Misyoner, Müslüman’ı neden aldatamaz?
Basında, misyonerlerin, Hıristiyanlık propagandası için teşkilatlanmalarına hız verdikleri haberleri yine tekrar edilmeye başlandı.
Harekete geçen misyonerler parasız İnciller dağıtıyor, bilhassa işsiz gençleri bu yolla Hıristiyanlaştırmaya çalışıyorlarmış... Ben bu haberleri okuyunca; “Müslüman'ın Hıristiyan olması mümkün mü?” diye sordum kendime. İçimden gelen cevap; -Hayır! şeklinde oldu. Hem de çok değil azıcık aklı, mantığı, muhakemesi olan bir Müslüman'ın misyonerlere kanıp da Hıristiyan olması mümkün değildir. Neden mümkün değildir, arz edeyim...
- Müslüman, Hıristiyan olunca neyi kazanacak? Hangi eksiğini tamamlayacak?.. Bunu bir düşünmek gerekmez mi?.. Hangi gerçek Müslümanlıkta yok da Hıristiyanlıkta var ki, Müslüman Hıristiyan olsun da o gerçeği bulsun?.. Öyle ise ne için Hıristiyan olacak Müslüman?.. Sebep ne?..
Şayet misyonerlerin Müslüman'a teklifleri inanç yönünde olacak da diyeceklerse ki: Hazreti İsa Allah'ın yüce bir peygamberi, İncil de Allah'ın kitabıdır!. Bunu böyle bil!
Zaten Müslüman da bunu böyle bilmekte, böyle inanmaktadır. Bunun için Hıristiyan olmasına sebep yok ki?.. Müslümanken de böyle kabul ediyor, böyle inanıyor.
Hatta Müslüman sadece Hazreti İsa ve İncil'i tasdik etmekle kalmıyor. Daha ilerisini haber vereyim size. İşte Bakara Sûresi ayet 285'ten bütün peygamberleri kucaklayan bir ayetin hükmü: Biz peygamberler arasında ayırım yapmayız!..
Evet, biz Müslümanlar Allah'ın görevlendirdiği peygamberler arasında ayırım da yapmayız!. Hepsini de Rabb'imiz göndermiştir. Sevgiyle kucaklar, hürmetle selamlarız. Hz. İsa'yı da, Hz. Musa'yı da.
Öyle ise misyonerler Müslüman'a neyi anlatıp, kimi kabul ettirecekler? İnkar ettikleri bir İlahi kitap ve peygamber mi var ki?..
Müslüman, Hazreti Adem'den başlayarak günümüze kadar gelip geçmiş bütün İlahi kitapları ve peygamberleri hürmetle kabul edip sevgiyle kucaklıyor. İnkar edip dışarıda bıraktığı bir kutsal yoktur ki, misyonerler onu kabul ettirmek için Müslüman'ı Hıristiyanlığa davet etsinler.
Bunlardan da anlaşılıyor ki, bütün İlahi dinleri kucaklayan İslam'ın içinde gerçek Hıristiyanlık da vardır. Ama Hıristiyanlığın içinde İslam yoktur. Durum böyle olunca, biz misyonerleri İslam'a çağırsak yanlış olmaz. Çünkü içinde gerçek Hıristiyanlığın da bulunduğu bir dine çağırmış oluruz. Ama misyonerler Müslüman'ı Hıristiyanlığa çağırsalar yanlış olur... Çünkü içinde İslam'ın bulunmadığı bir dine çağırmış olurlar. Yani tam olandan eksik olana davet olur bu... İlim de mantık da kabul etmez tam olanı bırakıp da eksik olana tabi olmayı... Eğer misyonerler, “İsa Allah'ın sadece peygamberi değil aynı zamanda da oğludur”, diyorlar da, bunu kabul ettirmek için davet ediyorlarsa Müslüman'ı... Bu ilim dışı iddiayı artık aydın Hıristiyanlar da kabul etmiyor, nerede kaldı bir Müslüman'a kabul ettirsinler de, haşa Allah baba, İsa da O'nun oğludur, dedirtebilsinler Müslüman'a.
Demek ki, önyargısız düşünüldüğünde görülüyor ki, Müslüman'ın Hıristiyan olması, aklen de, ilmen de mümkün değildir!.. Ama Hıristiyan'ın Müslüman olması hem mantığın, hem de ilmin gereğidir.
Çünkü kendi peygamberini ve kitabını inkar etmeye mecbur olmuyor İslamiyet'e girmekle. Yine Hazret-i İsa, Allah'ın yüce peygamberi, İncil de yine Allah'ın gönderdiği kutsal kitabıdır.
Öyle ise Hıristiyan neden çekinsin İslam'a ilgi duymaktan? Kaybı yok, kazancı var. Eksiğini tamamlamaktadır İslam'a girmekle... Demek ki, önyargıdan kurtularak düşünen Hıristiyanlar bir gün İslam'ın bu özelliğinin farkına varacak, kendi kutsalına layık olduğu yüce makamı veren İslam'ı inceleyerek;
- “Ben burada kendi kitabımı ve peygamberimi buluyorum, benim yerim burası olabilir” diyeceklerdir... Nitekim diyorlar da...
Ama Müslüman, Hıristiyanlık için ‘ben burada kendi kitabımı ve peygamberimi buluyorum' diyemeyecektir. Çünkü orada Müslüman'ın kitabı ve peygamberi yoktur. Bir kazancı mevcut değildir. Kaybı ise pek çoktur. İslam'la kabul ettiği bütün kutsalları inkar etmesi söz konusu olacaktır. Bu ise göze alınabilecek bir kayıp değildir. Hıristiyan bile olamaz bu kimse artık, ehl-i kitaptan da sayılamaz!.. Onu bekleyen ağır sıfat, tek kelimeyle; ‘mürtet'liktir!..
Burada yazımızın başlığındaki soruyu cevaplayarak diyoruz ki:
- İşte bunlardan dolayı misyoner Müslüman'ı Hıristiyanlığa davet edemez. Ederse bu sorulara cevap vermesi gerekir...
Ahmed Şahin
zaman
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:34