Gündem
  • 18.4.2013 23:18

Muayenesiz araçların satışına son...

Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ile ilgili soru üzerine Güler, kanunla ilgili bundan önceki dönemde bir çalışma olduğunu ancak yetiştirilemediğini belirtti. Bakan Güler, bu dönemde konuyu yeniden ele aldıklarını ve büyük oranda değiştirdiklerine dikkat çekerek şunları dile getirdi: Silah ruhsatı edinebilmek için eğitim alma şartı getiriliyor. Daha önce böyle bir şart yoktu. Av tüfekleri gibi silahlara ilişkin daha önce ruhsat alma yaşı 18'di. Bunu 21'e çıkarıyoruz. Özellikle alkollü veya uyuşturucu madde kullanmış şekilde silah taşıyanların hem silah ruhsatları iptal ediliyor hem de kendilerine ceza getirilecek. Ateşli silahlar ve bunların aksam ve mühimmatlarının basın-yayın yoluyla ve herkesin görebileceği şekilde reklamı ve tanıtımı bu kanunla yasaklanmaktadır. Düğün törenlerinin yapıldığı kapalı yerler ile bar, pavyon, gazino, gece kulübü gibi alkollü içki tüketiminin yapıldığı münhasıran eğlence için faaliyet gösteren yerlerde, dernek lokallerinde ve kamu hizmet binalarında silah bulundurulması ve silahla gezilmesi yasaklanıyor. Özellikle düğünlerde silah atılmasıyla ilgili çeşitli olaylar meydana geliyordu, onları önlemeye yönelik. 18 yaşından küçük olanların havalı silah edinmeleri yasaklanmaktadır. Kamuoyunda kurusıkı tabanca olarak düzenlenen silahların gerçek silahlardan ayırt edilmesini kolaylaştıracak şekilde işaretlenmesi ve gerçek silaha dönüştürülemeyecek şekilde üretilmesi düzenlenmektedir. Yetkili bayilerle ilgili bir sistem kurulacak ve bu sistemde kayıtlar otomasyon şeklinde izlenebilecektir. Ateşli silahlarla işlenen suçlarda olayların aydınlatılması ve faillerin daha hızlı şekilde yakalanması için veri tabanı oluşturulacak."


Güler, yakın zamanda kanunun meclis gündemine geleceğini dile getirdi.


"KAYIT DIŞI ÇALIŞTIRILANLAR, KAYITLI ÇALIŞANLARA ORANLA DAHA FAZLA İNSAN TİCARETİ MAĞDURU OLUYOR"


Ev ve bakım hizmetlerinde çalışan yabancı uyruklu vatandaşların Türkiye'deki ikametlerine ilişkin soruya Güler şu cevabı verdi: Kayıt dışı çalıştırılanlar, kayıtlı çalışanlara oranla daha fazla insan ticareti mağduru oluyor. Düzensiz göç ve kayıt dışı istihdamı önlemek için ve bunlardan doğan güvenlik sorunları ile insan haklarını engellemek için vize veya vize muafiyetiyle Türkiye'de kalma süreleri yeniden düzenlendi. Çalışma izni alınırsa, ayrıca ikamet iznine gerek kalmadan çalışma izni ikamet izni yerine geçebilecektir.


"Türkiye uzun yıllardan beri birçok göçe maruz kalmış bir ülkedir" diyen Güler, normal ikametli vatandaş olarak bakıldığında mevcut bin 139 Ermeni kökenli vatandaşın Türkiye'de bulunduğunu, bunun dışında insani nedenlerle Türkiye'de kalan Ermeni vatandaşlar da olduğunu söyledi.


