Elimde çekçekli bavulla bayır aşağı koşuyorum. Çekçek önemli. İçinde bir futbol topu ve üzerine imza atılabilecek çok sayıda ıvır zıvır var. Uzun tartışmalardan sonra imza attırabileceğim en güvenli şeyin top olduğuna karar verdik. ''''Bu topu Türkiye''den taşıdım buraya'''' şirinliğiyle beni kırmayacaklarına da eminim. Kafanız karışmış olabilir, baştan alayım.
Adidas''ın Predator Absolute modelinin lansmanı için Madrid''deyiz. Uçak geç indiği için elde bavul basın toplantısının yapıldığı Las Rozas tesislerine varıyoruz. Ve yine elde bavul basın toplantısına dalıyoruz. Manzara şöyle: David Beckham, Zinedine Zidane, Kaka, Alessandro Nesta, Raul Gonzales ve o anki futbol bilgimle tanımadığım onlarca futbolcu yan yana dizilmiş oturuyor. Fotoğraf makinesini kaptığım (ve bavulu bıraktığım) gibi yanlarına koşuyorum. Bütün gazeteciler Beckham''ın önüne üşüşmüş, ardı ardına deklanşöre basıyor. Diğer futbolcuların Beckham''ın gölgesinde kalmasını ''''içime sindiremiyor'''' ve tanımadıklarımı bile çekmeye başlıyorum.
Raul suratsız, Kaka çok şirin
Oradan ''''bayır aşağı koştuğum'''' sahaya alıyorlar bizi. İkişer takıma ayrılan futbolcular şut çekerek hünerlerini sergiliyor. Dağılacağımızı sandığım anda ise her nasılsa bir karambol oluyor ve Beckham''la burun buruna buluyorum kendimi. Evet, yakından da çok yakışıklıymış. Ve bir o kadar da alçak gönüllü. Önce gözünün içine birkaç kez flaş patlattıktan sonra topu uzatıyorum. İmzalıyor. Ama fotoğraf çekmemiz de gerek. ''''Birkaç dakika sonra geri döneceğim, söz'''' diyor, uzaklaşıyor. Ne yapalım, bu arada diğerleriyle yetineceğiz!
Yazılı basının soru sormasına başta izin verilmiyor. Her futbolcunun yanında ikişer ''''gardiyan'''', soru sormaya kalkıştığınızda sizi uyarıyor. Ben de imza ve fotoğraf işine girişiyorum. Önce Raul imzalıyor topu. Biraz suratsız, ''''Bu top Türkiye''den geldi'''' geyiğim bile onu gülümsetmiyor. Kaka''yı tanımlayabilecek tek kelime ''''şirin''''. Çok fazla PlayStation oynadığı için başparmaklarından ameliyat olan Nesta belli ki iyileşmiş; en azından kalemi rahat tutabiliyor! Zidane her zamanki gibi ''''cool''''. Yanına yaklaşmaya çekiniyorum. Ama ''''Zizou'''' da topu imzalıyor nihayetinde.
Beckham''ı ''''maymun ettiler''''
Derken ''''söz verdiği üzere'''' Beckham geri geliyor. Fotoğraf faslından sonra arkadaşım Emine için bir imza daha isteme yüzsüzlüğünü gösteriyorum. Yine kırmıyor, hatta Emine''nin ismini doğru yazmak için harfleri kodlattırıyor. Beckham sadece beni değil, kimseyi geri çevirmiyor. Bir Japon televizyonu ''''Japonca bir şeyler söyle'''' diye tutturuyor. Almanlar ayrı bir şey istiyor. ''''Beckham''''cık her söyleneni yapıyor. Maradona''nın ''''Maraba televole''''sinden farkı yok.
Nihayet gazeteciler için bir basın toplantısı daha yapılıyor. ''''Beckham''a bir soru sormanız gerekse ne sorardınız?'''' ''''Türkiye''den girsek konuya, acaba kompleksli mi algılanırız?'''' kaygısı derin. Ama baktık Almanı, İspanyolu kendi ülkesini soruyor, biz de sorduk Türk milli takımını, Türk futbolunu. Toplantı sonrası Kaka ile konuşurken bir gazetecinin gelip ''''Peki Avusturya ile ilgili ne biliyorsunuz? Viyana? Klasik müzik? Mozart belki?'''' diye çırpınması ise bu kompleksin lokal değil, global olduğunu anlamamızı sağladı.
