MURAT HAN: 'TÜRK KIZLARINA KARŞI ÖNYARGIM YOK!..'
Amerika'da öğrenciyken yabancı bir kadınla yaptığı evliliği 1,5 yıl sürdürebilen Murat Han, "Bilkent'te okurken de İngiliz bir kız arkadaşınız varmış, özellikle mi yabancı kızlar" sorusuna, "Öyle bir şey yok. Bir dönem Türkiye'de yaşamıyordum, o yüzden Türk kız arkadaşım olmadı. Yani Türk kızları hakkında bir önyargım yok" yanıtını verdi.
"Vazgeç Gönlüm" dizisinin yeni sezonu nedeniyle şu sıralar Mardin-İstanbul hattında mekik dokuyan Murat Han’a Hollywood kapıları açıldı. Son olarak "Vicdan" adlı filmde iki kadın arasında kalan bir adamı canlandıran Altın Portakallı oyuncu, Amerika’dan gelen başrol teklifi hakkında fazla konuşmak istemiyor.
n Öncelikle son filminizden söz edelim... "Vicdan" ne zaman gösterime girecek?
- Tam emin değilim ama kasım ayı gibi gösterimde olacak sanırım.
n Peki canlandırdığınız Mahmut nasıl bir karakter? Bazıları onun "Mutluluk"taki Cemal karakterine benzediğini düşünüyor da...
- Mahmut da bir Anadolu insanı, ama Cemal’den farklı. Mahmut, kendi yapabileceklerini hayallerinden daha üstün görüyor. Tuğla fabrikasında çalışmayı kendine yakıştıramıyor, orada harcandığını düşünüyor. Hayalinde çok büyük bir güç sahibi olmak var. Böyle bir şeyin hemen olamayacağını da biliyor ve oraya ulaşmak için yanlış yollar seçiyor.
n Nasıl oluyor da iki kadın arasında kalıyor?
- Songül ve Aydanur çocukluk arkadaşları. Aydanur (Nurgül Yeşilçay), Mahmut gibi başka hayatın insanı olmaya özenen, asi bir kadın... Songül ise daha geleneklere bağlı ve ataerkil bir toplumdan geldiği için Mahmut’un eş olarak seçtiği biri. Buna rağmen Mahtum’un aklı her zaman Aydanur’da. Çelişkisi de şu: Songül gibi güvenli olmayacak. Mantığıyla istedikleri arasında çelişki var yani...
n "Vicdan"ın çekimleri bitince bir süreliğine Amerika’ya gittiniz. Sizin bir ayağınız hep orada olacak anlaşılan...
- Evet, buradaki işlerim ve çekimlerim bitince orada olmak istiyorum. "Vicdan"ın çekimleri bittikten iki gün sonra da Amerika’ya uçtum bu yüzden... Bir buçuk ay orada kaldım.
n Orada kurulu bir düzeniniz olduğundan bahsediyordunuz. Biraz anlatabilir misiniz?
- Dokuz yıla yakın orada yaşadığım için bütün çevrem duruyor. Uzak kalırsan zaman içinde o çevre eriyip gider ama şimdilik o çevreyi korumayı başardım. İş bağlantılarım da var.
n Türkiye’de rol aldığınız "Mutluluk" ve "Vicdan"ı bir kenara koyarsak... Siz Amerika’da da iki filmde rol aldınız, ama bunlar Türkiye’de hiç konuşulmadı. Neden sizce?
- Konuşulmadı, çünkü onlar büyük Hollywood prodüksiyonu filmler değildi. Hatta biri bağımsızdı... O yüzden "Amerika’da film yaptım" diyen, bununla övünen ya da basına haber veren biri olmadım. Ama internet siteme girdiğiniz zaman isimleri çıkıyor bu filmlerin... Ayrıca beş ayrı tiyatro oyununda yer aldım. Geleceğe yönelik çok güzel ve büyük projeler de var, ama onlardan şimdilik bahsedemiyorum.
n Türkiye’den yeni film teklifi gelmiyor mu bu arad?
- Çok senaryo geliyor ama dizi ile film arasında kendimi bölmek istemiyorum. Film çekilecekse, iki ay kendimi kapatıp sadece ona odaklanmak isterim. "Vazgeç Gönlüm"de Salih’i oynarken, set aralarında başka bir karaktere hazırlanmak bana çok sağlıklı gelmiyor.
n Altın Portakal ödüllü, halen sevilen bir dizide rol alan bir oyuncu olarak, sizce varlık göstermeniz gereken yer Amerika mı yoksa Türkiye mi?
