Milli Takımlar patronu Fatih Terim, İsviçre kampında, hem rakibimizle 10 yıl önce yaptığımız maçı, hem de 1 gün kalan tarihi karşılaşmayı yorumladı.
Öncelikle sarı kart sınırından dolayı sıkıntılı olduğunu söyleyen Terim bu konudaki endişelerini dile getirdi, ardından da ilginç anekdotlar aktardı:
''''Düşünebiliyor musunuz, 12 tane kartımız var. Bu maçta kartlar havada uçuşursa yanarız. İsviçre tabii ki evinde oynuyor ve bu avantajı kullanacak. Hem kart görmemek için dikkat edeceksin, hem etmeyeceksin. Lüzumsuz karta kızarım. Ama eğer gördüğün kart taktik faul kartıysa, sorun yok. Ha eğer futbolcu, ''Ben gereğini yapmayayım kart görmemeyim de 2. maçta forma giyeyim'' düşüncesiyle hareket ederse zaten o futbolcu 2. maçta forma giyemez
''Geceleri bile konuştuk''
İsviçre''nin kasetleri geldiğinde tüm hocalarımız öyle bir mesai yaptık ki, tam 300 defa rakibimizi izledik. Şöyle kafamda bir hesap yapıyorum; toplam harcadığımız mesai tam 10 gün. Yani 240 saati buluyor. Teknik ekibimiz buldukları verileri 02.00''de arayıp yanıma gelerek anlattılar. Ben bu çalışmaya çok önem veriyorum. Hatta Danimarka maçını yukarıdan çektirdim. Çünkü pilot kamerada topsuz alandaki futbolcuyu görmüyorsun. Milano''ya gittiğimde de ''Yukarıdan çekiyor musunuz'' diye özel bir istekte bulundum. Geceleri lamba yaktırıp, pozisyon izledik.. Futbolculara bu pozisyonları anlatırken bu kamera işimi fazlasıyla görüyor. ''Bak gördün mü bu pozisyonda neredesin'' dediğimde, onlar da hep ''Ama...'' kelimesini kullanıyor
''Herkes keyif almalı''
Yıllardır yurt dışındaki maçlarda yanıma hep tercümanlar gelir. Halbuki biz İtalyanca, Fransızca, Almanca ve İngilizce konuşan bir teknik ekibe sahibiz. Hele son basın toplantısında tercümanı ben tercüme ettim... İsviçre maçının son taktik toplantısında futbolcularıma yapacağım konuşmayı tabii ki şimdiden düşünmedim. Taktiğin yanında bu kısa konuşma benini için çok önemli. Onlara hiç öyle ''70 milyon arkanızda. Vatan millet...'' edalarıyla dolu bir konuşma yapmıyorum. ''Oynayın, keyif alın ve eğlenin'' diyorum. Eğer bu maça milli dava olarak bakarsak, işte o zaman istediğimiz oyunu sahaya sergileyemeyiz. Ben ''Bu işi milli dava olmaktan çıkarın'' diyorum.
Bu maçın Pardon''u yok
10 yıl önceki İsviçre maçı bittiğinde kızım Merve ağlamış. Hatta gazetedeki resmi kesip odasına asmış... Bu maçın ''Pardon''u yok. Ama illa ki Avrupa Şampiyonası''na gidersek bir şey olur mu derseniz, olacaksa da Dünya Kupası''nda olsun. Eğer şimdi gidersek başarılı dönmek de önemli. Göreceksiniz, biz ölü toplarda İsviçre''den daha iyi oynayacağız. Herkes kazanır, herkes kaybeder bu mantığı anlamalıyız. Milli Takım''a seçtiğim oyuncunun standartı farklıdır. Volkan Schalke maçından sonra yediği golün ardından çok rahat. Çocuk hiç etkilenmiyor. Onda böyle ayrı bir özellik var.''''
(vatan)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:41