PANİK ATAĞIN YÜZDEKİ İŞARETLERİ..
Genellikle telaşlı, çabuk heyecanlanan ya da takıntılı kişileri hedef alan panik atak, zamanla kişiyi günlük hayatını yaşamaktan alıkoyan, işinden gücünden eden bir hal alabilir. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Esat Göktepe, kimi zaman ilkokuldaki aşırı titiz bir öğretmenin bile tetikleyebileceği panik atakla ilgili soruları yanıtladı.Panik atak neden ortaya çıkar?
Nedenlerini tam olarak bilmesek de birtakım risk faktörlerinden söz edebiliriz. Bunların başında kişilik özellikleri geliyor. Bazı insanlar daha telaşlıdır, çabuk heyecanlanır. Telaşçı oldukları için de küçük bir aksaklığı büyük bir problem haline getirebilirler. Bu insanlarda paniğin görülme sıklığı daha fazla.
Bunun dışında obsesif (takıntılı) kişiliğe sahip olanlar risk altında. Aslında obsesifler genellikle çalışkan, dakik, vicdanlı, temiz, kendilerinden çok başkalarını düşünen, bugünün işini yarına bırakmayan kişilerdir. Yani çok iyi niteliklere sahiptirler. Öte yandan da kendilerine insafsızca eziyet edebilirler. Örneğin işini bitiremeyen bir memur bir türlü rahat edemez, evine iş taşır. Biz böyle bir kişilik yapısına sahip olanlara 'Sanki içinizde bir polis varmış gibi hareket ediyorsunuz' deriz. İşte bu insanların panik atak yaşaması daha kolaydır. Ekonomik zorluklar, İstanbul gibi kalabalık bir şehirde yaşamak, trafikte her gün yaşanan sıkıntılar da panik atak riski doğurur. Bir de deprem, sel, çığ gibi doğal afetlerin risk faktörü olduğunu söylemek lazım.
Ailesinde panik atak olanlarda bu soruna daha mı sık rastlanıyor?
Birinci dereceden yakınlarında panik atak olanlarda bu risk yaklaşık beş kat daha fazla. Doğuştan kalıtımla geçen bazı özellikler hastalığa zemin hazırlayabilir. Bunlar çevresel faktörlerle birleşince panik atak belirebilir.
Diyelim ki, siz ilkokulda çok titiz bir öğretmene rastladınız. Öğretmeniniz defterinizin kenarına kırmızı çizgi çizmenizi, sol tarafında yazı yazmamanızı, defterinizin ucunun kıvrılmamasını istiyor. İşte onun bu istekleri sizin obsesif özelliklerinizin abartılmasını sağlayabilir. Ya da herkesin başına gelebilecek işten çıkarılma, boşanma, hastalık, bir yakınının kaybı gibi olaylar genetik yatkınlığı olanlar da böyle bir rahatsızlık ortaya çıkarabilir. İnsan ilişkilerinin iyi olmaması, toplumun kendisine karşı tutum göstermesi, ayrımcılık, dışlanma da panik atak nedenleri arasında.
Hastalıklar da zamanla panik atağa yol açabilir mi?
Beyinde sinir ileticisi dediğimiz bazı maddelerin azalmasına bağlı olarak panik atak ortaya çıkabilir. Özellikle serotonin dediğimiz, beynin ürettiği kimyasal maddenin eksikliği panik bozukluğunun sebebi olarak görülür.
Depresyon geçirenlerde panik atak sık mı görülüyor?
Depresyon durumunda panik diğer insanlara göre yüzde 65-70 oranında daha fazla görülüyor. Birçok depresyon türünde insanlar kendilerini suçlu hissederler, sürekli bir huzursuzluk yaşarlar. Bu durum ilerler ve bir süre sonra panik atağa dönüşebilir.
Çocuklarda ender de olsa görülür
Çocuklarda da panik atak olur mu?
Çok sık görmesek de çocuklarda da panik atağa rastlayabiliyoruz. Çok üzücü veya korkutucu bir olaya şahit olmak bir sebep olabilir. Ergenlerde ise sınav öncesinde sık görülebilir. Sınav heyecanı panik yaratabilir.
Bir konuda üst üste başarısızlık yaşamak panik atağa yol açar mı?
Evet. Telaşlı, kaygılı birinin iş görüşmelerinde her defasında başarısızlık yaşaması sonuçta bir reaksiyon yaratabilir. Artık kişi bir sonraki iş görüşmesinde de başarısız olacağını düşünür ve panik ataklar yaşar. Biz bu duruma performans anksiyetesi diyoruz.
Benzer durum erkeklerin ilk cinsel deneyimlerinde başarısız olunca da yaşanıyor. Türkiye'de genellikle ilk cinsel deneyimin genelevlerde olması ve arkadaşları tarafından sonucun izlenmesi erkeklerde endişe yaratır.
Panikle panik atak birbirinden nasıl ayrılıyor?