Beckham''la gelişen arkadaşlığıma gelince... Adamı gün boyu sorularım ve imza taleplerimle taciz ettikten sonra yanımızdan geçerken selamını esirgemez oldu. Son olarak Türk milli takımı ile ilgili yorumlarını istedim. Yanındaki gardiyan ''''Artık soru yok'''' diyerek noktayı koyduı. Beckham ise yine aynı naiflikle ''''Çok özür dilerim'''' dedi. Olsun... Bu da yeter!
Beckham: ''''Maçlarda giydiğim her ayakkabıyı saklıyorum''''
Türkiye İsviçre''yi geçerse Dünya Kupası''nda rakibimiz olabilir. Ve çok zor bir maç olur.
Yaşlanınca da futbolla iç içe yaşayacağım. Bir ay sonra Londra''da ve Los Angeles''ta futbol akademilerim açılacak. Orada çocuklara futbol öğreteceğiz. Şu anda beni en çok heyecanlandıran bu.
UNICEF''in iyi niyet elçisiyim. O da hayatımın önemli bir kısmını kaplayacak. Futbolu bırakınca oğullarımın büyümesini izlemek ve okullarla ilgilenmek istiyorum.
Maçlarda giydiğim bütün ayakkabıları saklıyorum. Zidane, Ronaldo ve bazı arkadaşlarıma birkaç çift vermişimdir.
Bir de müzayedeler aracılığıyla satıp gelirini hayır kurumlarına bağışlıyorum.
Evde binlerce ayakkabım var.
Manchester United''da benim eski formamı giyen Christiano Ronaldo yeni yetişen en başarılı futbolculardan biri.
7 numaralı formayı çok önemli futbolcular giydi şimdiye kadar. Ronaldo da kesinlikle formanın hakkını veriyor.
''''Ayakkabılar en çok Zidane''a yakışıyor''''
Predator''ın tasarımcısı Robert Cook, üretimi bir yıl süren ayakkabı için Adidas''ın dört yıldır yeni teknolojiler üzerinde çalıştığını söylüyor. Cook yeni Predator''ı şöyle anlatıyor: ''''Ayakkabıyı her yıl geliştirmemiz gerekiyor. Yeni Predator''da daha az parça kullanarak ayakkabının konforunu artırdık. PowerPulse teknolojisiyle kramponun ağırlık merkezi darbe noktasına daha da yaklaştı ve şut atılması kolaylaştı.'''' Cook büyük bir futbol hayranı. ''''Kendi yaptığım ayakkabılarla futbol oynamak bana en büyük tatmini yaşatıyor'''' diyor. Bir de onları dünyaca ünlü futbolcuların ayaklarında görmek. Predator''ları en çok yakıştırdığı isimse Zinedine Zidane.
Kaka: ''''Türkler Brezilya stili futbol oynuyor''''
Türkler Brezilya stili futbol oynuyor ve bunu da bizim (Brezilya milli takımı) aleyhimize kullanıyorlar. Türk milli takımında çok güçlü futbolcular var. Şimdikinden daha güçlü olabilirler.
23 Kasım''daki Fenerbahçe-AC Milan maçı zorlu geçeceğe benziyor. Mutlaka kazanmamız gerek.
Benimle aynı pozisyonlarda oynayan futbolcuları izlemeyi seviyorum. Onlardan yeni şeyler öğreniyorum. En çok da Zidane''dan.
En beğendiğim futbolcular Ronaldo, Robinho, Ronaldinho, Adriano, Maldini, Nesta ve Zidane.
Nesta: ''''Fenerbahçe çok başarılı ama kazanma şansımız yüksek''''
23 Kasım''daki Fenerbahçe maçı bizim için önemli. Bu Milan''ın Türkiye''deki ilk Şampiyonlar Ligi maçı olmayacak. Biliyoruz ki orada hangi takımla oynarsak oynayalım atmosfer hep çok ateşli oluyor. Ama böyle maçlara hazırlıklıyız. Fenerbahçe çok başarılı bir takım olsa bile kazanma şansımız çok yüksek.
Türk milli takımı çok başarılı bir takım ve 2006 Dünya Kupası''na rahatlıkla katılabilir aslında.
Şu andaki en iyi milli takım Brezilya çünkü çok başarılı oyuncuları var. Ama İngiltere de bayağı iyi. Yükselme grafiği gösteren takımsa Schevchenko gibi oyuncular sayesinde Ukrayna.
En beğendiğim oyuncular Maradona ve Van Basten.
(milliyet)
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:40