Gündem
  • 22.1.2004 00:48

REZALET!.. İSTANBUL'DA 10 BİN DOMUZ ORTADAN KAYBOLDU, KIYMADA AT VE DOMUZ ETİ BULUNDU

İzmir'de yiyenlerin trişinozis hastalığına yakalandığı çiğ köftelerin analizinden korkutucu sonuçlar ortaya çıktı. Çiğ köftede kullanılan malzemeye sığır, at ve domuz eti karıştırıldığı anlaşıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı, ''Trişinellozis'' hastalığı ile ilgili, Tıp Fakültesi Hastanesi'nin İzmir'deki tüm vakalara hakim durumda olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Emin Alıcı, yaptığı açıklamada, Merkezi İtalya'nın başkenti Roma'da bulunan ''Uluslararası Trişinelloz Merkezi''nin İzmir'deki vakalarla ilgili tanıyı doğruladığını ve 39 ülkeden verilerin değerlendirildiği bu merkezle sürekli iletişim halinde bulunduklarını belirtti. Prof. Dr. Emin Alıcı, ilk andan itibaren İtalya'daki merkezle bağlantıların sürdüğünü bildirdiği açıklamasında, şunları kaydetti: ''Hastanemiz, İzmir'deki tüm vakalara hakim durumda. Hastalıkla ilgili özel bir birim kurduk. Bilgi ve teknolojik donanımımızı hızla tamamladık. Laboratuvarlarımız, bilgisayar sistemlerimiz de dahil olmak üzere şu anda her türlü donanıma sahibiz. Gereken tüm tedbirleri alıyoruz.'' Rektör Alıcı, İzmir Valiliği ile koordineli olduklarını ve kamuoyuna yönelik ilgilendirmelerin de süreceğini ifade etti. Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü'nce yapılan et ve kıyma tahlillerinin sonuçları açıklandı. 2004 yılının ilk 15 gününde 2 bin 275 müessesenin denetlendiğini belirten Kıdak, alınan kıyma numunelerinde sığır etine at ve domuz eti karıştırıldığı, sucuk numunelerindeyse sığır eti yanında domuz eti de bulunduğu sonucuna ulaşıldığını bildirdi. Şu ana kadar İzmir'deki hastanelere trişinellozis şüphesiyle 285 hastanın başvurduğunu kaydedilerek, bunlardan alınan kan ve kas biyopsi örneklerinin sonuçlarının, yurtiçi ve yurtdışı laboratuvarlarda değerlendirildiği, bazı vakalarda kesin tanı konduğunu belirtildi. DANIŞMA HATTI KURULDU Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hastanesi'nde, ''Trişinellozis Danışma Hattı'' kuruldu. İzmir Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, İzmir'de çiğ ya da az pişmiş domuz etinden bulaşan ''Trişinellozis'' hastalığının belirtilerinin görüldüğü vakaların 40'a ulaşmasının ardından, vatandaşları bu hastalık hakkında bilgilendirmek amacıyla ''Trişinellozis Danışma Hattı'' kuruldu. DEÜ Hastanesi'nde kurulan Danışma Hattı'na başvuranlara uzman hekimler tarafından bilgi verilecek. ''Trişinellozis Danışma Hattı''nın (412 58 58) numaralı telefonuna 24 saat süreyle ulaşılıp, bilgi alınabilecek. İSTANBUL'DA İstanbul Gaziosmanpaşa Hacımaşlı Köyü'ndeki domuz çiftliğinde, İl Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla İstanbul Sağlık ve Çevre müdürlükleri tarafından denetim yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Çevre Müdürlüğü yetkilileri, Tarım İl Müdürlüğü'nce dün kesimhanesi mühürlenen Hacımaşlı Köyü Domuzdere mevkiindeki Fomar Gıda Üretim ve Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne ait domuz çiftliğine geldi. İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Mehmet Zeki Kaplan, dün Tarım İl Müdürlüğü'nce yapılan denetimlerde bin 126 olarak belirlenen domuz sayısının, kendilerine daha önce 5 bin olarak beyan edildiğini söyledi. Domuzların yılda 2 kez doğum yaptığını hatırlatan Kaplan, bu domuzların kontrolsüz olarak kesildiğini ve nerelere dağıtıldığının belli olmadığını ifade etti. İl Sağlık Müdürlüğü Gıda, Kontrol ve Çevre Sağlığı Şube Müdürü İrfan Yılmaz da, domuz çiftliğinin çevreyi ve suyu kirlettiğini dile getirdi. Çiftliğin koşullarının hayvan kesimine uygun olmadığını anlatan Yılmaz, soğuk hava depolarının bile yeni inşa edilmekte olduğunu ifadeetti. Domuz çiftliğinin, atıklarını, İstanbullular'a içme suyu temin eden Sazlıdere Barajı'na su boşaltan Türkköse Deresi'ne bıraktığının tespit edildiğini kaydeden Yılmaz, İSKİ gerekli arıtımı yaptığı