Gündem
  • 6.6.2008 00:55

PROF. ÖZBUDUN : SON SÖZÜ HALK SÖYLER!.

Karara, hukukçuların tepkileri şöyle:

Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu: Mahkeme, siyasetin içinde olduğunu göstermiştir

“Anayasa mahkemesi verdiği kararla siyasetin içinde olduğunu gösteren bir mahkemedir. Türbanı laiklikle kolay kolay ayrılamayacak şekilde bağlantılı hale getirecek bir kararı vermiş oldu. Bu konuda iç hukukta gelinebilecek son noktaya gelmiş bulunuyoruz. Türbanla ilgili tartışmaların bu kararla biteceğini sanmıyorum. Bu süreç devam edecektir. Hukuken yapılacak bir şey kaldı mı bunu hukukçular değerlendirsin. Bu konuda bir halk ciddi bakımdan ikiye bölündü. Yüzde 30-35 civarındaki seçmen başörtüsünü tehlike olarak görmekte diğer kısmı bunun tersini düşünmekte. İki görüşün orta noktası yoktur. Hukuki kararların içeriği bu şekilde çıktığı sürece çözüm olamaz. Çözüm hukuki değil. 40 yıldır devam ettiği gibi gündemdeki ağırlığını koruyacak. Bundan sonra hukuki bir boyut itibariyle bu konu her ortaya çıktığında laiklikle ilgili bağlantıları ortaya çıkacaktır. Üniversiteler üzerindeki etkisi büyük olacak. Başka kararlarla da meclisin yetki alanına girebilmişlerdir.”

“Yeni bir anayasa yapacağınız zaman daha geniş bir kitle ile tartışma ortamından geçmeniz gerekiyor. Farklı görüşlerin tamamını alacak ve tartışarak sonuca ulaşmak gerekecektir.

Prof. Dr. Ergun Özbudun: Kendisine yasaklanan bir yetkiyi kullanmıştır

''Anayasa mahkemesi 46 yıllık tarihinin en tartışmalı, zorlayan kararını vermiştir. 1982 anayasası döneminde bu ilktir. 1961 anayasasının bir metninde anayasa hükümlerini denetleyebileceği yönünde bir hüküm verdi. Yine dolambaçlığı yoluyla cumhuriyetin niteliklerini de kapsadığı yorumunu yaptı. Eleştirdik o zaman. Bunun üzerine 82 anayasası şekil denetiminin ne olduğunu da açıkladı. Teknik ve oylama çoğunluğuna ve iki kere görüşülüp görüşülmediği esasları Türkçe bilen herkes ‘sınırlıdır’ kelimesini anlamaktan aciz değildir.”

BU BİR YETKİ GASPIDIR
“Anayasanın hiç bir yerinde ne açık ne zımmi bir hüküm vardır. Anayasa Mahkemesi kendi anayasal yetkilerini aşmıştır. Şekil incelemesinin ne olduğu belidir. Esastan inceleme yapmıştır. Laiklik esasına uygun olup olmadığını incelemek apaçık bir esas incelemesidir. Anayasa Mahkemesi anayasanın kendisine açıkça yasakladığı bir yetkiyi kullanmıştır. Ben bunu yetki gaspı deyimiyle ifade ederim. Anayasanın üzerindeki meşruluk tartışmalara yeni bir gölge bırakacaktır. Yüce mahkeme yasama organının da yerine geçmiştir. Bundan sonra mahkemenin onayı olmadan hiçbir anayasa değişikliği yapılamaz. Bundan sonra kurucu iktidar anayasa mahkemesine tevdi edilmiştir. Ben başka bir yerde var mı bilmiyorum. Metnin esas alınması lazım. Teknik bir kusur ama öteki kusurların yanında küçük kalacak bir kusur.”

DÜNYADA BİR BENZERİ YOK
“Türban yasağı, örnek aldığımız Fransa’da bile yok. Eğer Türban ve Laiklik ayrılmaz iki konu ise biz hariç Avrupa ülkelerinin tümü teokratik gibi bir sonuç çıkar. Tamamen bireysel tercihi ilgilendiren bir konunun laikliğin zorunlu unsuru olacağı anlayabildiğim konular değil. Dünyada benzeri olmayan bir laiklik anlayışını getirmektedir.”

“MAHKEME ÜYELERİNİN NE TÜR BİR KARAR VEREBİLECEKLERİNİ GÖRDÜK”
“Hukuki açıdan bakarsanız ikisi bağımsız konulardır. Psikolojik açıdan bakarsanız kapatma davası bakımından da bir işarettir. Anayasa mahkemesinin yetkilerini kendi yorumuyla ne kadar genişletmeye yatkın olduğunu da gördük.”

SON SÖZÜ HALK SÖYLEYECEKTİR
“Kapatma davasının nasıl sonuçlanacağı çok önemli. AK Parti’nin TBM’deki çoğunluğu devam edecektir. Ara seçim mecburi hale de gelebilir. Bu bir test olacaktır. Toplumun meselelere nasıl baktığı konusunda, yeni bir parti kurulacaktır. O ara seçim, bir genel seçim haritayı büyük ölçüde belirleyecektir. Son sözü halk söyleyecektir. Demokraside başka türlü bir şey tasavvur etmek mümkün değil. Zorlayıcılara yarar değil, zarar getirecektir.”

 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 11:47

İLGİLİ HABERLER