Gündem
  • 16.4.2013 14:52

Palandöken’den Kılıçdaroğlu’na ’akilli’ yanıt

ZONGULDAK -    Palandöken, Zonguldak'ta sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve kanaat önderlerinin katılımıyla yapılacak toplantıya katılmak üzere geldiği Alaplı ilçesinde, sivil toplum örgütü temsilcileri tarafından karşılandı.
      Burada konuşan Palandöken, Karadeniz Bölgesi Akil İnsanlar Heyeti'nin, Karadeniz turunun ilk gününde Bolu ve Düzce'de toplantılar yaptıklarını hatırlatarak, bugün de Zonguldak da temaslarda bulunacaklarını söyledi.
      Türkiye'nin, önemli bir sürecin başlangıcında olduğunu ifade eden Palandöken, şöyle konuştu:
      "İlk gün Düzce'de yapılan tüm toplantılarda, ortak aklın kullanılması ve terörün sonlandırılmasında herkes hemfikirdi. Bu sürecin bitirilmesi için tabi ki siyasilere önemli işler düşüyor. Keşke bu kadar can gitmeseydi. Önemli bir süreç, önemli bir görev. Gittiğimiz her noktada bir mutluluk var. En azından 80 gün oldu. Allah'a çok şükür ne şehidimiz geldi, ne şehit haberi var televizyonda. 'Televizyonları rahatlıkla açabiliyoruz' diyorlar. Siyaseten, kavgadan daha ziyade, bu meselenin çözümü için konulacak fikirlerin önemli olduğunu, tarafların çok iyi hesap etmesi lazım."
     
     -"Karadeniz bölgesinde problem olacağını düşünmüyorum"-
    
     Bu ülkenin kaybedecek zamanının olmadığına vurgu yapan Palandöken, gençlerin, eğitim ve ekonomik özgürlüklere ihtiyaçlarının olduğunu kaydetti.
      Palandöken, bu bölgelere yapılacak yatırımların çok önemli olduğunu dile getirerek, "Ülkedeki mesele Kürt sorunu değil. Terörün nerede, ne zaman, kimler tarafından yapılacağı belli değil. Dünyada da böyle" dedi.
      Türk milletinin tamamının "akil insan" olduğunu belirten Palandöken, "Bu işin kendilerinin katkısı olmadan çözülemeyeceğine inanan bir millet. Oyunu ve mantığını, nerede, ne zaman ve nasıl kullanacağını çok iyi bilir. O açıdan Karadeniz Bölgesi için 'zor' diyorlar. Karadeniz Bölgesi, suları biraz serttir ama mert insanlardır. Pire için yorgan yakar ama tek kurşunu kaldırıp boşa atmaz. Düzgün insanlardır. Bu özellikleri ile de Türkiye'nin bu bölgesinde problem olacağını düşünmüyorum" diye konuştu.
     
     -"Kimseden görev talep etmedik"-
    
     Gazetecilerin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Zonguldak'taki, "Akil Adam, aklını kiraya vermeyen adamdır" şeklindeki konuşmasının hatırlatılması üzerine Palandöken, Kılıçdaroğlu'nun değerli bir siyasetçi olduğunu belirtti.
      Kendisinin, yaklaşık 50 yıldır ticari hayat içerisinde bulunan mahalle bakkalı olduğunu anlatan Palandöken, şöyle devam etti:
      "Bu sürecin değerlendirilmesinde, kitlelerin arkasında olması lazım. Ülke nüfusunun yaklaşık 3'de 1'ini temsil eden bir kesimin başkanıyım. 3 bin 40'a yakın oda, 2 milyon 600 bine yakın işletme, dolayısıyla aileleri ve yanlarında çalıştırdıkları ile 76 milyona tabiyiz. Böyle bir davada elimizin taşın altına koyuyoruz. Aynı teklif keşke Kemal Kılıçdaroğlu'ndan, Devlet Bahçeli'den gelseydi. 'Sayın Palandöken böyle bir süreç için ne düşünüyor, esnaf ne düşünüyor' deselerdi. Camı kırılan, malı yağmalanan, canı giden, malı giden sen. Sormuyor, kim yapacak bunu-"
      Palandöken, siyaset üstü bir kurum olduklarını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
      "Siyaseten organik bir bağımız olmadığına göre, bize böyle yakıştırmalarda bulunması ayıp oluyor. Kimseden görev talep etmedik. Böyle bir sürece esnaf ve sanatkarın katkısı olur mu- diye Başbakan'ın telefonuyla sordular. 'Bu sürece katkı koymaya hazırız' dedik. Haksızlık yapılmasın."
      Gazetelerde, akil insanların 45 bin 800 lira maaş aldığı yönünde haberlerin yer aldığına dikkati çeken Palandöken, böyle bir şeyin olmadığını söyledi.
      Palandöken, "dilin kemiği olmadığı için bu tür yakıştırmaların yapıldığını" dile getirerek, "Vatandaşın aydınlanması, bilmesi lazım. Bu itibarı, bu görevi Allah herkese nasip etsin. Maddi tarafına bakmamak lazım. Böyle bir paranın olmadığını da vatandaşlarımızın bilmesi lazım. Vatandaş 'Bunlar oturduğu yerden 45 bin 800 lira alıyorsa, bunların akilliği de deliliği de batsın' der. Vicdanen rahatız, böyle bir şey yok" ifadesini kullandı. 

