Sağlık
  • 31.5.2009 04:05

ÖKSÜRÜK HASTALIĞIN HABERCİSİ...

Günümüzde sıklıkla rastlanan akciğer kanserinin en önemli belirtisi öksürük ve balgamdaki kan. Prof. Dr. Çiğdem Papila, hastalığın oluşumu ve ortaya çıkışındaki önemli noktaları anlattı: "Akciğer tümörleri bronş içi lezyonlar uzun süre saklı kalabiliyor. Uzun süre sigara içenlerde inatçı öksürükler, tek taraflı yan ağrısı görülüyor. Kol ağrısı ile gelen vakalar var. Ancak bunlar genelde atlanıyor. Hastalar kendine yakıştıramıyor hastalığı. 'Ben sigara içiyorum, kronik bronşit öksürüğüdür bu' diyor. Hastalık bu zeminler üzerine oturuyor. Bazal membran zarı aşıp daha vahim bir tümör olarak karşımıza geliyor. Bunun dışında zamanında geçirilen enfeksiyonlar çok önemli. Tüberküloz (verem) gibi hastalıkların akciğerlerde yaratmış olduğu sekeller (herhangi bir hastalık sonrası oluşan doku bozukluğu) var. Bu sekeller akciğeri dama tahtası gibi yapıyor. Eldeki nasırlar gibi akciğer üzerinde fibröz bantlar oluşuyor. Sigara içmeye devam edildiği surette bu fibröz bantlar üzerinde kanser gelişiyor. Hasta uzun süre öksürüyor, sonunda bu öksürükten rahatsız oluyor. Balgamında bir kanama görürse durumun ciddiyetini anlayabiliyor hasta. Yani kanama Türk insanını erken doktora koşturan sebeplerin başında geliyor. Bunun dışında tümörün oluştuğu yerde dayanılmaz ağrılar meydana geliyor. Eğer tümör ana bronşa yakınsa ani tıkanma ve nefes darlığı yaşanıyor. Bu durumda hasta grip olduğunu düşünerek doktora başvuruyor. Ancak yapılan tetkiklerde büyümüş olan kitle net bir biçimde görülüyor. Bundan sonra bilgisayarlı tomografi ve bronkoskopi yapılıyor, ardından tanı koyuluyor.

TEDAVİ SÜRECİNE NASIL KARAR VERİLİYOR?


Hasta bu süreçten sonra bize geldiğinde operasyon safhasını geçirmiş oluyor. Uzak organlara metastaz atmış olabiliyor. Akciğer tümörü sıklıkla beyin ve karaciğer metastazı yapıyor. Bu metastazları genelde küçük hücreli tümör türü atıyor. Küçük hücre dışı tümörler ise kemik metastazı ve lenf metastazı yapmayı seviyor. Hastanın ameliyat edilemeyeceğine karar verilmişse eğer biz kanserin tipine bakıyoruz ve tedavi programını hazırlıyoruz. Küçük hücreli türleri kemoterapiye duyarlı olduğu için direkt olarak kemoterapiye başlıyoruz. Küçük hücre dışındaki tümörler ise hem kemoterapiye hem de radyoterapiye duyarlı oluyor. Kitle çok büyük ise küçük hücre dışı tümör bile olsa yine de kemoterapiyle başlıyoruz. Uzak metastazı yoksa radyoterapi uyguluyoruz. Bunun dışında kemik ve beyin metastazı ile direkt gelen vakalar var. beyin metastazlarında ışınla tedavi edip sonra akciğere kemoterapi başlatıyoruz. Kemik metastazlarında da bel, bacak ve boyunda şiddetli ağrılar oluyor. Önce oraya kemiği sağlamlaştırma radyoterapisi yapıyoruz. Ondan sonra da kemoterapi yapıyoruz."

Güncellenme Tarihi : 14.5.2016 21:21

İLGİLİ HABERLER