"TRAFİK KAZALARINDAKİ ÖLÜM ORANLARINI YÜZDE 50 ORANDA AZALTACAK BİR DÜZENLEME YAPILACAK"


"Trafik Kanunu hangi aşamada bilgi verebiliriz misiniz?" şeklindeki soru üzerine Vali Güler, "2013- 2014 yıllarını emniyet kemeri ve hız kontrol yılı ilan ettik. Bir eylem planı hazırlandı. Bu eylem planına göre trafik kazalarındaki ölüm oranları 2020 yılına kadar yüzde 50 oranda azaltacak bir düzenleme yapılacak. Bunla ilgili araçların plaka ve donanımına çip takılarak yol ağına kurulacak okuyucu sistemlerine denetimlerinin sağlanacağı elektronik araç kimliklendirme sistemini hayata geçireceğiz. Ön plakaya ve arka plakaya ve ön cama bir çip takılacak. Bunların sökülmesi çıkarılması mümkün olmayacak. Okuyucular bu çiplerden eğer uygun sinyal almazlarsa ki bu çifte plakayı, çalıntı plakayı başka bir şekilde ele geçirilen araçlarla iligli bütün takipleri buradan yapabileceğimiz özel bir şey olacak. Özel hayatın gizliliğiyle ilgili de herhangi bir sorun getirmeyecek" diye konuştu.


"MOTOSİKLERİN KASKLA BERABER SATILMASI ZORUNLU HALE GETİRİLİYOR"


Güler motosikletlerin karıştığı trafik kazalarını önlemek için yeni düzenlemeler yapıldığını da anlatarak, "Motosiklerin koruma başlığı yani kaskla beraber satılması zorunlu hale getiriliyor. Kast, koruma başlığı takılmadan motosikletin kullanılması mümkün olmayacak" şeklinde konuştu. Otopark yönetmeliğinde de değişiklik yapılacağını da söyleyen Güler şunları söyledi: Konutlarda, işyerlerinde ayrılması zorunlu otopark alanlarının arttırılması ve otopark imkanı olmayan yapılarda ruhsat ve izin işlemleri sırasında ücret alınarak merkezi otoparklar tesis edilmesini düzenleyecek yeni hükümler getiriyor. Özellikle İstanbul'daki trafiğin sıkıntısının başlıca sorunlarının bir tanesi otoparkla ilgili sorunudur. İstanbul trafiğinin sorunu aslında duran trafik sorunudur" şeklinde konuştu. Yeni otopark yönetmeliğine ilişkin basına mensuplarına bilgi veren Güler, "Trafik Denetleme hizmetlerinin daha iyi yapılması için emniyet genel müdürlüğü trafik hizmetlerinde çalışan en az yüksek okul mezunları arasında bin trafik uzmanı önce uzman yardımcısı olarak yetiştireceğiz. Trafik hizmetlerinin daha bilimsel daha kariyer meslek haline dönüştürebileceğiz. Bu konuda mevcut 20 bin 380 fahri trafik müfettişine ilaveten 4 bin 273 fahri trafik müfettişi görevlendirilmiş oldu. Emniyet ve jandarma trafik zabıtalarına kentlerde emniyet polis, kırsalda da jandarma trafik zabıtası görevini yürütüyor. Onları da denetim imkanını arttıracak düzenlemeler yapıldı."


"MUAYENESİZ ARAÇLARIN SATIŞI BUNDAN SONRA YAPILAMAYACAK"


Güler, "Eğitim ve sınav sistemleri değiştirildi. Sürücü belgelerinin Avrupa ülkelerinde de geçerliliğini koruması için yeni düzenlemeler yapıldı. Yayaların hukuku gözetecek yeni düzenlemeler oluşturuldu. Etkin denetim, adil uygulama ve caydıcı yaptırımlar kanunun yeni esprisi. Muayenesiz araçların satışı bundan sonra yapılamayacak. Bununla ilgili cezalar getirildi. İş makinelerinin kayıtları için yeni bir sistem getiriliyor. Şimdi araçlarında sahte ya da ikiz plaka kullananlar hakkında para cezası vardı. Biz bunu artık sahtecilik suçu haline getiriyoruz. Araçların muayene bilgilerinin yazıldığı motorlu araç trafik belgesi uygulamadan kaldırılıyor. Araçların belli zamanlarda ve şartlarda kış lastiği kullanması zorunlu hale getiriliyor. Sürücü belgesiz araç kullananlara verilen cezalar arttırılıyor. Emniyet şeritlerini yetkisiz kullananlara uygulanan para cezaları arttırılıyor. 77 liradan, 343 liraya çıkarılıyor. Bir yıl içinde 5 kez kırmızı ışık ihlali yapan sürücülerin belgelerinin 1 yıl süreyle geri alınması ön görülüyor. Bir promil ve üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında yapılacak idari işlemlerin yanında artık TCK'nın 179. maddesinde belirtilen suç maddesine sokuluyor " ifadelerini kullandı.


