Muhalefet baltayı taşa vurdu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen ve Türkiye'nin mega projeleri arasında yer alan 1915 Çanakkale Köprüsü ile ilgili muhalefetin "yandaş müteahhitlerin zengin edildiği" yönündeki söylemleri ters tepti. 2000 yılının ekim ayında basında yer alan bir haber, "istemezükçülerin" asıl niyetini gözler önüne serdi.
Zengin olmak istememişler
Karayoları Genel Müdürlüğü tarafından 2000 yılı yatırım programına alınan Çanakkale boğaz köprüsü projesinde, köprünün yapımına talip İspanya ve Türk inşaat konsorisyumunun (Dragados-Garanti İnşaat), yap-işlet-devret modelini kabul etmemesi üzerine görüşmeler dondurulmuştu.
Hazine garantili öneriyi Karayolları kabul etmedi
Bunun üzerine finansman tutarı yüksek olan yatırım projelerinin bütçe dışı kaynaklardan karşılanması görüşü doğrultusunda, Karayolları Genel Müdürlüğünce “Yap-İşlet-devret” modeli çerçevesinde yapımı planlanan köprü için, ilgili firma grubu, yap-işlet-devret yerine “Hazine garantili yüzde 100 dış kredi” ile projeyi gerçekleştirmeyi önerdi. Karayolları ise bu öneriyi kabul etmedi. Yani muhalefetin iddia ettiği gibi birileri Yap-İşlet-Devret modeliyle birilerinin zengin edildiği iddiası boşa çıkmış oldu.
Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri, bu gelişme üzerine, yatırım programına alınan köprü ile bağlantı ve çevre yolu projesinin yapımı için, “yap-işlet-devret” sistemine sıcak bakan tüm firmalarla görüşmelere açık olduklarını bildirmişti. Yaklaşık 600 milyon dolara mal olması planlanan köprü yapımı ile İspanya firması dışında İngiltere, Fransa, Almanya ve Japon firmalarının da ilgilendiği, ancak yapım yöntemi konusundaki görüşmelerin sürdürüldüğü açıklanmıştı.
2034 yılında devlete devredilecek
Daha sonra toplam maliyeti 2 milyar 545 milyon Euro olan Köprü, yap-işlet-devret modeliyle "Daelim-Limak-SK E&C-Yapı Merkezi Türk-Kore Ortak Girişimi" tarafından inşa edildi. 1915 Çanakkale Köprüsü 2034 yılından itibaren köprü, devlete tamamıyla devredilecek.

KAYNAK: HABER7