Anayasa'nın 2. maddesinin Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu belirlediği ifade edilen kararda, yine Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerin hiç birinin millet bütünlüğünü bozmak ve Cumhuriyet'in varlığını tehlikeye düşürmek amacıyla kullanılamayacağını hükme bağladığı ifade edildi.
Hiçbir uluslararası sözleşmenin, demokratik devletleri, kendilerini yıkmayı hedefleyen görüşlere hoşgörü göstermekle yükümlü kılmadığına işaret edilen karada, şöyle denildi:
''Laiklik ilkesi Türkiye Cumhuriyeti'nin özü ve iskeletidir. Bu ilke korunduğu sürece değişik din, mezhep ve düşünceye sahip toplum kesimleri, barış içinde yan yana yaşayabilir. Diğer bir deyişle laiklik, toplum barışının (kamu düzeni) ve ulusal birliğin vazgeçilmez koşuludur.''