- Hangisi daha önemli diye bakmıyorum ben... Nerede rahat ve mutluyum, asıl onu düşünüyorum. Mesleğimi çok seviyorum ama hayatımla özdeşleştirmek istemiyorum. Bir kere hayata geliyoruz ve hayatı algılamak üzerine uğraşıyorum. Dönem dönem orada, dönem dönem burada mutlu oluyorum. Tabii ki başarılı olup, başarımı ülkeme mal etmek isterim, ama kendimi sırf Türkiye ile de sınırlamak niyetinde değilim. Çünkü orada dokuz yılda kurduğum bir sistem var. Amerika’yı tamamen bırakmam. Yani her ikisi de önemli benim için.
n Bir sabah Tuba Ünsal’la bir ilişkiye başladığınızı duyduk, ama çok kısa sürede bitti. Kırılma noktanız neydi?
- İnsanların birbirlerini tanımak için süreye ihtiyaçları var ve bunu da görüşmeden yapamazlar. Bizim de arkadaşlığımızın sevgili olayına dönüşüp dönüşmeyeceğini görmek için yemeğe çıkmamız, bir yerlere gitmemiz gerekiyordu. Yemek yerken bir gazeteci arkadaşımız gelip çekti, "yakalandılar" diye yazdı. Ben de o zaman "kaçmıyoruz" dedim. Ben her bayan arkadaşımla yemek yediğimde böyle lanse edilirsem olmaz. Gördükten, baktıktan sonra konuştuğum kişi ile kafamda yarattığım kişi bir olmayınca vazgeçiyorum. İki ay geçiyor, bu insanla aramda bir ilişki olamaz diyorsun.
n "Mutluluk" filminden sonra hayran kitleniz hızla büyüdü. Yok mu onların içinden sizin dikkatinizi çekmeye çalışan?
- Bana ulaşabilen yok... Siteme bir şeyler yazıyorlar, iki-üç ayda bir ben da onlara bir şeyler yazıyorum, hepsi bu...
n Yeni aşkınız hayran grubundan çıkabilir mi?
- Ben de insanım... Kız arkadaşım illa oyuncu ya da model olacak diye bir kaide yok. Herhangi bir meslek grubundan olabilir. Hayranımdır, bir yerde tanışırız, etkilenirim. Ben de ona hayran olurum falan ve iki hayrandan bir ilişki doğar.
Türk kızlarına karşı hiçbir önyargım yok
n Amerika’da 1,5 yıl süren bir evlilik geçmiş başınızdan. Öğrencilik döneminde mi yapmıştınız o evliliği?
- Evet. İnsan, hayatında bazı kararlar alır ve o kararların onu başka yerlere götürdüğünü görünce yol yakınken döner bazen... Bir evlilik yaptım ama hayattan beklentilerimiz o kadar farklı bir yöne ilerliyordu ki, hayatım çıkmaza girdi. Eski eşimle üç yıl beraberlik yaşadıktan sonra evlenmiştim, ama beraber yaşamaya başlayıncaya kadar bir yerde tıkanacağınızı göremiyorsunuz. Yaş da o zaman küçüktü. Demek yaşanması gereken bir deneyimmiş. Sonuçta evlilik ikimizi de mutlu etmediği için ayrıldık.
n Eşiniz yabancı mıydı?
- Evet.
n Özellikle mi yabancı bir kızla olmak istemiştiniz?
- Öyle bir şey yok. Türkiye’de yaşamıyordum ki Türk kız arkadaşım olsun...
n Bilkent’te okurken de İngiliz bir kız arkadaşınız varmış. O yüzden sordum...
- Tesadüftü.
"Vazgeç Gönlüm" başka bir diziye dönüştü
n Bu arada "Vazgeç Gönlüm" üçüncü sezonuna başlıyor ve yeni sezonda ciddi değişiklikler varmış duyduğuma göre...
- Evet, konsept çok değişti. Resmen yeni bir iş çekiyor gibiyiz. Çekimlere Mardin’de devam ediyoruz ama artık töre üzerine kurulmuş bir senaryomuz olmayacak. Zaten önümüzdeki günlerde de set İstanbul’a taşınacak. Farklı bir yapılaşmaya girdiğimizi söyleyebilirim. Her şey farklı, bambaşka bir dizi oldu.
Hürriyet