Biz burada hükümetin adamı değiliz

Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti Başkanı Yusuf Şevki Hakyemez, "Biz burada hükümetin adamı değiliz ve hükümet adına hareket etmiyoruz. Biz sivil kişiler olarak sürece destek veriyoruz" dedi.
      Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti, Zonguldak'ta bir otelde sivil toplum örgütleri temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
      Hakyemez, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, komisyon üyeleri olarak yaptıkları toplantının ardından 18 ilin tamamını ziyaret etmeyi düşündüklerini söyledi.
      Dün başladıkları gezilerde sürece ilişkin istişarelerde bulunduklarını ifade eden Hakyemez, şöyle konuştu:
      "Çözüm süreci olarak adlandırılan bir süreç var. Hükümetin başlattığı ve siyasi sorumluluğunu da üzerine aldığı bir süreç. Demokratik bir ülkeden bahsediyorsak bu da böyle olmalı. Bu sürece bizler de destek veriyoruz. İsim çok isabetli bir isim değil. 'Akil insanlar' olarak söylüyoruz ama biz daha çok diyalog kurma arayışı içerisindeyiz. Karadeniz Bölgesi'nin endişesini raporumuz neticesinde hükümete takdim edeceğiz. Değişik nitelemeler var. Siyasilerin yaptığı nitelemeler var. Haklı olarak aklınızda bir şeyler olabilir. Biz burada hükümetin adamı değiliz. Hükümet adına hareket etmiyoruz. Biz sivil kişiler olarak süreci desteklediğimiz için bu listenin içerinde yer aldık. Hükümetin hiçbir yönlendirmesiyle karşı karşıya değiliz."
     
     -"Çok aykırı görüşlerden rahatsız olmayız"-
    
     Çözüm süreciyle ilgili yol haritasını kendi aralarında belirlediklerine dikkati çeken Hakyemez, her bölgenin, kendisine göre bir yol haritası çıkardığını belirtti.
      Hakyemez, Karadeniz Bölgesi'ndeki yol haritasını belirlerken kendilerine göre düşüncelerinin olduğunu anlatarak, "30 yıldır devam eden bir terör var. Bu terörde verdiğimiz şehitlerimiz, ekonomik kayıplarımız ve binlerce insanın canı var. Canı yanan aileler var. Çok hassas bir durumdayız bunu da iyi biliyoruz. Bize göre tabiri caizse kabulü zor gibi şeyleri bile kabul ediyoruz. Çok aykırı görüşlerden biz rahatsız olmayız. Burada düşünemediğimiz bütün görüşleri ve tepkileri almak istiyoruz" ifadesini kullandı.
     
     -"Ne devletin ne de hükümetin komiseriyiz"
    
     Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi üyesi Kürşat Bumin de hükümetin ve devletin siyasi komiseri olmadıklarını belirterek, "63 kişi birbirine benzemeyen kişilerdir. Türkiye büyük bir olayla karşı karşıya, iç savaş yaşanıyor. Rakamlar beşer bin, beşer bin artıyor. Böyle bir savaşla Türkiye ne Avrupa Birliği'ne girebilir ne de başka bir yere girebilir" diye konuştu.
      Bir sürecin başladığına dikkati çeken Bumin, şunları kaydetti:
     "Bu seferki süreç bu zamana kadar yapılan denemelerden daha ciddi gözüküyor. Taraflardan biri Abdullah Öcalan. En azından bir umut ışığı var. Biz, ne devletin ne de hükümetin komiseriyiz. Bu zamana kadar devlet çok uğraştı ama devletin eline ayağına bulaştı. Bu toplantıların yapılmasını sağlayan veya vesile olan insanlar olarak hiç kimseyi ikna etme gibi ne bir gücümüz ne de niyetimiz var. Zaten mümkün de değil."

