Özgecan'ın katilinden kan donduran ifade
Mersin’in Tarsus ilçesinde geçtiğimiz Şubat ayında hunharca katledilen üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan cinayetinin ilk duruşması bugün Tarsus Adliyesi’nde başladı.
Mersin'in Tarsus ilçesinde geçen şubat ayında hunharca öldürülen 20 yaşındaki Özgecan Aslan cinayeti ile ilgili 3 sanık hakkında açılan davada hakim karşısına çıkan katil zanlıları Suphi Altındöken ile Fatih Gökçe birbirlerini suçladı.
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde öğleden önce Suphi Altındöken'in ifadesi alındıktan sonra mahkeme heyeti ara verdi. Aranın ardından devam edilen duruşmada, Fatih Gökçe ve baba Necmettin Altındöken'in ifadesinin alınmasına başlandı.
Necmettin Altındöken savunmasına ağlayarak başladı. Cinayetin işlendiği gün otobüse bindiğini doğrulayan baba Altındöken'e mahkeme başkanı, "Araca bindiğinde araç kan gölüymüş kanı görmedin mi? Arkana hiç bakmadın mı kokuyu da mı hissetmedin?" diye sordu. Altındöken ise görmediğini hissetmediğini söyledi.
Duruşmada ifade veren tutuklu sanık Suphi Altındöken sık sık ağlarken, Mahkeme Başkanı Kumhak, ‘Biz ağlamaları geçelim’ diyerek azarladı. İfadesindeki rahat tavırları da dikkat çeken Suphi’yi bir kez daha azarlayan Kumhak, “Bu ne rahatlık” diye kızdı. İddianamede, Özgecan’ın vücudundaki 11 yaradan 8’inin her birinin ayrı ayrı öldürücü nitelikte olduğu da belirtildi.
Özgecan Aslan davasının ilk duruşması Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Mahkeme başkanlığını Hakim Ercan Kulhak yapıyor, Mahkemede ayrıca iki üye Hakim olarak Fatma Serpil Aydınç ile Nesime Çınar yer alıyor. Davayı yürüten Savcı ise Erol Kaplan. Duruşmaya öğle arası verilirken, ilk bölümde tutuklu sanık minibüs şoförü Suphi Altındöken’in ifadesi alındı. Salona 9,18’te ilk olarak Suphi Altındöken getirilirken, 2 dakika sonra da diğer sanıklar Suphi Altındöken’in babası Necmittin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe getirildi. 100’ün üzerinde avukatın yer aldığı duruşmaya müşteki olarak Özgecan’ın amcası Yaşasın Aslan katıldı. Sanıkların kimlik tespitinin ardından, Savcılık iddianamesi kayıttan okundu.
Her 3 sanığın da ‘canavarca hisle ve eziyet çektirerek’ Özgecan’ı öldürdükleri gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmalarının istendiği iddianamenin ardından ilk ifadeyi Suphi Altındöken verdi.
Suphi Altındöken’in ilk cümleleri ‘Telefon ya da fotoğraf yasak mı? Sadece öğrenmek istiyorum’ diye sormak oldu. Mahkeme Başkanının ‘bunun yargılanmanla ilgisi yok. Daha sonra avukatından öğrenirsin’ demesi üzerine olayı anlatmaya başlayan katil zanlısının soğukkanlı ve sakin tavırları dikkat çekti. Özgecan’ın minibüse binme anından Çamalan mevkiinde cesedini yaktıkları ana kadar geçen sürede yaşananları tüm ayrıntılarıyla anlatan Suphi Altındöken, “Bayan ile 100 TL karşılığında götürmem üzerine anlaştık. O saatte yolcu almam yasak olduğu için E 5’e çıktım. Kimse görmesin diye de otobana girdim.Ancak bayan ‘niye yolunu değiştirdin’ diye kızdı. Aynadan baktığımda çantasından bir şey çıkarttığını gördüm. Arkama geldi, yüzüme sıkmadı. Yüzüme sıkılsa o şekilde arabayı kimse kullanamaz” dedi.
Özgecan’ın araçtan inmesi için arka kapıyı açtığını ancak inmediğini öne süren katil zanlısı, indirmek için arkaya gittiğini, o sırada Özgecan’ın yüzünü tırmaladığını, sinirlenerek Özgecan’a yumruk attığını anlattı. “Zaten işimden dolayı sinirli bir adamım diyen Suphi Altındöken, “Sinirlendim, yumruk attım, tekmeledim. Düşerken başını çarptı. Bilerek yapmadım. Kalkmayınca panikledim” diye konuştu.
