ÖĞRETMENEVİNDEKİ 'GÖBEK KRİZİNİN' KAHRAMANI: BENİ MALZEME OLARAK KULLANDILAR
Gaziantep gezisinden sonra Artvin'in Borçka İlçesi'ndeki evine gelen ve günlerini ailesiyle birlikte geçiren Hülya Keskin (33), yaptığı açıklamada, ''Hem ben hem de ailem yıprandık. Ben genç olarak bunu kaldırabilirim, ama annem, babam yaşlı insanlar. Benim ve ailemin psikolojisi bozuldu. Bu olaylar artık kapanmalı. Beni malzeme olarak kullandıklarını hissettim. Ben araç değilim. Kimsenin özel yaşantısına girmeye kimsenin hakkı yok'' dedi.
Öğretmenevi giriş kartının sahte olduğu iddialarını da cevaplayan Hülya Keskin, evrakların usulüne göre düzenlenip kartın verildiğini belirterek, ''Ben, öğretmen çocuğu olmam sebebiyle verilen hakkımı kullandım'' dedi. Daha önce öğretmenevinden uyarı aldığını, ancak uyarıyı dikkate almadığını ifade eden Hülya Keskin, kendisi hakkında yazılan iddialar nedeniyle hukuki yollara başvurduğunu kaydetti. Hülya Keskin, ''Beni karalamaya çalışanlarla hukuksal yollarla mücadele edeceğim. Benim ve ailemin özeline inen birtakım yazılar yazdılar. İşi ahlaki boyuta taşıyanlar oldu. Benim borcum bile Türkiye gündemine getirildi. Benim 20 milyon lira borcum olduğunu yazdılar'' diye konuştu.
Hülya Keskin, Gaziantep Öğretmenevi'nden çıkarken ardından çarşaflı bir bayanın çıktığını görmediğini ve kendisinin bunlarla ilgisi olmadığını söyledi. Bekar olduğunu ve ailesiyle bir sorunu olmadığını ifade eden Keskin, ''Babam kalp hastasıdır, onu üzmeye kimsenin hakkı yok. Boş zamanlarımı resim yaparak, kitap okuyarak ve bilgisayar kursuna giderek değerlendiriyorum. Beni, ailemin reddettiği yolunda haberler çıktı. Ailemle hiçbir sorunum yok. Ailemle iç içeyiz. Ben özgür yetiştim. İstediğim yere gider, gezer ve gelirim. İnsanların kılık kıyafetleriyle değerlendirilmesine karşıyım. Bu doğru bir davranış değil'' şeklinde konuştu.
Öte yandan emekli öğretmen baba Dursun Keskin (70) ise, ''Ben, bugüne kadar böyle bir olaya şahit olmadım. Bir öğretmen kızı, öğretmenevine çeşitli bahanelerle alınmıyor. Bu olay kasıtlı olarak yapılıyor. Bu olaylar bizi çok üzdü ve nefretle kınıyorum. Yanlış yayın yapan iki gazeteyi de dava edeceğim'' açıklamasında bulundu. Baba Keskin, Hülya'nın sürekli aile fertlerini ve akrabalarını gezdiğini belirterek, ''Biz ona turist kız diyoruz'' dedi. Anne Fatma Keskin ise, olayın artık kapanması gerektiğini söyledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 22:23