Gündem
  • 19.9.2008 14:13

ORHAN PAMUK HAKKINDA AÇILAN TAZMİNAT DAVASI REDDEDİLDİ

Şişli 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen duruşmaya avukat Kemal Kerinçsiz'in de aralarında bulunduğu 6 davacı ile davalı Orhan Pamuk katılmadı. Hakim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma ilamını okudu. Davacıların avukatı Necip Yenişan bozma ilamına uyulmasını isterken, davacı Orhan Pamuk'un avukatı Fikret İlkiz, mahkemenin eski kararında direnmesini talep etti. Dosyanın incelendiğini ve araştırılacak husus kalmadığını belirten mahkeme, eski kararında direnmek süretiyle davayı reddetti.
Davanın geçmişi;
Ergenekon davası kapsamında tutuklu olan avukat Kemal Kernçsiz'in de aralarında olduğu 6 kişi, yazar Orhan pamuk'un İsviçre'de yayınlanan bir dergiye verdiği röportajda, "30 bin Kürt'ü ve bir milyon Ermeni'yi öldürdük. Türkiye'de hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. Ben ediyorum" dediği gerekçesiyle 36 bin YTL'lik tazminat davası açmıştı. Pamuk'un beyanlarıyla "Türk milletini topyekün itham altına soktuğu" belirtilen dilekçede, davacılardan Turgut Kobaza'nın, 1915 yılında Ermeniler tarafından yapılan katliamlarda yakınlarının büyük kısmını kaybettiği, Emine Ermiş, Nuray Yaylan, Pakize Alp Akbaba ve Fatma Terzi'nin de Güneydoğu bölgesinde meydana gelen terör olayları nedeniyle oğullarını şehit verdikleri dile getirilmişti.
Dilekçede, Avukat Kemal Kerinçsiz'in de daha önce Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinde Pamuk hakkında açılan davada müşteki sıfatı bulunduğu ifade edilerek, 6 davacı için toplam 36 bin YTL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilmesi istenmişti.
Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 28 Temmuz 2006 tarihinde verdiği kararla "davacıların salt Türk milletinin bir ferdi olmaları nedeniyle yansıma yoluyla kişilik haklarına saldırı olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı" ve "davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı" gerekçesiyle davayı reddetmişti. İtiraz üzerine dosyayı inceleyen . Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, "Kişiler onur ve şerefleri gibi mensubu bulundukları ve Anayasa ile çerçevesi belirlenmiş bir millete aidiyet duygularında yukarıdaki açıklamalar nazara alındığında; kişilik değerleri kapsamında ve hukuki koruma altındadır" diyerek, yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Kararda, davacıların, aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulünün, davanın esastan incelenerek, karara bağlanması gerektiği vurgulanmıştı.

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 06:07

İLGİLİ HABERLER