Gündem
  • 11.1.2010 15:25

PADİŞAH TORUNU MUSUL PETROLLERİNDEKİ HAKKINI İSTİYOR

Amerikalıların da petrolü satın almaya hazır olduğunu ifade eden Osman, bugüne kadar Abdülhamit'in adına çıktığı Musul petrollerinden neden ellerine para geçmediğini anlayamadığını söyledi.

NURHAN İÇMEZ
TOKAT

Fransa'da yaşayan ve bir süredir İstanbul'da bulunan Osmanlı Hanedanı'nın en kıdemli üyesi Beyzade Bülent Osman, işadamı Mehmet Tosun aracılığıyla Tokat Valiliği, Tokat Belediyesi ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nin organizasyonunda konferans vermek için babasının dedesi olan Gazi Osman Paşa'nın memleketi Tokat'a gelerek ata topraklarına ayak bastı. Aynı zamanda II. Abdülhamit'in de torunu olan Bülent Osman, Gazi Osman Paşa köyü ile kentte tarihi turistik mekanları gezdi.

Vali Şerif Yılmaz'ın onuruna verdiği yemekte Tokat Belediye Başkanı Adnan Çiçek, GOÜ Rektörü Prof.Dr. Zehra Seyfikli, GOÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Ali Kasap ve Yağcıoğlu sülalesinden Sebahat Yağcıoğlu ile bir araya gelen Bülent Osman, Tokat yöresine ait yemeklerden tattı. Yemek sonrasında bir açıklama yapan Bülent Osman, II. Abdülhamit ismine çıktığını ileri sürdüğü Musul petrolleri için Amerikalı avukatlarla görüşme yaptıklarını, Türkiye ile uzlaşılamazsa AİHM'e gidebilecekleri mesajını verdi. Ayrıca birçok ülkede yaşayan hanedan üyelerinin önemli bir kısmının talimatı ile dedelerinin gayrimenkullerini beş yıldır araştıran Türk avukatların ise hukuki süreci başlatması bekleniyor.

BABAM KAPI KAPI DOLAŞIP JİLET SATARDI

Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa'nın oğullarından Kemalettin Paşa'nın oğlu Cahit Osman Fransa'da sürgün hayatı yaşarken doğan Bülent Osman, babasının kapı kapı dolaşıp jilet sattığını, annesinin ise dikiş yaptığını söyledi.

Bülent Osman, şöyle konuştu: "1939'da II. Dünya Savaşı başladı. Büsbütün parasız kaldık, beş yaşlarında iken büyükannemle hepimiz büyük bir bahçede oturuyorduk. Ondan sonra para bitti. Bir apartmanda yaşıyorduk. Oturduğumuz evden bizi kira ödeyemediğimiz için dışarı atmak istediler.
Nis Belediye Başkanı, 'Bu insanlara dokunamazsınız' dedi. Parasız kaldığı zaman büyükannem elmasları satmak için giderdi. Ama fiyatı ne bilmiyorlardı, alan değerinin çok altına para veriyordu."

PARA KİME GİDİYOR?

Bülent Osman, Musul petrolünün Abdülhamit'in adına çıkarılarak satıldığını ifade ederek, Musul petrollerini Türkiye'ye satmak istediklerini söyledi.
Senelerden beri paranın neden kendilerine gelmediğini anlayamadıklarını ifade eden Osman, şunları söyledi: "Petrol çıkıyor, oradan satılıyor. Kime gidiyor bu para? Bütün kağıtlar Abdülhamit'in ismine. Bizim elimizde kağıtların kopyaları var, gerçekleri Türkiye'nin elinde. Ailemize para gelmediği için alırız bunu. Almaz iseniz davaya girmeye mecbur edeceksiniz bizi."

Petrolün Abdülhamit'in ismine çıktığını anlatan Osman, sözlerine şöyle devam etti. "O zamanlar Amerikalılara kağıtları veriyorlardı ki onlar petrol satsınlar, parayı paylaşalım diye. Amerikalılardan sonra İngiltere'den para geliyordu. Ondan sonra Amerikalılar bizim işimize bakıyordu. II. Dünya Savaşı'ndan sonra bitti, yok oldu. Abdülhamit vefat etti. İngilizlere sorduk 'petrolün parası' yok dediler. 1940 tarihinde ailemiz dava açtı, kaybettiler. Bugün Musul petrolleri çıkıyor, satılıyor. Musul petrollerinin tapularının kopyaları bizde. Ankara'da orijinalleri var. Demek ki bu para bir yerlere gidiyor. Kim alabilir bu parayı. Para bizim elimize gelmiyor ama birileri alıyor. Ben bunu aileme yardım etmek için yapıyorum. Çünkü ailemizde öyle insanlar var ki hakikaten para lazım. Öyleyse gidemez artık bu paralar. Ailemizi toplar herkese sorarım 'Kerkük-Musul petrollerini' size satarız. Yapmak istemezseniz biz mecbur kalacağız."

