KAYNAK : Haber Vitrini
ABD'nin Ankara büyükelçisi Robert Pearson, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti'nin dinsel değil, demokratik ve muhafazakar bir parti niteliği taşıdığı yönünde defalarca dile getirdiği sözleri, iktidardaki uygulamalarla kanıtlama şansına sahip olacağını belirtti.
Irak'ta savaş çıkması durumunda ABD'nin, Türk ekonomisinin zarar görmemesi için çalışacağını belirten Pearson, ''Irak'ın direnmesinden dolayı kriz çıkarsa, Türk ekonomisinin altındaki güvenlik ağının korunması için çalışacağız, çünkü Türkiye'nin en kısa sürede yeniden refaha kavuşmasını istiyoruz'' dedi.
Büyükelçi Pearson, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın haber sitesi Washington Dosyası'nda yayımlanan makalesinde, Türkiye'deki iç siyasetten, ekonomi, Avrupa Birliği, Kıbrıs ve Irak'a kadar uzanan birçok konuda görüşlerini dile getirdi.
Pearson, 3 Kasım seçimlerinin sonucunun, hem geçmiş uygulamalara tepkiyi, hem de Türk halkının Avrupa'ya, reformlara ve daha iyi bir yaşama yöneltecek bir liderliğe şans tanınmasına duyduğu isteği yansıttığını bildirdi.
ABD Büyükelçisi, Türkiye'nin ekonomik darboğazı atlatarak refaha ulaşması için, yeni hükümetin piyasalara güven verecek somut önlemler alması gerektiğini de belirtti.
3 Kasım'dan sonra ABD'nin Türkiye'ye uzun vadeli yaklaşımında değişiklik olmayacağını belirten Pearson, seçimlerin sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti:
''AK Parti'nin zaferi, sadece Ankara ve İstanbul'da değil, Anadolu'nun tamamında Türk halkının görüşünü ortaya koydu. Evet, bu geçmişin uygulamalarına duyulan tepkiyi yansıtan bir seçimdi. Ancak aynı zamanda, Türkiye'yi Avrupa'ya yaklaştıracak, bu amacı sağlayacak reformları uygulayacak ve laik, demokratik ve anayasal bir çerçevede Türk vatandaşları için daha iyi bir yaşam sağlayacak bir değişim ve yeni bir liderliğe şans verilmesini arzulayan bir tercihti. Sayın Erdoğan, AK Parti'nin dinsel bir parti değil, muhafazakar ve demokratik bir parti olduğunu defalarca dile getirdi. Artık kendisinin, uygulamada durumun böyle olacağını gösterme şansı olacak.'' Pearson, AK Parti'nin, Türkiye'nin AB üyeliği hedefleri, daha fazla ekonomik ve siyasi reform, daha etkili hükümet ve daha güçlü yolsuzluk karşıtı çaba gibi mesajlarının, halkın özlemlerini yansıtmasından dolayı başarılı olduğu görüşünü taşıdığını belirtti.
ABD adına AK Parti'yi seçimdeki başarısından dolayı kutladığını ve yeni Meclis'in açılmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Büyükelçi Pearson, hükümetin kurulmasıyla birlikte AB, Kıbrıs, ekonomi, reformlar ve Irak konusunda önemli gelişmeler olacağını kaydetti.
AB
Hem Erdoğan, hem de CHP lideri Deniz Baykal'ın Türkiye'nin AB üyeliği sürecinin ilerletilmesine birincil önemi verdiğini ifade eden Pearson, iki liderin bu konuda işbirliği yapacakları açıklamalarını ABD'nin memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Pearson, ''Her ne kadar ABD AB'nin üyesi değilse de Avrupalı müttefiklerimizle gelecek haftalardaki temaslarımızda, Kopenhag zirvesinde Türkiye ile üyelik müzakerelerine yönelik ilerleme sağlanmasının yararını yineleyeceğiz. Türkiye'nin geleceği Avrupa'dadır'' ifadesini kullandı.
KIBRIS
ABD'nin, BM'nin yeni Kıbrıs girişimini desteklediğini hatırlatan Pearson, 'Türkiye ve diğer ilgili taraflar için sınav, çözümün kendilerinin genel menfaatleri üzerinde yapacağı olumlu etkiyi tartmak ve başarıya doğru her olanağı değerlendirmek olacak'' dedi.
