POLİS SOKAKTA KADINLARIN BAŞINI AÇTIRIYOR
Tunus resmi makamlarının kıdemli görevlileri, "yobaz" olarak nitelendirdikleri İslami başörtüsüne karşı kampanya başlattılar. Bu kampanyaya göre polis yolda kadınları durdurarak başlarını açmalarını istiyor.
Alışveriş sırasında durdurularak polis tarafından karakola götürüldüğünü dile getiren Faiza Rahem, "Burada, bir daha başörtüsü takmayacağıma dair bir taahhüt imzalamam istendi. Polis raporuna göre suç üstü yakalanmışım. Bu taahütü imzalamayı reddettim. Ve şanslıydım ki polis memuru gitmeme izin verecek kadar aklı başındaydı" şeklinde konuştu.
Ülkenin ılımlı muhalefetini 1990'larda ezen Başkan Zine Al-Abidine Ben Ali ise geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada; "İthal edilmiş ve davet edilmemiş yobaz elbiseyle, tarihimizde yer alan kimliksel ve geleneksel Tunus elbisesi arasında bir ayrım yapmak gerekiyor" dedi.
Diğer resmi makamlar da yaptıkları güncel açıklamada, İslami başörtüsünün reklamını yapanları politik ereklerini gerçekleştirmek üzere dinin arkasına saklanmakla suçladılar.
Kamuya açık alanlardaki Türk tipi yasak 1981 yılına, ülkesinde laik bir damga basmayı deneyen eski başkan Habib Bourguiba dönemine dayanıyor. Okullarda ve resmi kurumlarda saçlarını örtmekte israr eden kadınlar işlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Bayan Rahem'in dediğine göre kendisi oğlunun okuluna başörtüsü yüzünden sokulmamış.
Ancak, yasağa rağmen, geçtiğimiz yıllarda İslami kıyafeti kabul eden kadınların sayısı yükseliş göstermiş.
Tunuslu analizciler sözkonusu artışın ana nedeninin diğer Arap ülkelerinden yapılan uydu yayınlarından kaynaklandığı görüşünde. Söylediklerine bakılırsa, birçok durumda bu seçimi yapan kadınlar politik nedenlerden çok, dini nedenlerle bu tür kıyafetleri seçiyorlar.
Bir insan hakları eylemcisi olan Suad Haji, "Baş örtüsüne karşı acımasız. Bunu lanetliyorum çünkü bu kampanya ile Tunuslu kadınların ne giyecekleri hakkı, ellerinden alınmış oluyor. Ki bu da Anayasa'ya aykırıdır. Ve daha da ötesi hükümet bir gerilim ve husumet ortamı yaratıyor. Bu da önlemek istediklerini söyledikleri yobazlığın çeşidine yol açıyor" şeklinde görüş belirtti.
Diğer gözlemcilerin görüşleri ise, birçok insanın bu yasağın uygulanmasına yönelik girişimlerin rahatsızlık yarattığı, ancak muhalefetin konuşmasının hoş karşılanmadığı bir ülkede olmanın sözkonusu olduğu yönünde.
Başkan Bin Ali ise, yasa dışı İslami muhalefetin konumunu güçlendirebileceği nedeniyle dini fikirlerin ya da işaretlerin kullanılmasının yayılmasını baskı altına almış durumda. Başkan Alinin İslamcılara karşı harekete geçmesini sağlayan olay ise, 1991'de yasal İslami partinin seçim zaferini bastırmak amacıyla ordunun yönetime el koymasını izleyen şiddet olayları oldu.
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 02:22