Petrol Ofisi AŞ (POAŞ) Genel Müdürü Jan Nahum, hukuk yerine basının savcı olarak ortaya çıkıp yargıda bulunmasının ekonomiyi ve ekonominin itibarını, yatırımcıları, kamuoyu ve çalışanları yanlış yönde etkileyebilmekte olduğunu belirterek, ''Petrol Ofisi'nin basının belirli bir kesiminden farklı bir sermaye ve/veya düşünce grubunun ortaklığına sahip olması nedeniyle kamuoyunda bu şekilde lekelenmesinin Türkiye'deki moral değerler açısından çok düşündürücü'' olduğunu bildirdi.
Nahum, yaptığı yazılı açıklamada, Petrol Ofisi ile ilgili olarak son 3 aydır değişik konularda basının belirli kesimlerine ''kurumun ulusal ve uluslararası kamuoyunda görünümünü, itibarını zedeleyen, kurum çalışan ve ortaklarını lekeleyen, kaçak, kaçakçı, kaçakçılık ve benzeri kelime ve kavramları sıkça dile getiren veya kullanıldığı basın hukukunun sınırlarına dayanan veya aşıldığı haberleri'' kurum olarak izlemekte olduklarını dile getirdi.
Bu haberler karşısında polemiğe fırsat vermemek için olabildiğince sessiz ve tepkisiz kaldıklarını aktaran Nahum, bu davranışlarını sadece kamuoyunun ciddi şekilde tek taraflı, yanlı ve maksatlı olarak yanıltıldığını hissettiklerinde değiştirdiklerini belirtti.
Açıklamada, ''Esasında haberi yapan ağırbaşlı ve sorumlu haber kaynaklarından beklediğimiz, kamuoyunu değişik görüş ve açılardan aydınlatma görevlerindeki eksikleri kapatmak üzere uygun açıklamaları yapmaktayız'' ifadelerine yer veren Jan Nahum, hukuk sisteminde sadece suçlayan tarafın yeterli ve tek doğru olması halinde savunma mekanizmasına ihtiyaç duyulmayacağını, sadece suç ve savcı dinlenerek gerekli karara varılacağını aktardı.
TARAFSIZ HABERCİLİK
Petrol Ofisi AŞ Genel Müdürü Jan Nahum, şunları kaydetti:
''Oysa hukuk sistemi suçlananın da kendini savunmasına fırsat vermektedir. Ne yazık ki basının bir kısmı kurumumuzla ilgili olarak bir olayı ortaya koyacağına kendini savcı veya suçlayan konumuna oturtmakta ve suçlanan tarafı hiç dinlemeden dinletmeden düşünce ve savına hiç yer vermeden taraf olarak davranmaktadır.
Kanımızca, kamuoyu tarafsız basından taraf olamasını beklememekte olayları mümkün olan en geniş şekilde ele alan ve kendi yorumlarını oluşturabilecekleri tarafsız bir haberciliği beklemektedir.
Biz Türkiye'nin en büyük, en saygın, en köklü kurumlarından birisiyiz. Mevzuatın uygulanması sırasında görüş, yorum ve mütala farklılıklarından farklı uygulamalar çıkabilmektedir. Hukuk sistemi bu farklı görüş ve yorumları inceleyerek yorumlamak ve karar vermek üzere kurumsallaşmıştır.
Bu sistemi çalıştırmadan ve sonuna kadar çalışmasına fırsat vermeden hukuk yerine basının savcı olarak ortaya çıkıp yargıda bulunması ekonomiyi ve ekonominin itibarını, yatırımcıları, kamuoyu ve çalışanları yanlış yönde etkileyebilmektedir.
1.500 kişiyi istihdam eden 40.000 aileye iş imkanı sağlayan Türkiye'nin en büyük kurumlarından biri, Türkiye'nin uluslararası markalaşmasında en önemli fırsatlarından biri olan Petrol Ofisi'nin, basının belirli bir kesiminden farklı bir sermaye ve/veya düşünce grubunun ortaklığına sahip olması nedeniyle kamuoyunda bu şekilde lekelenmesi Türkiye'deki moral değerler açısından çok düşündürücüdür.''
İDARİ DİSİPLİN
Haber konusu olan kurum olarak kamuoyunu ve yatırımcıyı yanlış etkilememeye azami özen gösterirken, kendilerinin, daha gelişmelerden haberdar olmadan raporları ve kararları basın yoluyla öğrenmelerinin idari disiplinin de açıkça bozulduğunu işaret ettiğini kaydeden Nahum, ''Basın, elindeki toplumu bilgilendirme gücünü lekeleme, yönlendirme ve karalama ile baskı gücüne dönüştürürse kurumlar ve toplum bu şantaja karşı kendilerini savunmakta güçlük çeker. Petrol Ofisi'nin karşılaştığı uygulamayı kamuoyunun vicdanına bırakmaktayız'' ifadesini kullandı.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 23:19