EKONOMİ
Büyükelçi Pearson, ekonomi alanında Türkiye'nin son 18 ayda uyguladığı programın, sürdürülebilir uzun vadeli büyümenin altyapısının önemli kısmını hazırladığını, enflasyonun ve faizlerin düşmesi, ihracatın artması ve bankacılık sektörünün güçlenmesiyle meyvelerini vermeye başladığını belirtti ve şöyle devam etti:
''Daha yapacak çok şey var. Türkiye halen çok ağır bir borç yükünün altında. Birçok insan hala iş arıyor ve şimdiye kadar çok sabır gösterdiler. Biz, AK Parti'nin sağlıklı makroekonomik politikalar ve ilave reformlara bağlılık sözü vermesinden memnunuz. Sorumlu ekonomik politikalar ve ilave reformlar, bazı zor kararları gerektirecek. Ancak bu, ekonomik büyüme ve refaha doğru Türkiye'nin önündeki tek yoldur. Türk halkı, geçmişteki finansal istikrarsızlığın bedelini ağır şekilde ödedi. Artık yakın gelecekte ekonomik yararları görmek istiyor, ancak piyasalarda çalkantı, umutlarını boşa çıkarabilir. Biz, enflasyon oranlarının düşmesini sağlayacak, piyasalara güven verecek ve dolayısıyla faiz oranlarının daha da düşmesi ve borç yükünün azalmasına yol açacak somut önlemler görmek istiyoruz. Ancak bu yolla, Türkiye'nin ekonomik büyümesi toplumun bütün kesimlerine yayılabilir. Dolayısıyla, piyasalara ve yatırımcılara güven verecek ve özel sektörün yeni işler yaratmasını sağlayacak, Türkiye'nin refahını artıracak önlemler alınmalı.'' ABD'nin Türkiye'nin ekonomik reform programına desteğinin süreceğini belirten Pearson, ''Türkiye'nin zaten ağır olan borç yüküne yenilerinin eklenmesinin önüne geçmek istiyoruz. Dolayısıyla nitelikli sanayi bölgeleri konusundaki yasal düzenlememizi en kısa sürede çıkarma çabalarımızı sürdürüyoruz. Ayrıca yeni hükümet ve Türkiye'nin iş sektörüyle ticaretin geliştirilmesine yönelik yeni yollar arayacağız.''
SİYASİ REFORMLAR
Pearson, daha açık ve demokratik siyasi sistem yaratma yönünde Türkiye'nin niyetlerini desteklediklerini de belirterek, ''Bu çerçevede, sayın Erdoğan'ın, Türkiye'de özgürlüklerin genişletilmesine bağlılığını memnuniyetle karşılıyoruz. Yeni hükümet, Ağustos 2002'de parlamentodan geçen reform paketini tam olarak uygularsa, Türkiye'nin AB şansını artıracaktır. Bunu daha önemlisi Türk halkı hak etmektedir'' dedi.
Büyükelçi Pearson, işkence ve kötü muamelenin yanı sıra yolsuzluğa karşı çabaların da ilerletilmesini istedi.
IRAK
ABD'nin Irak sorununa barışçı çözüm istediğini savunan Pearson, BM Güvenlik Konseyi'nin son kararından ve Türkiye'nin bunu desteklemesinden memnun olduklarını belirtti ve şöyle dedi:
''Sayın Erdoğan, Türkiye'nin Irak konusundaki kararlarını BM süreci çerçevesindeki gelişmelere dayanarak vereceğini söyledi. Bu görüş, ABD'nin konumuyla uyum içinde. Bu konuda görüşlerimizi önceki Türk liderliğiyle tamamen paylaştık, yeni hükümetle de aynı şekilde olacak. Irak'ın karşı çıkması yüzünden kriz meydana gelirse, Türkiye'nin ekonomisinin altındaki güvenlik ağının korunması için çalışacağız, çünkü biz Türkiye'nin ekonomik refaha en kısa sürede dönmesini istiyoruz. Türkiye'nin Irak'ın geleceğindeki önemli çıkarlarını anlıyoruz ve birlikte çalışarak nihai başarı için en iyi koşulları hazırlayacağımıza inanıyoruz.''
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:40