NTV'NİN PATRONU ŞAHENK : DOĞRUSUNU SÖYLEYEYİM BEN BİRAZ SOSYAL DEMOKRATIM
Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, "Doğru söylemek gerekirse biz de (Nasılsa borçlanabiliriz daha
fazla) deyip her şeye yatırım yaptık. Aslında Türkiye’deki büyük şirketlerle Türk devletinin bilançosu birbirine çok benzer" dedi.
Sabancı Üniversitesi MBA Kulübü ve Bilkent Üniversitesi MBA Kulübü tarafından Antalya Beldibi’nde düzenlenen "MBA Forum 2008" başladı. 200 MBA öğrencisinin katıldığı forumun ilk gününde, Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen ve Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, bilgi ve deneyimlerini yarının yöneticileriyle paylaştılar.
Garanti Bankası Genel Müdürü Ergün Özen’in "İşverenler olarak MBA’ya değer vermiyoruz gibi geliyor bana" sözleri üzerine Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, MBA’sı olmayan öğrencilerin daha iyi performans gösterdiklerini vurguladı. Akın, "MBA öğrencilerinin iyi yetiştirilmediğini düşünüyoruz. MBA almayan öğrenciler daha çok konsantre oluyorlar belki de MBA alanların kendilerinden farklı olduklarını hissettikleri için" dedi.
KRİZLER FIRSAT YARATIYOR
Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, forumda yaptığı konuşmada, babası Ayhan Şahenk’in 2000 yılında hayatını kaybetmesiyle 35 yaşında büyük sorumluluk aldığını söyledi. Babasının vefatıyla sarsıldığını vurgulayan Şahenk, "Aynı anda derin bir kriz vardı Türkiye’de. 35 yaşında içiniz baba acısıyla kan ağlarken ve diğer taraftan ülkedeki ekonomik kriz içinde üzerinize böyle bir sorumluluğu almak kolay değildir" diye konuştu.
Bu dönemde en önemli şansının ailesinin kendisine verdiği yetki olduğunu dile getiren Şahenk, aile şirketlerinde ahengin büyük önem taşıdığını kaydetti. Krizleri aslında büyük fırsatlar yarattığını dile getiren Şahenk, "Türkiye için ekonomik gelişim 2000’den sonra bu krizle başladı. Bu kriz Türkiye’ye (sosyal, ekonomik, politik olarak yeniden yapılan) dedi" diye konuştu. Kriz ortamlarında gerçekçi olmak gerektiğini vurgulayan Şahenk, bu dönem 3 bankayı ve 7-8 otomotiv şirketinin ofislerini birleştirdiklerini, gıda sektöründen çıktıklarını anlattı.
Grubun 2-2.5 milyar dolar operasyonel giderlerini 1.4 milyar dolara düşürdüklerini belirten Şahenk, "Anlamadığımız, bilmediğimiz, değer katamadığımız her işten çıktık. Bu nedenle (Ayhan Bey’in oğlu her şeyi satıyor, zaten ABD’de de bir hanımı
var, ABD’ye gidecek) dediler" dedi. Ünlü makarna markası "Filiz"in adını kız kardeşinden aldığını ifade eden Şahenk’in, "Türkiye’de kız kardeşinize ismini vermiş bir şirketi satmak" sözleri üzerine Hamdi Akın, "Filiz’i satmakla eşdeğerdir" diye araya girdi. Şahenk, Filiz Makarna’yı sattıklarını ve bu markanın artık yoluna Barilla ile devam ederek Türkiye’den ihracat yaptığını kaydetti. Şahenk, bankacı olmaya karar verdiklerini ve bunun için Garanti Bankası’yla aynı vizyonda koşabilecekleri bir ortakla işe devam ettiklerini dile getirdi.
"SOSYAL DEMOKRAT TARAFIMIZ VARDIR"
İnsanların mutlu olmalarını istediğini belirten Şahenk, "İnsanların refah seviyelerinin artmasını istiyorum. İşte biraz kapitalist olmamıza rağmen böyle bir sosyal demokrat tarafımız vardır" dedi. Türkiye’nin seneler boyunca yüksek enflasyonla çarpıştığını belirten Şahenk, kendisini idare edecek vizyonu bir türlü oturtamadığını kaydetti. Şahenk, "Bizim şirketimizde her 2 senede bir yönetim değişseydi bu kadar rahat karar alamazdık. Türkiye aslında ekonomik, sosyal, siyasi anlamda halkının katılımcı vatandaşlığını daha fazla hissetmesiyle ilgili ilk defa orta vadeli projeksiyonlar yapabiliyor" diye konuştu.
Türkiye’nin yabancı sermayenin yatırımına ihtiyaç duyduğunu savunan Şahenk, şunları söyledi: "Doğru söylemek gerekirse biz de (Nasılsa borçlanabiliriz daha fazla) deyip her şeye yatırım yaptık. Aslında Türkiye’deki büyük şirketlerle Türkiye devletinin bilançosu birbirine çok benzer. Düşünce yapısı çok
önemli. Türkiye’nin öz kaynağı petrol ve gaz değil. Türkiye’nin nüfus büyümesine, patlamasına enerji veremeyiz. Bu enerji kaynağının yurt dışından gelmesine mecburuz. Bu olursa Türkiye’de sosyal refaha ulaşılır. (İçimize kapanalım küreselleşmenin dışında kalalım...) Böyle bir şey yok. Keşke olabilseydi ama yok."
DUBAİ ÖRNEĞİ
Küreselleşmenin karşı konulmaz bir gerçek olduğunu dile getiren Şahenk, şöyle konuştu: "ABD’den 7-8 aydır dünyaya yayılan bir finans sıkıntısı bütün dünyaya virüs yaymaya başladı. Küreselleşmeye istesek de karşı koyamıyoruz. Bu durumda küreselleşmenin yarattığı sorunları yönetecek insan kaynağı çok önemli. Yapabiliyorsanız atlayın uçağa Dubai’ye gidin. Helal olsun. Dünyanın sermayesini buraya çekmişler. 5.5 milyar dolar maliyeti olan bir projeyi gezdim. Toplantıya girdim biri Oxford, diğeri Harvard mezunu. Biz hala Araplarla ilgili konuşuyoruz. Helal olsun. Biz hala bazı şeyler içine sıkışıp kalmışız." Türkiye’nin artık dönülemeyecek bir yolda ilerlediğini ve müthiş bir potansiyele sahip olduğunu belirten Şahenk, bu potansiyelin başında gençlerin geldiğini vurgulayarak, onlardan gereksiz beklentiler içine girmemelerini ve sosyal hayatta nasılsalar iş hayatında da öyle davranmalarını istedi.
Gençlerin "Türkiye’de bu iş yapılmaz" gibi önyargılardan uzak kalmaları gerektiğini belirten Şahenk, "Böyle gelmiş böyle gider diye maça çıkarsak sonuç son GS-FB maçına benzer" dedi. Gençlerden Türkiye’ye olan inançlarını kaybetmemelerini de isteyen Şahenk, "Memleketimize inancımızı kaybedersek, game over (oyun bitti).
Kendinize inanın, yolunuz açık olsun" dedi.
Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 09:09