu kurtarma adına telaşla yapılan bir açıklamadan öte bir anlam taşımamıştır. Yargıtay’ın temyiz kararında, olağanüstü büyük kurultay talebinin haklı ve geçerli bir sebebe dayanıp dayanmadığının yargı denetiminin dışında olduğu zorlama bir yorumla tespit edilmiştir."

Sonucun, "adaletin hem lafzına hem de ruhuna aykırılık teşkil ettiğine" vurgu yapan Bahçeli, "Üstelik hakka ve hukuka ahlaki usûl ve esastan ters düştüğü her türlü izahtan varestedir. Paralel yönlendirme ve telkinlerin hissedilir ölçüde somutlaştığı, örtülü siyasi hedeflerin inkar edilemez biçimde sabitleştiği Yargıtay kararı elbette her yönüyle tartışmaya açıktır" değerlendirmesinde bulundu.

"Hukuki kılıfla gizlenmiş siyasi tasarım ve düzenlemelere hizmet"

"Tüzük ve yasal hükümler çerçevesinde olağanüstü büyük kurultay talebinin beşte bir oranına ulaşan üyeye tanınmış bir hak olduğuna dikkat çekilmişken, Genel Başkan ve Merkez Yönetim Kurulu'nun hak ve yetkileri her ne hikmetse görmezden gelinmiş, geri plana itilmiştir" görüşünü savunan Bahçeli, "Maksatlı, mahsurlu ve çifte standarttan ibaret olan bu değerlendirme hukuki kılıfla gizlenmiş siyasi tasarım ve düzenlemelere net olarak hizmet etmiştir" dedi. Bahçeli, şunları söyledi:

"Hepsinden önemlisi, milyonlarca sevdalısı ve mensubu bulunan kutlu bir fikrin, muazzam mücadelelerle 47 yılı geride bırakmış bir millet eserinin sıradan bir dernek veya kooperatifle bir tutulup aynı kategoride ele alınması fahiş bir hata olarak milli hafızalara kazınmıştır. Yargıtay kim ya da kimlerin lehine çalıştığı belli olan 'Yandaştay' olma yolunda hızla ilerlemektedir. Milliyetçi Hareket Partisi içine sinmese de vicdanen sorgulanması gereken birçok yanları bulunduğuna inansa da Yargıtayın mezkur kararına saygı duyacaktır. Çünkü Türkiye'nin hukuk devleti ilkesinden sapması halinde yıkım ve çözülmenin en önemli safhası geçileceğinden, sorumlu siyasi duruş ve kabulümüzden ayrılmamak bize göre milli ve tarihi bir görevdir. Milliyetçi Hareket Partisi kapanmamış hesapların, bitmeyen oyunların, dinmeyen saldırıların, durmayan tahriklerin tam karşı cephesindeki büyük ve yılmaz Türk-İslâm ülküsüdür. 10 Temmuz 2016 Pazar günü yapılması kararlaştırılan olağanüstü büyük kurultayla 47 yılın onur ve irfanı, kazanım ve tecrübesi, hatıra ve emaneti hak eden, layık olan ellerde yolculuğuna devam edecektir. Önümüze çıkarılan engeller aşılacak, sudan bahaneler geçilecek, kaos ve kriz tacirlerinin oyunları Allah'ın izniyle bozulacaktır. Bu konuda imza vermiş ya da vermemiş her dava arkadaşıma, her ülküdaşıma sonuna kadar güveniyor ve Milliyetçi Hareket Partisi'ne sahip çıkacaklarına yürekten inanıyorum."

"Karar kesin"

Yargıtay İnsan Hakları Komisyonu'nun düzenlediği "Adil Yargılanma Hakkı ve İfade Özgürlüğü" konulu seminerin açılışına katılan Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, gazetecilerin sorularını yanıtlamış; Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin, MHP'nin kurultaya gitmesini onayan kararını, "Herhangi bir hukuki karmaşa yok. Her şey normal rutin süreci içinde yürümüş ve vicdanlarına göre en doğru kararı vermişlerdir” şeklinde değerlendirmişti.

"Karar kesin mi?" sorusu üzerine ise, "Karar kesin. Ondan sonraki süreci ben bilemem" diye konuşmuştu.

Cirit, Yargıtay’a yönelik eleştirilerin de "haksız ve yanlış" olduğunu savunmuştu.

"Devletin başkanı ile bir arada olmaktan onur duyarız"

Bahçeli'nin de yazılı açıklamasında yer verdiği, "çay toplama" tartışmasına da Cirit yanıt vermişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptıkları Rize ziyaretinin ve birlikte çay toplamalarının tartışıldığının hatırlatılması üzerine Cirit, şunları söylemişti:

"Ben onu anlayamadım, niye eleştiri konusu oldu. Devlet oradaydı. Devletin başkanı. Türk gelenek ve göreneklerimize göre devlet başkanına çok ayrı bir değer veririz. Devlet başkanı devletin başı ve birliğimizin sembolüdür. O’nun katılmış olduğu, Meclis Başkanı’nın, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nin, tüm yüksek yargının katılmış olduğu ve bir toplantı yapılmış olması, oradak bir başka çay toplantısının yapılmış olması ve buna iştirak etmemiz kadar doğal bir şey olamaz. Yani biz devletin başkanı ile bir arada olmaktan onur duyarız."

Bahçeli aday

Yargıtay, mahkemenin aldığı MHP'nin tüzük kurultayına gitme kararını oy birliğiyle onamıştı. MHP yönetimi, bu kararın ardından tüzük kongresi değil, seçimli olağanüstü kongreye gitme kararı almıştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bu kongrede aday olacak.

MHP Genel Başkan adayı Meral Akşener ise, partisinin kongre sürecine AKP ve Adalet Bakanı'nın müdahil olduğunu savunmuş, "Adalet Bakanı’nın bizzat müdahil olduğu bir süreç izledik. Biz kurultay yapmaya çalışırken AKP’nin iç işi olmuşuz" demişti.

İLGİLİ HABERLER