Türkçede paniğin tam karşılığı yok. İçinde korku, kaygı, heyecan, endişe ve kötü bir beklenti gibi kavramları barındırır. Dönem dönem gelir veya aniden şiddetli olarak başlar. Bir hastalıktan bahsetmek için paniğin bir süre devam etmesi gerekir. Yoksa geçici olarak herkes panik yaşayabilir.
Mesela gece sokakta yapayalnız yürürken bir ağacın gölgesi, bize takip edildiğimizi hissettirdiğinde bu yanlış algılama sonucu panik yaşarız. Bu tür yanlış algılamalar bizim herhangi bir tehlikeye karşı hazır olup olmamamızla ve başa çıkma konusundaki donanmamızla ilgilidir. Kısacası ara sıra panik yaşamanız panik bozukluğunuzun olduğu anlamına gelmez. Bizi asıl endişelendiren, paniğin şiddetinin limiti aşması ve belli bir süre devam etmesidir. Eğer yaşadığınız panikler günlük hayatınızda yapmanız gereken şeyleri engelleyecek duruma gelirse hastalıktan söz ederiz.
Hangi mesleklerde daha sık görülür?
Havaalanlarındaki trafik kontrolü yapanlar. Çünkü devamlı uçakları indirip kaldırmak gibi çok büyük sorumluluk gerektiren bir iş yapıyorlar. İnsanların hayatı onlara bağlı olduğu için sürekli gergin ve stresli bir ortamda çalışıyorlar. Tıpkı acil servislerde çalışan doktorlar, kanser gibi hastalıklarla uğraşan hekimler ve hemşireler gibi.
Panik atakların ilk çıkışı nasıl olur?
Genellikle olumsuz bir yaşam deneyimi, kayıp, yakınını kaybetme tehdidi, depresyon gibi nedenlerle ortaya çıkar. Ya da ilk kez karşılaşılan ve aşırı uyarılmaya neden olan bir durum panik atağı başlatabilir.
Mesela ciddi bir hastalık ihtimali veya tanısının konulması, uçağa ilk kez binmek, İstanbul Boğaz Köprüsü'nden ilk kez geçmek, çok yüksek bir yere çıkıp aşağı bakmak panik atak sebebi olabilir. Daha önce karşılaşılmadığı kadar kalabalık bir ortamda bulunmak panik atağı ortaya çıkarabilir. Örneğin hacdaki kalabalık bazı insanlardaki panik atağı tetikleyebiliyor. İstanbul'un aşırı kalabalık caddelerinde kendilerini rahatsız hissedenlerin sayısı hiç de az değil. Ancak panik ataklar bazen gözlenebilir bir sebep olmadan başlayabilir.
Ataklar günlük yaşamı nasıl etkiler?
Açık alan korkusu olan kişiler genellikle sinema veya tiyatroda sıranın başında, ya da çıkış yerlerine yakın yerlerde oturmak isterler. Ya da hiç kalabalık ortamlarda bulunmazlar. Bir kez panik atak yaşayan kişi tekrar yaşayacağı endişesiyle birçok şeyi yapamaz. Mesela bazı kişiler seyahate çıkamaz, bazıları lokantaya gidemez, bazıları da yaşadığı şehrin belli bir bölgesinden dışarı çıkamaz. Ya da ikinci kattan daha yüksek bir yerde yaşayamaz.
Bu tür kaçınma davranışı olunca korku yerleşir. Belirtiler ve sıkıntılar da artar. Artık kişinin sorunu kendi kendine halletmesi zor olur, giderek hayatı kısıtlanır.
Birinin panik atak geçirip geçirmediğini nasıl anlarız?
Hastanın nefes alıp vermesinden, yüzünün aldığı şekilden uzman bir gözün panik atağı tanıması çok kolay. Panikte hastanın gözleri fal taşı gibi açılır. Tansiyonu yükselir, kalp atışları hızlanır. Avuçları terler, bazen yüz bembeyaz olur, bazen de kızarabilir.
Ama bu durumu doğrulamak için 'Kendini iyi hissetmiyorsun galiba' diyerek kişiye yaklaşılırsa kendini ifade etmesi kolaylaşır.
Nasıl yardım edebilirsiniz?
Peki atak sırasında neler yapılmalı?
İlk kez bunu yaşayan biri bu konuda bilgili olmadığı için ne yapacağını şaşırır. Yardım eden kişi de paniğe kapılırsa istenmeyen sonuçlar oluşabilir. En doğrusu sakin kalmak ve bu sakinliği karşıdakine yansıtmaktır. Sık nefes alıyorsa nefesini tutması söylenmeli. Hasta o sırada adeta bilincini yitirmiş halde olduğundan, söylenilenleri duymaz ya da dikkati başka yerde olduğundan dinleyemez, anlayamaz. Sözlerimizi birkaç kez tekrarlamamız gerekir. Çoğu kez hasta hastaneye gitmeden rahatlamayacaktır. Buna karşı çıkılmamalı, hastane yolunda 'Yaklaştık, biraz dişini sık' şeklinde ona güvence verilmesi gerekir.
(radikal)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 03:51