Gündem
  • 22.6.2012 00:40

Recai Kutan : Erbakan çağırınca Çevik Bir sus-pus oldu

28 Şubat en iyi planlanmış darbe. Psikolojik ortam iyi kollanmış bir hareket olduğunu vurgulayan Recai Kutan, "O dönemde en büyük sıkıntı Demirel'den geldi.Demirel askere karşı duramadı.Sürekli bize mektuplar yollayıp şunu şöyle bunu böyle yapın diye baskı kurdu." dedi.
Kutan, "Kurt-Kuzu Hikayesi” Benzetmesi Yaptı ve Ekledi: “Karar Verilmişti İlla ki Ben Seni Yiyeceğim"


Darbe Komisyonu’na konuşan Kutan, 28 Şubat sürecini tüm açıklığıyla anlattı. 

Darbeleri araştıran Meclis Komisyonu, bu kez, 28 Şubat postmodern darbesini yaşayan ve Necmettin Erbakan'la 60 yıldan fazla dava arkadaşlığı yapan Recai Kutan’ı dinledi.

Darbe komisyonunda tam 2 saat konuşan Kutan, çok önemli açıklamalarda ve tespitlerde bulundu.

Demokrasiyi kesintiye uğratan, halkın iradesine ket vurulan döneme ilişkin Recai Kutan, “28 Şubat tam bir ‘kurt-kuzu hikayesi” dedi ve ekledi: "28 Şubat'a karar verilmişti, 'illa ki ben seni yiyeceğim' deniliyordu" diye konuştu.

28 Şubat 1997'de Enerji Bakanlığı yapan Recai Kutan’ın Erbakan'la arkadaşlıkları 1947'ye kadar uzanıyor.

28 Şubat'ın ardından Fazilet ve Saadet Partisi'nin Genel Başkanlıklarını yaptı. Kutan, Meclis Darbe komisyonuna 15 yıl öncesinin olaylarını tüm açıklığıyla anlattı.

“Erbakan Ordu Hakkında Tek Söz Söyletmedi”

Kutan, “Erbakan Hoca bizi rahatsız edecek kadar orduya tek söz söyletmezdi. 'Bunları yapanlar içlerindeki cuntacılar' derdi. Orduyla ilişkilerinde çok hassas ve dikkatliydi" diye konuştu.

“Kurt-Kuzu Hikayesi” Benzetmesi Yaptı ve Ekledi: “Karar Verilmişti İlla ki Ben Seni Yiyeceğim"

Recai Kutan, dönemin Genelkurmay 2'nci Başkanı Çevik Bir ile ilgili bir olay da anlattı:

" ‘Askerin ihtiyacı olan parayı vermiyorlar’ derdi. Erbakan da bir gün Çevik Bir ile Maliye Bakanı Abdüllatif Şener'i çağırdı. Şener tek tek belgeleri gösterdi. Çevik bir cevap bulamadı. Yani kurt-kuzu hikayesi, karar verilmiş, illa ki ben seni yiyeceğim"

“Demirel, Ordu’nun Karşısında Duramadı”

Kutan, askerlerin Refah-Yol hükümetine karşı tavırlı olduklarını, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de buna karşı durmadığını söylüyor.

Kutan, bu konuda, "Protokolde sık sık askerlerle bir araya gelirdim. Çoğunda peşin hüküm ve hemen ortaya çıkan antipati vardı. Demirel 'şu tedbirleri alın' diye Erbakan'a mektuplar gönderiyordu. Askerlerin hareketlerine karşı durmuyordu" şeklinde konuştu.

Çok Konuşulan O İftar Yemeğiyle İlgili de Konuştu

Başbakanlık Konutu'ndaki iftar yemeği görüntüsü postmodern darbenin dayanaklarından biriydi. Kutan, bu yemekle ilgili ise şunları söyledi:

" ‘Tarikat şeyhlerine yemek verildi’ dendi, yanlış. Davet edilenler diyanet mensupları idi. İstanbul'dan gelen muhterem Mahmut Efendi resmi imamdı. Kendine has kıyafetiyle geldi. Yine kurt-kuzu olayı."

Kutan’dan Askerlerle İlgili İlginç Tespitler

Askerlerle ilgili ilginç tespitlerde bulunan Recai Kutan,”Askerlerin yetişme tarzı bu. ‘Türkiye'yi ancak siz kurtarırsınız, her biriniz birer Atatürk'sünüz’ telkini yapılıyor" dedi.

“28 Şubat Çok Farklı Bir Darbe”

82 yaşındaki Recai Kutan'a göre 28 Şubat çok farklı bir darbe. Kutan bu görüşünü şu sözlerle dile getirdi:

"28 Şubat en iyi planlanmış darbe. Psikolojik ortam iyi kollanmış. Toplum mühendisliği tabiri ilk defa o zaman ortaya çıktı. Çok insan kötü niyetle değil ama ikna oldu. İstifa eden bakanlardan Yıldırım Aktuna daha sonra Genelkurmay Başkanı Karadayı'ya 'seni de bizi de gaza getirdiler' dedi"

2 saatten fazla süren açıklamalarını anlamlı bir mesajla bitiren Kutan, “Çok açık ve net olarak darbe ihtimali görmüyorum. Artık darbe yapanlar külahlarını önlerine koyacaklar" diye konuştu.

Dönemin Meclis Başkanı Kalemli: “Karadayı İyi Niyetli Telkinlerde Bulunuyordu”

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu, dönemin Meclis Başkanı Mustafa Kalemli'yi de dinledi.

Kalemli'ye göre, dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı kendisine iyi niyetli telkinlerde bulunuyordu.

Mustafa Kalemli, "Orduya yasalarla verilmiş görevler vardır. Laiklik en hassas konularımızdan biridir. Batı Çalışma Grubu hakkında daha dikkatli cümleler kurulmalıdır. ‘Orduda tahammül sınırına gelenler var’ diyordu" şeklinde konuştu.

“TSK İç Hizmet Kanununun 35. Maddesi Etkili Olmuş Olabilir”

Darbelere dayanak oluşturan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'daki 35'inci maddenin askerleri etkilemiş olabileceğini ifade eden Kalemli, şöyle konuştu:

“Tahmin ederim, ordu içinden, komuta kademesinden 'şöyle, böyle yapılsın' deniyordu. Sanırım hükümet orduyu gerektiği şekilde dinlemiyordu. Siyasetten rol kaptığını görmedim, duymadım. Hükümet üstü değil, daha iyi diyalog kurma telaşından ileri geliyor."

“En Kötü Sivil İdare En İyi Askeri İdareden İyidir”

Mustafa Kalemli de sözlerini "En kötü sivil idare, en iyi askeri idareden iyidir" diyerek bitirdi.
 

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 17:12

İLGİLİ HABERLER