PKK'LILARDAN ŞOK İTİRAFLAR!
Farklı dönemlerde örgütten ayrılarak güvenlik kuvvetlerine teslim olan ya da pişmanlık yasasından faydalanan terör örgütün eski üyelerinin ifadeleri şaşırtıcı gerçekleri ortaya koyuyor.
ÖRGÜTTEN CEZAEVİNDE EĞİTİM
1999 yılında terör örgütüne katılan ve TİM komutanı olarak görev yaptığını dile getiren M.A., terör örgütü davasından Ümraniye Kapalı Cezaevinde kaldığı 2 aylık süre zarfında eğitim aldığını söyledi.
ÖCALAN'IN YAZILARI AVUKATLARI ARACILIĞIYLA BİZE ULAŞTIRILDI
1999 yılında terörist başı Abdullah Öcalan'ın yakalanmasının ardından gözaltına alınarak tutuklandığını kaydeden M.A., Ümraniye Cezaevinde bulunduğu 2 aylık süre içinde cezaevinde olan terörist başı Öcalan'a ait kaset ve yazıların avukatları aracılığıyla kendilerine ulaştırıldığı ve bunların kitaplaştırıldığını, hapis yattıktandan sonra tahliye olduğunu ve Irak'ın kuzeyine geçtiğini belirtti.
2000 Yılı Eylül ayı sonunda terör örgütü ile KYB güçleri arasında çatışmaların başladığını dile getiren M.A., bu çatışmalarda terör örgütünün ağır kayıplar verdiğini söyledi.
"DEHAP, ÖRGÜTÜN KONTROLÜNDE BİR PARTİDİR"
2003 yılında terör örgütünden kaçarak Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim olan M.A. ifadesinde, "DEHAP terör örgütü KADEK'in Türkiye sınırları içerisinde siyasal alanda faaliyet gösteren ve tamamen örgütün kontrolünde olan bir siyasi partidir" dedi.
BM KONTROLÜNDEKİ KAMPTAN ÖRGÜTE LOJİSTİK DESTEK
2003 yılında teslim olan B.Y., "Kaldığımız Mahmur Kampı Birleşmiş Milletlerin sorumluluğunda olsa da PKK (KADEK) Terör Örgütünün eleman temin ettiğini biliyorum. Her türlü lojistik desteği sağlıyorlar, bu kamplarda örgüt mensupları propaganda yapıyorlar, propagandalara aileler zorla katılıyorlar. Mahmur kampında çocukların eğitimi için okul vardı. Bu okul Türkçe-Kürtçe-Suranice eğitim vermektedir" şeklinde konuştu.
ÖRGÜT MENSUPLARI MORAL ÇÖKÜNTÜ İÇİNDE
1996 yılında terör örgütüne katılan ve 2003 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim olan A.Ö. ifadesinde, "Temmuz 2003 ayı içerisinde İran-Türkiye sınır hattında Kelereş Kampında Türkiye'de faaliyet yürütmek üzere 'Serhildan Partisi' adı altında yeni bir parti kurularak faaliyetlerine başladı. Partinin amacı, Türkiye de sabıkasız örgüt yanlısı şahısları burada eğiterek Türkiye'ye gönderip, eylemleri organize ederek halk ayaklanması sağlamaktı. Bu partinin başında ve yönetiminde bulunan örgüt mensupları kimler olduğunu bilmiyorum. Çünkü bu partinin faaliyetlerini örgüt gizliyor. KADEK terör örgütü mensuplarının genel olarak moral durumunun iyi olmadığını biliyorum. Özellikle eski örgüt mensupları artık davalarından vazgeçmiş bir bıkkınlık içindeler" görüşlerine yer verdi.
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN DEHAP İLE DİREKT İLİŞKİSİ VAR
2002 yılında terör örgütüne katılan ve 2003 yılında terör örgütünden kaçarak Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim olan M.K., "Ben, Mahmur Kampına geldiğim zaman kampın sorumlusu Gani Yılmaz idi. Bu kampta yaklaşık olarak 600 kadar örgüt mensubu bulunmaktaydı. Bu kampta askeri eğitim aldım. KADEK terör örgütünün DEHAP ile direkt bir ilişkisi vardır. Örgüt mensupları bu partiyi kendilerinin kurduğunu ve bu partinin kendilerinin olduğunu söylemektedirler. 2003 yılı Haziran ayı içerisinde DEHAP Genel Başkanı Tuncay Bakırhan İran üzerinden Kandil Dağına gelerek burada KADEK terör örgütünün üst düzey yöneticileri ile görüştü. Duyduğum kadarıyla DEHAP'ın Serhildan türü eylemleri gerçekleştirmesi için örgüt tarafından yeni kadro takviyesinde bulunarak halk ayaklanması yapacak şekilde eylemlerin arttırılmasını istediği Tuncay Bakırhan' ın da bu isteği kabul ettiği, gerekli anlaşmanın üst düzey seviyede sağlandığını duydum. Ayrıca 2001 ve 2002 yılı içerisinde DEHAP Gençlik Kollarında görevli çok sayıda üyenin, İran üzerinden Kandil Dağına gelerek 3 aylık siyasi eğitim gördüklerini tekrar Türkiye'ye geçtiklerini duydum, kendilerini görmedim" şeklinde konuştu.