Gündem
  • 21.11.2022 22:44

PKK'nın Karkamış’a saldırısı sonrası HDP’den açıklama

Gaziantep Karkamış'ta 3 kişinin hayatını kaybettiği terör örgütü PKK'nın hain saldırısıyla ilgili HDP, "Kobani ve Rojava'yı savunmaktan ve sahiplenmekten bir an bile vazgeçmeyeceğiz" dedi.

İstanbul'da İstiklal Caddesi'ni hedef alan hain terör örgütü, 6 masum sivilin ölümüne, 81 kişinin de yaralanmasına neden olmuştu.

Kanlı saldırının ardından yapılan çalışmalarla Suriye'nin ve Irak'ın kuzeyindeki terör hedefleri Pençe Kılıç Harekatı ile tek tek vuruldu.

Büyük darbe alan PKK, bu kez de güney sınırlarının ötesinden ateşledikleri roketlerle yine sivilleri hedef aldı.

Gaziantep'in Karkamış ilçesine düşen roketler, 1'i çocuk 1'i öğretmen 3 kişinin şehit olmasına neden oldu.

"HDP olarak Kobani ve Rojava'yı sahiplenmekten vazgeçmeyeceğiz"

Saldırıyla ilgili HDP, 11 saat sonra bir açıklama yayınladı.

HDP, açıklamasında parti olarak Kobani ve Rojava'yı savunmaktan ve sahiplenmekten vazgeçmeyeceklerini vurgularak "Bugüne kadar Rojava’dan Türkiye’ye yönelik tek bir saldırı dahi olmamıştır." dedi.

HDP'den yapılan açıklama

HDP'den yapılan "İktidarın savaş tuzağına düşen ve destek veren herkes Türkiye’nin sürüklenmek istediği yıkımın da parçası olacaktır" başlıklı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"Merkez Yürütme Kurulumuz, Kobanî başta olmak üzere Kuzey ve Doğu Suriye kentleri ile Federe Kürdistan Bölgesine yönelik hava saldırılarını değerlendirmek üzere Eş Genel Başkanlarımız başkanlığında olağanüstü toplantısını gerçekleştirmiştir.

Toplantıda, devreye sokulmak istenen yeni saldırı konsepti ile Taksim başta olmak üzere bunun için tezgahlanan gelişmeler ele alınmıştır. AKP-MHP blokunun Türkiye halklarına dayattığı otoriter rejimi sürdürmek, kendi iktidarının ömrünü uzatmak ve bekasını korumak için yürüttüğü savaş politikalarının topluma kaybettirdiği, halkı yoksulluğa mahkum ettiği ve geleceksizliğe sürüklediği tespiti yapılan toplantıda; bu politikaların aynı zamanda bölge halklarının yaşamını hiçe saydığı, Kürt halkı başta olmak üzere bölge halklarına düşmanlık barındırdığı tespiti yapılmıştır. Yürütülen tartışmalar sonucunda MYK’mızda şu sonuçlar ve değerlendirmelere varılmıştır:

"Karkamış'ta yaşananlar, savaş politikalarının kendisiyle beraber getireceği kabul edilemez acıların somut bir göstergesidir"

Öncelikli olarak Antep’in Karkamış ilçesi başta olmak üzere yaşamını yitiren yurttaşlarımızın ailelerine taziye dileklerimizi iletiyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Karkamış’ta yaşananlar, savaş politikalarının kendisiyle beraber getireceği kabul edilemez acıların somut bir göstergesidir. Bizim barış politikamız tek bir insanımızın burnunun kanamaması içindir, iktidarın toplumu acılara sürükleyen siyasetini durdurmaya yöneliktir.

Taksim’deki katliamın karanlık ve şaibeli yanları aydınlatılmamıştır, onlarca soru işareti ve çelişki varlığını sürdürmektedir. Buna rağmen iktidarın katliamdan Kuzey Suriye Özerk bölgesini sorumlu tutması ve ilk elden Kobanî’yi işaret etmesi, önceden hazırlığı yapılan dünkü saldırılara ve savaş politikalarına zemin yapılmak istenmiştir.

Yıllardır Kürt düşmanlığı, toplumsal kutuplaştırma ve savaş politikalarıyla varlığını sürdürmeye çalışan AKP-MHP iktidarı, seçimlere yaklaşırken iktidarını korumanın tek aracı olarak savaş siyasetini görmektedir. Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik hava saldırıları ve işgal tehditleri AKP-MHP iktidarının seçim kampanyasıdır. İktidarın amacı siyaseti savaş politikaları üzerinden tekrardan dizayn etmektir.

Kuzey-Doğu Suriye halklarına yönelik operasyon ve saldırı dalgası aynı zamanda muhalefete ve Türkiye halklarının geleceğine yönelik de bir tuzaktır. Alternatif güç olma iddiası taşıyan ve Türkiye’nin geleceğini düşünen tüm muhalefet odaklarının bu tuzağa düşmemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. İktidarın bu politikalarına alet olan kesimlerin tarih karşısında ve Türkiye toplumu nezdinde de sorumlu olacağını hatırlatmak istiyoruz.

"Rojova'dan Türkiye'ye yönelik tek bir saldırı dahil olmamıştır"

Kürtlerin ve Rojava’da yaşayan diğer halkların birlikte kurduğu demokratik kadın özgürlükçü sistem, Ortadoğu’nun demokratik geleceğinin teminatıdır, özgürlüğün sembolüdür. Rojava’yı ve IŞİD vahşetine karşı insanlığın sembolü olan Kobanî’yi savunmak evrensel insanlık değerlerini savunmaktır. HDP olarak Kobanî’yi ve Rojava’yı savunmaktan ve sahiplenmekten bir an bile vazgeçmeyeceğiz.

AKP-MHP iktidarının iddia ettiği gibi Kuzey-Doğu Suriye’deki yaşam ve yönetim modeli Türkiye için bir tehdit değildir. Bugüne kadar iktidarın her türlü savaş politikasına ve yüzlerce sivilin hayatına mal olan saldırı ve işgal girişimlerine rağmen Rojava’dan Türkiye’ye yönelik tek bir saldırı dahi olmamıştır. Ancak iki gün önce TSK tarafından gerçekleştirilen hava saldırısında, basına yansıdığı gibi su depoları, elektrik üretim tesisleri, hastane ve tahıl ambarları gibi halkın yaşam alanları büyük hasar görmüştür.

"Sorunların diyalog ve barışçıl yollarla çözümesini için mücadeleye çağrıyoruz"

Türkiye’deki tüm vicdan sahibi insanları ve güçleri, iktidarın savaş tuzağına karşı durmaya, sorunların savaş ve saldırıyla değil diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesini sağlamak için mücadele etmeye çağırıyoruz.

HDP olarak bütün bu oyunların boşa çıkarılması, Türkiye’nin bu savaş ve çatışma cenderesinden çıkması ve demokratik bir geleceğin inşa edilmesi için üzerimize düşen her türlü sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. Bunu yaparken haklının yanında durmaktan, demokratik olanı savunmaktan ve inandığımız değerler uğruna mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz."

 

İLGİLİ HABERLER