Akil İnsanlar Heyeti Karadeniz Bölgesi üyesi Oral Çalışlar "Türkiye'nin çok önemli bir sorununu çözmek konusunda ciddi bir irade birliğine doğru ilerlediğini görmekten mutluyum" dedi.
      Çalışmalarına dün Düzce ve Bolu'dan başlayan Akil İnsanlar Karadeniz Bölgesi Heyeti, Zonguldak'ta bir otelde sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
      Çalışlar, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son 30 yılda faili meçhul cinayetlerle "karanlıklar ülkesine" döndüğünü söyledi.
      Kürtlerin hakkını, hukukunu tanıyan, dağdakini iknayla buradan indiren bir yolun olduğunu ifade eden Çalışlar, şöyle konuştu:
      "Hükümet, 'ben bu yolu denerim' diye ortaya çıktı. Böyle olunca, insanları ikna ederek bu meseleyi çözme ihtiyacının doğru bir tercih olduğunu düşündüğümden destek veriyorum. Türkiye'nin çok önemli bir sorununu çözmek konusunda ciddi bir irade birliğine doğru ilerlediğini görmekten mutluyum. Hepimiz farklı kültür ve geleneklerden geldik. Değişik gruplar içerisinde birbirimizle çatıştık, kavga ettik ama gelinen noktada ancak Türkiye'de haklılıklarımızı konuşarak, birbirimizin görüşüne saygı duyarak, yola devam etmek gerektiğini anlamaya başladık. Bu yolculuğumuzun Türkiye açısından yararlı bir yolculuk olduğuna inanıyorum."
     
     -Fatma Benli-
    
     Heyet Sekreteri Fatma Benli de artık insanların, televizyonu açtığında şehit haberi duyma korkusuna son verilmesi gerektiğini vurguladı.
      Türkiye'nin 30 yıldır denemediği yolun kalmadığına işaret eden Benli, şöyle devam etti:
      "Bu konuda hazır elimizde imkan varken barış sürecini devam ettirmek durumundayız. Hepimizin düşünceleri korkuları var ama çok net olan bir gerçek var, silahlar susacak. Hükümetin başındaki insan aptal mı ki 2 yıl içinde bu kadar çok seçim varken halkın asla kabul etmeyeceği bir şeyleri vermiş olsun. Önceliğimiz şehit cenazeleri duymamak. Bu konuda farklı görüşlere sahip olanlar insanlar bir araya geldik."
     
     -Yıldıray Oğur-
    
     Heyet üyesi Yıldıray Oğur, Türkiye'de 83 gündür hiç kimsenin çatışmalarda ölmediğini, barışın havasının bile bu sonucu ortaya çıkardığını belirtti.
      Sürecin şeffaf şekilde ilerlediğini anlatan Oğur, ''Dünyanın her yanında buna benzer etnik silahlı sorunlar müzakerelerle çözülmüş, en azından denenmiştir. 20 yıllık bir gecikmemiz söz konusu. 20 yıl önce ilk Turgut Özal 'GAP TV'de Kürtçe yayın yapılsın' dediğinde Yüce Divana gönderiliyordu. Hemen herkes bölücü yaftası ile karşı karşıya geldi ve vazgeçti" dedi.
      Oğur, süreçte hem Türkler hem de Kürtler açısından kaybedenin olmadığını, herkesin kazanacağını dile getirdi.
     
     -Bendevi Palandöken-
    
     Heyet üyesi Bendevi Palandöken ise hiçbir siyasi partinin uzantısı olmadıklarını, tek bayrak, millet ve vatan ile bölünmez bütünlüğünü düşünen insanların içinde yer aldıklarını dile getirdi.
      Sürecin Türkiye'ye faydalı olacağına inandığı belirten Palandöken, "İnşallah bu süreç hayırlı olur. Zonguldak'tan değerli fikirlerinizle Ankara'ya döneriz" diye konuştu.
      Toplantıda, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve kanaat önderleri, görüşlerini paylaşıyor. 
 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 16:11

İLGİLİ HABERLER