Gündem
  • 11.6.2004 13:44

MİT'İN BÜYÜKELÇİYİ DİNLEME SKANDALINA ADALET BAKANI NE DEDİ?

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, yargının modernizasyonu projesinin Avrupa Birliği (AB) ile üyelik sürecinde yargı ile ilgili taahhütlerin yerine getirilmesini önemli ölçüde kolaylaştıracağını söyledi. Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Avrupa Birliği Komisyonu Türkiye Temsilcisi Büyükelçi Hansjörg Kretschmer ve Avrupa Konseyi Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Adli İşbirliği Bölümü Direktörü Roberto Lamponi, Hakimevi'nde düzenledikleri basın toplantısıyla, ''Yargının Modernizasyonu ve Cezaevi Reformu Projesi'' hakkında bilgi verdiler. Türkiye Cumhuriyeti'nin muazzam bir çağdaşlaşma ve değişim süreci yaşadığını ifade eden Çiçek, bu değişim ve gelişim sürecinin olmazsa olmaz unsuru olarak adalet sektöründe de son derece önemli yenilikler gerçekleştiğini kaydetti. Uygulanma aşamasına geçilen projenin kapsamı ve finansmanı açısından AB ile imzalan ilk büyük proje olduğuna işaret eden Çiçek, toplam maliyetinin 11 milyon euro olduğunu, bunun 10 milyon 700 binin AB, kalan 300 bin euorunun da bakanlık tarafından karşılandığını bildirdi. Projeyi ''iddialı bir proje'' olarak nitelendiren Çiçek, projenin AB ile üyelik sürecinde yargı ile ilgili taahhütlerin yerine getirilmesini önemli ölçüde kolaylaştıracağını ifade etti. Çiçek, proje ortaklarının AB Komisyonu ve Adalet Bakanlığı olduğunu, Avrupa Konseyi'nin de projeye destek sağladığın kaydetti. Projenin 3 yılda tamamlanacağını kaydeden Çiçek, ''Yargı Sistemine Destek'' ve ''Cezaevi Sistemine Destek'' olmak üzere iki bölümden oluştuğunu, her projenin de kendi içinde alt projeleri bulunduğunu, ve geniş bir etki alanını sahip olduğunu söyledi. Adalet Bakanlığı'nın son yıllarda cezaevi reformuna yönelik çağdaş çalışmalar yaptığını ve başarılı sonuçlar aldığını anlatan Çiçek, infaz hakimlerine yönelik alt projelerin bulunduğunu belirtti. Bu alt proje ile Türkiye'deki tüm infaz hakimlerinin özel bir eğitim kursundan geçirileceğini bildiren Adalet Bakanı, infaz hakimleri ofisleri ile cezaevleri arasında otomasyon sağlanacağını kaydetti. Projenin hedef kitlesinin hakimler, cumhuriyet savcıları, mahkemelerdeki yardımcı personel, cezaevlerindeki hükümlü tutuklular, adli tıp ve adli istatistik uzmanları olduğunu bildiren Çiçek, sonuçları itibarıyla tüm vatandaşların projenin yararlanıcısı konumunda olduğunu ifade etti. ''YARGI REFORMU SİYASİ KRİTERLERİN TEMELİ'' Kretschmer de yargı reformunun siyasi kriterlerin temelini oluşturduğunu, AB'ye aday ülkelerin adaletin etkin bir şekilde sağlanması için gerekli adımları attıklarını kaydetti. Bağımsız yargının demokratik toplumun vazgeçilmez unsuru olduğuna işaret eden Kretschmer, yargının siyasi gücün etkisi altında kalması halinde objektifliğini, güvenilirliğini kaybedeceğini vurguladı. DGM'lerin kaldırılmasının önemine işaret eden Kretschmer, bu mahkemelerin yerine konulacak mahkemelere ilişkin değişikliği merakla beklediklerini belirterek, ''Bu değişiklik, isim değişikliğinden ibaret kalmamalı'' dedi. Kretschmer, AB'nin Türkiye'nin istenilen standartlara ulaşması için elinden geleni yaptığını ifade etti. Lamponi de Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin temel yapı taşı olduğuna işaret ederek, gelecekte de bunun böyle olacağını vurguladı. Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin oluşturduğu sözleşmelere 50 yıldır katkıda bulunduğunu ifade eden Lamponi, projenin ''büyük bir reform'' olduğunu söyledi. Lamponi, ''Adalet son derece önemlidir. Demokratik devletin temellerinden bir tanesidir'' diye konuştu. SORULAR Projeyle F tipi cezaevlerinin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin soru üzerine Çiçek, cezaevlerini eğitim kurumlarına dönüştürmeyi amaçladıklarını belirterek, ''İnsan insandır. Bu proje, işin mimari boyutundan çok, eğitimi ön plana çıkarıyor. Devlet, cezaevlerindeki insanları topluma kazandırmak zorundadır'' dedi. TBMM'de bulunan bir tasarıyla cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülere 'tek tip elbise giydirilmesinin öngörüldüğünü'' ileri süren ve bunun insan haklarıyla bağdaşıp bağdaşmadığını soran bir gazeteciye Çiçek, ''Peşin kanaatinizi açıkladınız. Yapılanlar AB'de ne varsa o yöndedir. Tasarının hedefi de budur. Kurallar konulur, önlemler alınır. Bunlar AB'de olanlardır. AB ile uyuma dikkat ediyoruz'' yanıtı verdi. Adalet Bakanı Çiçek, gazeteci Fikret Bila hakkında bir kitabı nedeniyle açılan davada, ''MİT'in büyükelçiyi dinleme belgesinin yer aldığını'' söyleyip görüşünün sorulması üzerine, ''Haber ne kadar doğru bilmiyorum. Anayasa'da ve yasalarda dinleme ihtiyacı söz konusu olduğunda istisnaları bellidir. Bir davada sadece bir belge olmaz. Dosyaya bütünü ile bakmak lazım. Bu neviden bir ihtiyaç olduğunda yasalarda bellidir. Herkes açar bakar'' diye konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:22

İLGİLİ HABERLER