Alkol ölçümü yapılmasına izin vermeyenlerin sürücü belgelerinin tedbiren geri alınacağını belirten Güler, usulsüz olarak araçlarında ışıklı veya sesli uyarıcı bulunduranlara yönelik cezaların da arttırıldığını söyledi. Trafik polisi ve jandarmanın trafik cezasını artık nakit olarak tahsil etmeyeceğini belirterek, "Bütün bunları inşallah önümüzdeki günlerde Bakanlar Kurulu'na sevk edeceğimiz trafik tasarısıyla hayata geçirmeyi bekliyoruz" şeklinde konuştu.


"ENTEGRE SINIR YÖNETİMİ TEŞKİLATI"


Bir gazetecinin "Sınır Güvenliği Teşkilatı'yla ilgili çalışma yapıyorsunuz. Bununla ilgili bilgi verir misiniz?" şeklindeki soru üzerine Güler, "Entegre Sınır Yönetimi Çalışması" adı altında sınırların özel bir teşkilatla korunmasının gündemde olduğunu, bununla ilgili koordineli süren çalışmaların son aşamasına gelindiğini belirtti. Güler, şunları belirtti: Entegre Sınır Yönetimi Teşkilatı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin(TSK), Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın veya Jandarmanın şu an korumakta olduğu sınırlarla ilgili kara ve deniz sınırları ile ilgili olarak yeni bir sınır yönetimi rejimi getirilecektir. O rejim içerisinde sınırların korunması sağlanacaktır. Günümüzde ele alınacak konu değil" dedi.


MEVSİMLİK GÖÇ KONUSUNDAKİ ÖNLEMLER


Mevsimlik çalışma için Türkiye'ye gelen yabancılara yönelik alınacak tedbirlerin sorulması üzerine Güler, " Mevsimlik işçi olarak yurdun bazı yörelerinde sınır ülkelerinden gelen kısa süreli gelen işçiler var. Bunlarla ilgili kısa süreli çalışma izinlerini veya giriş işlemlerini veya o sürelerle sınırlı olarak ikametlerini düzenleyen bir uygulama getirildi. Kanunla gelen Göç Politikası Kurullarının bu konudaki prensip kararlarını oluşturacak. Ancak kanun hem bunların gelişleriyle hem de Türkiye'de kalışlarıyla ve çalışma izinleriyle ilgili hususları düzenliyor" şeklinde konuştu. "Paris'te işlenen cinayetlerin dosyasının Türkiye'ye gönderildiğini biliyoruz. Siz buradaki mesajları nasıl yorumluyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine Güler şunları söyledi: "Bu haberi ayrıntısıyla okumadım. Paris'te olan olayla ilgili olarak suikast zanlısı Fransa'da tutuklandı. Bu süreçte pasaport kayıtlarında 2012 Ekim ve Aralık aylarında Türkiye'ye giriş ve çıkış yaptığı tespit edilmiştir. Türkiye'de bulunduğu süre içindeki faaliyetler ya da irtibatlarıyla ilgili konu, Terörle Mücadele Kanunu'nun 10. maddesiyle yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca bu konu ele alınmıştır. Bu konudaki soruşturma yürütülmektedir. Devam eden bir soruşturmayla ilgili bir konuda, esasen yorum yapmam mümkün değildir. Gerçeklerin bu konuda açığa çıkacağını söylemek istiyorum" diye konuştu.


 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 16:07

İLGİLİ HABERLER