AMERİKALI AVUKATLAR PETROL İÇİN TÜRKİYE'YE GELDİ

Hanedan torunu Osman, Amerikalı Avukatların petrol için Türkiye'ye geldiklerini söyledi. Amerikalıların petrol denildiği zaman her şeye hazır olduğunu ileri süren Osman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Amerikalılara diyeceğim sizin avukatlarınız var. 'Türk memleketi bu parayı satıp cebine atamaz. Mecburdur bize vermeye.' O vakit sizin olsun, size satalım. Amerikalılar 'evet' dediler, memnun oldular. Bir hafta önce petrol için Amerikalı avukatlar İstanbul'a geldi. Elimizde tapuların kopyaları var. Orijinali yok. Avukatlara söylersem, mahkemeye gidersek mecburlar açmaya, göstermeye. O vakit kağıtları alıp kime istersem satabilirim. Onlar diyorlar ki satmak isterseniz almaya hazırız. Satmak istemezseniz işittik ki dava başlayacak. Herkese vekaletname yollamalarını söyledim. Çünkü bunları toplayarak bir kişi bu işlere bakacak. Cemil Arda mükemmel bir yol. 5 sene önce geldi, memleketine satmak istedi, alay ettiler onu olmadı. Amerikalılar, bizim amca Osman Ertuğrul vefat etmeden önce avukatları tanıyordu, onlarla çalışıyordu. Ailem bana sordu, 'sizle konuşalım, bu işi artık bitirelim'.

İstiyorsanız petrolü satalım size. Satmak istemezseniz bizi mecbur ediyorsunuz mahkemeye gitmeye. Amerikalı avukatlar şimdiye kadar bizle görüştü. Kağıtlar memleketin elinde, kopyalar bizim elimizde. Şimdi ben Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidersem, kopyaları verirsem dava açacaklar. Türkler mecbur olacaklar bir bir vermeye, kaçamazlar. Bu avukatlar küçük değil. New York'taki en büyük avukatlardan bir tanesi. Amerikalılar petrol dedin mi her şeye hazır. Bu davayı açarsak kazanacağız."

BAŞBAKAN ERDOĞAN'LA GÖRÜŞTÜM

Osman, davayı Lozan Antlaşması'ndaki maddeden kazanacaklarına emin olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Dünya Savaşı sonrasında Lozan'da toplantı oldu. Dediler ki, 'Türkiye kaybetti, şunu alabilirler, buna dokunamazlar'. Orada yazılı Abdülhamit'in kendi parası ile aldığı topraklar. Yalnız petroller yok öbür memlekettekilere de Türkiye ona dokunamaz. Bunlar Abdülhamit ve ailesinin. Bugüne kadar değişmedi. Ankara'da bakanlarla görüştüm. Cumhurbaşkanı ile görüştüm, iki sene önce görüşmek istedim Başbakan'a yolladı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la toplandık, konuştuk. Cumhurbaşkanı'nın tüm aile adına bir kişi ile görüşeceğini söylediler. Bugüne kadar toplanmadık."

TÜRKİYE'YE YERLEŞMEYİ DÜŞÜNMÜYOR

Türkiye'ye her yıl bir aylığına geldiğini belirten Osman, şunları söyledi: "Tokat'a gelmekten mutluyum. Yine gelmeyi isterim. Bizim ailemizi unutmamışlar. Hangi ülkeye gidersem Gazi Osman Paşa'yı herkes tanıyor. Fransız gazetesi 12 Ocak 1878 de sadece Plevne üzerine yazdı. Fransa'da doğdum, büyüdüm, madalyalarımı kazandım. Onlar için her şeyi yaptım Fransız gibi. Öbür tarafta Türkiye bana iyilik gösterdi geldim, arkadaşlarım oldu. Türkiye'yi de seviyorum."

"Türkiye'ye yerleşmeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna "düşünmediğini" ifade ederek cevap veren Osman, "Neden?" sorusuna şöyle karşılık verdi: "Oğlum, eşim, torunum Fransa'da. Neden ben buraya geleyim? Yalnız mı yaşayacağım burada? Ailem orada. Arada sırada geliyoruz Türkiye'ye. Ailemi bırakmam Türkiye için. Türkiye'ye yardım edebilirsem Türküm. Ailemin memleketi olduğu için elimden geldiği vakit yardım edebilirsem ederim."

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 11:17

İLGİLİ HABERLER