Özgecan’ı hastaneye götürmek için arkadaşı Fatih Gökçe’yi aradığını aktaran katil zanlısı, Fatih ile buluştuktan sonra benzinliğe uğradıklarını, daha sonra da evine giderek babası Necmittin Altındöken’i arayıp yardım istediğini kaydetti. Katil zanlısı, eşinin yüzünü görünce sorması üzerine kavga ettiğini söylediğini dile getirdi. Daha sonra evde ‘bacanak’ diye hitap ettiği Fatih Gökçe’nin de eve geldiğini ifade eden Suphi Altındöken, “Bacanak, başlıkları toplayalım arabadan dedi. Kan bulaştığı için. Ben de bütün başlıkları topladım ve babama verdim. Arabaya döndüğümde Fatih kemerini düzelterek arabadan indiğini gördüm, aşağıya inerken fermuarını kapatıyordu” diyerek, mahkeme başkanına ‘anladım değil mi?’ diye sordu.
Avukatın "Sence Suphi, Özgecan'a tecavüz etti mi?" diye sorması üzerine Fatih Gökçe, "Elbette, başka ne olabilir ki?"
Özgecan Aslan'ın avukatı, "Neden maktulü yüzünden başlayarak yakmadınız da genital bölgesinden başlayarak yaktınız?" diye sorunca Gökçe, "Ben yakmadım, yakma olayıyla ilgim yok" diye cevap verdi.
Zanlılardan Suphi Altındöken ve babası yakma olayını Fatih Gökçe'nin gerçekleştirdiğini söyledi.
Savcı Özgecan'ın ellerini kestiğini söyleyen Suphi Altındöken'e "Neden ellerini kestin, madem yakacaktınız?" diye sordu, Altındöken ise yakma planları olmadığını söyledi.
Özgecan’ı öldürmek istemediğini, hastaneye götürmek istediğini iddia eden sanık, ağlayarak, “Ama Fatih, ‘Lan oğlum manyak mısın sen? 5-6 sene hapis yatarsın. Öldürmemiz lazım’ dedi” diyerek, bunun üzerine bıçakla Özgecan’ın boğazına birkaç kez bıçak batırdığını söyledi. Fatih Gökçe’nin, ‘sen şimdi bütün kimliğini bıraktın, ellerini keselim’ dediğini de iddia eden Suphi Altındöken, daha sonra babasını da alarak arabayla yola çıktıklarını kaydetti.
Çamalan mevkiinde Özgecan’ı araçtan indirerek 10-15 metre ormanlık alan içerisine taşıdığını anlatan katil zanlısı, yakılmasını da kendisinin istemediğini söyleyerek arkadaşı Fatih’i suçladı. Özgecan’ın eşyalarının ve diğer delillerin evde yakılmasına ilişkin de katil zanlısı, evde mangal dumanı gördüğünü ancak ne yakıldığını bilmediğini söyledi.
Fatih Gökçe’nin kendisini çocuklarıyla tehdit ettiğini de öne süren Suphi Altındöken’in konuşması sırasında sık sık ağlaması ve duraklamasına kızan Mahkeme Başkanı Kumhak, “Biz ağlamaları geçelim ya, devam edelim” diyerek sanığı azarladı.
Daha sonra Suphi Altındöken’in jandarmada verdiği ilk ifade okundu. Duruşma sırasında bir ara bilgisayar sisteminde yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya 10 dakika ara verildi. Sistemin düzenlenmesinin ardından devam eden duruşmada, mahkeme başkanı sanığa önceki beyanlarıyla ilgili söyleyeceği bir şey olup olmadığını sordu. Bazı ayrıntıları tekrarlayan katil zanlısı, üye hakimler, savcı ve müdahil avukatların sorularını da yanıtladı. Suphi Altındöken’in rahat tavırlarına sinirlenen mahkeme başkanı ‘bu ne rahatlık ya’ diyerek bir kez daha sanığa kızdı. Bir avukatın sorusu üzerine “Allah kimseye vermesin o pozisyonu. Böyle olmasını ben de istemezdim” dedi.
