Pakistanlı bazı yetkililer, Müşerref'e düzenlenen ilk suikast girişiminin arkasında terör örgütü El Kaide'nin parmağı olabileceğini ileri sürmüş, ama hiçbir şüpheli belirlenmemişti.
Müşerref'e 14 Aralık'ta düzenlenen ilk suikast girişiminde konvoydaki güçlü bir sinyal karıştırıcı, bombanın uzaktan kumanda mekanizmasına gelen sinyali bir süre engelleyerek patlamayı geciktirmiş, bu nedenle bombalar konvoy geçtikten sonra patlayınca yaralanan olmamıştı.
Ancak ikinci saldırıyı düzenleyenler, işi şansa bırakmamak için bu kez intihar saldırısı düzenlemişler ve bomba yüklü iki araçla Müşerref'in konvoyuna dalmışlardı.
Müşerref, televizyonda suikast girişimini anlatırken, ''Bana, benim arabama yaklaşan bir araba vardı. Bir polis arabayı durdurdu ve araba patladı, gördüm. Tek şey, biraz daha hızlı geçtik gittik. Ama bir süre sonra önümüzde bir patlama daha oldu. Tekrar hiçbir şey olmadı, biz yıkıntılar içinden geçip gittik'' dedi.
Müşerref'in 11 Eylül saldırılarından sonra ABD ile ittifaka girerek ülkedeki radikal İslamcılara yönelik baskıları artırması, el Kaide başta olmak üzere bu grupları kızdırmıştı.
Terör örgütü El Kaide'nin lideri Usame Bin Ladin'in sağ kolu Eymen El Zevahiri'ye ait olduğu söylenen ve Eylül ayında yayımlanan bir ses kasetinde, Müşerref, ABD'nin Afganistan'daki aşırı radikal dinci Taliban yönetimini devirmesine yardım ettiği için ''hain'' ilan edilmiş ve Pakistanlı Müslümanlardan, Müşerref'in ortadan kaldırılması istenmişti.
Bu arada saldırganların son iki saldırıda çok sıkı korunan bir liderin bu kadar yakınına kadar sokulabilmesi, Müşerref'in güvenliği hakkındaki endişelerine ve Müşerref'e yakın birinin saldırıların planlanmasına yardım etmiş olabileceği spekülasyonlarına neden oldu.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:19