PATRONLUK SAVAŞI TAKIMI BİTİRDİ...
Fenerbahçe, İspanya'yı Avrupa şampiyonu yapan Luis Aragones'in yönetiminde hayal kırıklıkları ile dolu bir sezon geçirmiş, taraftarlar belki de ilk kez "Yıldırım istifa" tezahüratlarıyla Kadıköy'ü inletmişti. Üzerindeki baskı giderek artan Başkan Aziz Yıldırım, geçtiğimiz yıl düzenlenen genel kurulda, "3 yıl üst üste şampiyon olacağız" açıklamasını yaparak gündeme oturmuştu.
İşte bu parola ile yola çıkan Fenerbahçe yönetimi, ilk iş olarak Aragones'in görevine son verdi. Ardından da sportif direktör kavramını hayata geçirerek Aykut Kocaman'ı göreve getirdi. Kısa bir süre sonra teknik direktörlük koltuğuna da 2006 faciasını yaşatan ve kulüpten kovulan Daum oturtuldu. Sarı-Lacivertliler için belki de sezon sonunda yaşanan facianın ilk adımı böylece atılmış oldu. Çünkü Daum-Kocaman ikilisinin sezon boyunca yaşayacağı sorunlar Fenerbahçe takımının üzerinde koskocaman bir kara bulut oluşturacaktı.
KOCAMAN'LA ÇALIŞACAKSIN
Daum'un Fenerbahçe ile sözleşme imzalarken, Kocaman'ın varlığından haberdar edilmesi büyük krizin habercisiydi. Yöneticilerin, "Aykut Kocaman'la çalışacaksın" sözüyle büyük şaşkınlık yaşayan Alman hoca, bir türlü kabullenemediği Kocaman'la sezon boyu sürecek bir çekişmeye girecekti.
Kocaman her seferinde "Senin yerinde gözüm yok" dese de Daum'un sportif direktörü kendisi için bir tehdit olarak görmesi, en büyük zararı takıma verecekti.
Sözde 'tek sorumlu' olarak Samandıra'ya getirilen Kocaman konusunda yaşanacak krizin ilk sinyali Mehmet Topuz transferinde geldi. Topuz'un Fenerbahçe'ye imzası sırasında yanında bulunan yönetici Cihan Kamer, gazetecilerin önünde yıldız futbolcuya cep telefonu numarasını vermiş ve "Bu benim özel numaram.
Bir sorunun olursa arayabilirsin" demişti.
Bu olayı duyan Kocaman, "Her futbolcunun kulüpte bir abisi var.
Böyle bir ortamda sözümü nasıl geçireceğim" tepkisini göstermişti.
HUZURSUZLUK YARATTI
Fenerbahçe'nin sezona süper bir seriyle başlaması yaşanan sıkıntıları bir süreliğine rafa kaldırmıştı. Fakat Kayserispor beraberliğiyle başlayan kötü süreç, Daum ve Aykut Kocaman arasındaki sorunları gün yüzüne çıkaracaktı. Kocaman'ın sözleşmesinde yetki alanının belirtilmemesi ve Daum'un işine kimsenin karışmasına izin vermemesi, ikilinin sık sık tartışma yaşamasına sebep oluyor, bu olay Samandıra'da huzursuzluk yaratıyordu.
Daum'un Alman basınına yaptığı, "Löw çok şanslı. Çünkü yanında Bierhoff gibi işini çok kolaylaştıran bir menajer çalışıyor" açıklaması da aslında Kocaman'a bir mesajdı. Artık araları iyice gerilen bu ikili, devre arasındaki Dentinho transferi konusunda birkez daha karşı karşıya gelecekti. Daum, alınmasını çok istediği Brezilyalı yıldızı veto eden Kocaman'la sert tartışmalar yaşayacak, bu kavga gazetelerin manşetlerine taşınacaktı...
Kocaman'ın Daum'un her söylediğini karşı çıkması, Alman hocayı en sonunda isyan noktasına getirecekti. Bir idmanda sırasında futbolcular önünde "Buranın patronu kim?" diye bağıran Daum'un Kocaman'dan aldığı, "Tek patron Yıldırım" yanıtı Fenerbahçe'deki durumu da gözler önüne seriyordu.
Daum ve Aykut Kocaman arasındaki kriz artık herkes tarafından bilinmesine rağmen, yönetim bu konuya bir türlü çözüm bulmuyordu. Başkan Yıldırım'ın her seferinde, "Hiçbir sorun yok" açıklamasına da artık kimse inanmıyordu.
Fakat aynı Yıldırım, büyük çöküşün son halkası olan Büyükşehir maçı sonrasında, göreve kendi getirdiği Kocaman ve Daum'un yetersizliğini kabul ederek Samandıra'ya kamp kurmaya başlamıştı.
Tamamen pasifize olan Aykut Kocaman da artık sık sık görevi bırakma imasında bulunuyordu.
KRİZİ YİNE YÖNETEMEDİ
Aziz Yıldırım ve yöneticilerin büyük çabaları sonrasında takım üst üste galibiyetler alarak son haftaya şampiyonluğun en büyük adayı olarak girdi.
Fakat 2006'nın bir benzeri olarak gerçekleşen Trabzonspor faciası, Fenerbahçe'ye tarihinin en büyük yıkımlarından birisini yaşattı.
Sonuç olarak 2006'da Denizli faciasını Fenerbahçe'ye yaşatan Cristoph Daum, Kocaman'la yaşadığı sürtüşmenin de etkisiyle yine krizi iyi yönetememiş, takımın son maçta şampiyonluğu bırakmasına birkez daha engel olamamıştı.
BALLI'YI ARADILAR
F.Bahçe'deki başarısızlığın nedenlerinden birisi de idari menajer Volkan Ballı'nın görevde olmamasıydı. Oyuncuların her şeyiyle yakından ilgilenen Ballı'nın yerini alması beklenen Aykut Kocaman'ın mesafeli tavrı istenilen havayı yaratamadı.
CARLOS KAN KAYBI OLDU
Fenerbahçe tarihinin en önemli transferlerinden olan Brezilyalı yıldız Roberto Carlos'un sezon ortasında takımdan ayrılması kan kaybı oldu. Brezilyalı, sahada sergilediği performansla zaman zaman eleştiri oklarının hedefi olsa da enerjisi ve tecrübesiyle takımın saha içindeki ateşleyici güçlerinden birisiydi.
(takvim)
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 07:36