SANIKLAR BİRBİRLERİNİ SUÇLADI
Mersin’in Tarsus ilçesinde vahşice öldürülen Özgecan Aslan davasında ilk duruşmada 3 sanığın da tutukluluk hallerinin devamına karar verilerek, dava 9 Eylül tarihine ertelendi. Duruşmada sanıklar Suphi Altındöken ve Fatih Gökçe birbirlerini suçlarken, baba Necmettin Altındöken için avukatı tahliye istedi.
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün ilk duruşması yapılan Özgecan Aslan davasında, öğle arasının ardından ilk olarak baba Necmettin Altındöken’in ifadesi alındı. İfadesi sırasında sık sık ağlayan ve asgari ücretle çalıştığını söyleyen Altındöken’e kızan mahkeme başkanı, anlattıklarının olayla ilgisi olmadığını söyledi. Olaydan hiç haberi olmadığını ve Özgecan’ın cesedini olay anında hiç görmediğini söyleyen baba, jandarmadaki ifadesini de kabul etmediğini belirtti.
Sanık Fatih Gökçe de Suphi Altındöken’in duruşmadaki ifadesini kabul etmeyerek, Özgecan’ı olay anında araç içinde de görmediğini ifade ederek, Suphi’yi suçladı. O akşam yaşananları soğukkanlı bir şekilde tüm ayrıntılarıyla anlatan Gökçe, hem Suphi’yi hem babasını polise gitmeleri yönünde sürekli uyardığını iddia etti. Özgecan’ın cesedini yakmadığını, yakılma anını da görmediğini söyleyen sanık Gökçe’nin ifadesi sırasında sanık Suphi Altındöken’in gülümsemesi üzerine mahkeme başkanı, “Bir sıkıntın mı var? Rahatsızlığın mı var?” diye sordu. Suphi’nin hayır demesi üzerine “O zaman neden gülüyorsun” diyerek tepki gösterdi.
Duruşmada her üç sanık da müşteki avukatları tarafından çapraz sorguya alındı. Çapraz sorgu sırasında hem Suphi Altındöken hem de Fatih Gökçe cesedi kendilerinin yakmadığını söylediler. Suphi Altındöken, “Benim hiçbir kötü niyetim yoktur. Hastaneye götürmemize Fatih engel oldu” dedi.
Müşteki avukatları, her üç sanığa da Özgecan’ın yanmış cesedini göstererek, üçünün de fotoğrafa bakmasını istediler. Avukatların cinsel saldırıya yönelik sorularına ise Suphi Altındöken, “Ben yapmadım. Her şeyin, çocuğumun üstüne yemin ederim. Eğer o maksatla dokunduysam Allah çocuğumu bana bağışlamasın” dedi.
Öte yandan, duruşmada SAGBİS (Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi) aracılığıyla Adana Adliyesi’nde dinlenen Suphi Altındöken’in eşi Neslihan Altındöken de ifadesinde olayla ilgili hiçbir bilgisi olmadığını, sadece kavga olarak bildiğini söyledi. Gerçeği jandarmada ifadesini verdikten sonra öğrendiğini belirten Neslihan Altındöken, “Çok üzgünüm. Evliliğimizde son 6 yıl boyunca sürekli şiddete uğradım. Sürekli darp gördüm. Ben de mağdurum. Sürekli sorunlu bir evliliğimiz vardı. Ama bir çocuğumuz olduğu için sürekli sustum. 6 yıl çok çektim. 6 yıl içerisinde başka kadınlarla ilişkisi oldu. Mesajlarından ve sosyal medyadan gördüm” diye konuştu.
Tanık Osman Taş ise Fatih Gökçe ile iyi arkadaş olduklarını, Suphi Altındöken’i hiç tanımadığını, olay akşamı da görmediğini, sadece kendisinden istenen 5 TL’lik benzini götürüp Fatih’e verdiğini anlattı.
Duruşmada, müşteki avukatları okunan belgelere ve beyanlara karşı süre talebinde bulunarak, tutukluluğun devamını istediler. Savcı ise baroların ve kadın derneklerinin suçtan doğrudan zarar görmedikleri için davaya katılma taleplerinin reddine karar verilmesini istedi. Necmettin Altındöken’in avukatı, müvekkilinin sadece babalık görevini yaptığını belirterek tahliyesini talep ederken, diğer sanık avukatları da süre talebinde bulundular.
Duruşmada müşteki avukatları, sanık Suphi Altındöken’in duruşmadaki ifadesinde Fatih Gökçe’nin de Özgecan’a cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiğini hatırlatarak, kovuşturmanın bu yönde devam etmesi için ek iddianame istediler. Savcı, bu talep üzerine cinsel saldırı suçu açısından Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi.
Mahkeme heyeti de Fatih Gökçe ile ilgili talebi kabul ederek, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı 9 Eylül 2015 tarihine erteledi. Mahkeme başkanı ayrıca her 3 sanığın bulunduğu yerde SEGBİS aracılığıyla ifade vermelerine karar verdi. Avukatlar ise bu karara tepki gösterdi.
SANIKLARIN TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Mersin’in Tarsus ilçesinde Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesi ile ilgili dava 3 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün ilk duruşması görülen Özgecan Aslan ile ilgili dava, 9 Eylül 2015 tarihine ertelendi. Mahkeme heyeti, katil zanlıları Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe’nin tutukluluk hallerinin devam etmesine karar verdi. Ayrıca Sanık Fatih Gökçe’nin de Özgecan’a cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulması kararlaştırıldı.
BARO VE STK’LARIN MÜDAHİL TALEPLERİ REDDEDİLDİ
Özgecan Aslan cinayeti davasının gelecek duruşmalarında baro ve sivil toplum kuruluşlarının müdahil talepleri reddedildi.
Mersin’in Tarsus ilçesinde evine gitmek için bindiği minibüsün şoförü Suphi Altındöken’in tecavüz girişimine direndiği için hunharca öldürülen Özgecan Aslan’ın davası, 3 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek, 9 Eylül 2015 tarihine ertelendi. Duruşma sonrası basın açıklaması yapan Aslan ailesinin avukatı Sevim Küçük, daha önce iddianamede hakkında cinsel saldırı ile sevk maddesi bulunmayan sanık Fatih Gökçe hakkında iddianame hazırlanmasının önemli bir gelişme olduğunu kaydetti. Özgecan Aslan davasını ‘Özgecanlar davası’ olarak nitelendiren Küçük, “Bu şiddeti uygulayan erkeklerin gerçekten hak ettikleri adil ve eşit cezayla karşı karşıya kalmaları ana mücadelemiz. Özellikle bu konuda mahkemelerce verilen az cezalar veya ceza verilmemezlik ya da çok basit, hukuken kabul edilemeyecek sebeplerle indirim maddesi uygulanması tüm kamu vicdanını rahatsız etmiş, yok etmiştir” diye konuştu.
“DAVAYI CEM GARİPOĞLU DAVASIYLA KIYASLADILAR”
Henüz esasa ilişkin iddialarını ileri sürmediklerini ve 2. duruşmayı beklediklerini anlatan Avukat Küçük, “Bu davada özellikle bu konuda çok daha farklı bir karar alınmasını bekliyoruz. Buradaki tüm mücadelemiz bu ve bunun örnek bir dava olmasını istiyoruz. Savunma yapılırken davayla bir karşılaştırma yapıldı, Cem Garipoğlu ile ilgili. Garipoğlu davasında da babanın durumunu öne sürerek orada babanın serbest bırakılmış olduğunu ve davayı örnek gösterip tahliye talebinde bulundular, tabii ki reddedildi. Onu talep etmek bile abesle iştigal” ifadelerini kullandı.
“BU DAVADA TAM TERSİ BİR KARAR ÇIKMASINI BEKLİYORDUK”
Gelecek duruşmalar için barolar ve diğer sivil toplum kuruluşlarının müdahil taleplerinin suçtan doğrudan zarar görmedikleri için reddedildiğini vurgulayan Sevim Küçük, bakanlık ve ailenin avukatlarının duruşmada yetkili kılındığını sözlerine ekledi. Mahkemenin bu kararının üzüntü meydana getirdiğini dile getiren Küçük, “Özellikle bu konuda, kamuya mal olmuş bu davada tam tersi bir karar çıkmasını bekliyorduk” şeklinde konuştu.
“EK İDDİANAMENİN GÜNDEME GELMESİ DELİLLERİ GÜÇLENDİRDİ”
Özgecan Aslan’ın amcası Yaşasın Aslan ise, yargılamanın adil yapıldığını belirterek, Suphi Altındöken’in babası Necmettin Altındöken’ın avukatlar tarafından aklanmaya çalışıldığını ancak mahkemenin buna inanmayacağını umduğunu ifade etti. Davaya müdahil olan çok sayıda avukata teşekkür eden Aslan, ek iddianamenin gündeme gelmesinin delilleri daha güçlendirdiğini ve lehlerine olan bir durum olduğunu anlattı.