için İstanbullular'ın içme suyu konusunda telaşlanmamaları gerektiğini söyledi. Yılmaz, buna karşın derede tutulan balıkların, buradan su içen hayvanların ya da bu sularla sulama yapılan tarım alanlarının çeşitli hastalıklara neden olabileceğini bildirdi. Bu arada, işçiler de çiftlikte her gün 10-15 domuzun kesildiğini, ancak nerelere dağıtıldığını bilmediklerini söyledi. ÇİĞ KÖFTE SATAN İŞYERLERİ DENETLENDİ Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Yusuf Ziya Yıldırım, ''Kimsenin paniğe kapılmasına gerek yok, vatandaşlarımız güvendikleri yerlerden çiğ köfte alıp yiyebilirler'' dedi. İzmir'de çiğ köfteciden aldıkları ürünleri tüketenlerde trişinellozis hastalığına rastlanmasının ardından, Gaziantep'te de Sağlık İl Müdürlüğü Çevre Sağlığı görevlileri, açıkta ve tezgahlarda çiğ köfte satışı yapan işyerlerini denetledi. İncelemede ekipler 3 işyerinin hijyen kurallarına uygun çalışmadıklarını tespit ederek, uyarıda bulundu. Denetimlerin ardından açıklama yapan Sağlık İl Müdürü Dr. Yıldırım, Türkiye'de çiğ köftenin en çok tüketildiği illerin başını Gaziantep'in çektiğini, İzmir'de başlayan tartışmalar sonrasında Gaziantepli çiğ köfte satıcılarına yönelik bir denetim yapmak istediklerini söyledi. İlde gerek işyerlerinde gerekse de evlerde çiğ köftenin sadece koyun etinden yapıldığını, ilde zaten domuz etinin satılmadığını kaydeden Dr. Yıldırım, şöyle konuştu: ''İlimizde domuz yetiştiriciliği ve domuz eti de bulunmadığı için vatandaşlarımızın paniğe kapılmalarına gerek yok. Vatandaşlar temiz, hijyenik, kaliteli et ve malzeme kullanan güvendikleri işyerlerinden çiğ köfte alıp yiyebilirler.'' ÇİĞ ET SAKINCALI Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Ayaz, çiğ et tüketilmesinin parazit hastalıkları yönünden risk taşıdığını bildirdi. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Celal Ayaz, Trichinella Spiralis'in domuz etini çiğ yiyen ülkelerde sık rastlanan bir parazit hastalığı olduğunu, domuz dışında bu parazitin çok ender olarak ayı ve köpek gibi hayvanlarda da bulunabildiğini hatırlattı. Hastalığın insanlara domuz etinden ağız yoluyla bulaştığını, 1-2 haftalık kuluçka süresinden sonra iki dönemde seyrettiğini anlatan Ayaz, şöyle dedi: ''Birinci dönem karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, iştahsızlık gibi barsak şikayetleriyle başlar. Ağır vakalarda ateş olur. İkinci dönem bundan ortalama 7-10 gün sonra, çeşitli organlara ait şikayetlerle ortaya çıkar. Bunlar ateş ve diğer enfeksiyon bulgusu belirtileri göz ve yüzde çeşitli kızarıklıklar ve şişlik olabilir. Ağır hastalarda göz içinde kanama ve göz felcini andıran göz hareketlerinde azalma olabilir. Kaslar ağrılı ve şiştir. Solunum kaslarını tutarsa, hasta da nefes darlığına neden olur. Hastaların çoğunda deride kızarıklıklar olur. Parazit beyin, akciğer ve kalp gibihayati organlara da yerleşebilir'' Ayaz, bölgede özellikle çiğ köfte tüketiminin yoğun olması nedeniyle kullanılan etin kaynağının iyi bilinmesi gerektiğine de işaret ederek, şöyle devam etti: ''Çiğ köfte de kullanılan sığır ve koyun etiyle bu parazit bulaşmaz. Fakat diğer barsak parazitlerinin bulaşması mümkündür. Bu nedenle çiğ et yenilmesi her zaman parazit hastalıkları yönünden risk taşır. Bazı parazitler anne karnındaki bebeğe de geçebilir.'' ETİN TÜM AŞAMALARI DENETLENMELİ Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Fulya Taşangil Aydın, ''Eğer çiftlikten sofraya gelene kadar etin tüm aşamalarını denetleyemezsek, sağlıklı ürün tüketemeyiz'' dedi. Aydın, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Bursa Veteriner Hekimler Odası ve Yerel Gündem 21 tarafından düzenlenen ''Halk Sağlığıİçin Sağlıklı Et ve Et Ürünleri'' konulu panelde, Türkiye'de, et hijyeni konusunda yaşanan sorunların aşılması için çiftlikten sofraya hijyen anlayışının yerleşmesi gerektiğini söyledi. Hayvanlarda, verimi artırmak için, hatalı ve bilinçsizce kullanılan ilaçların ette bıraktığı kalıntıların, tüketicilerde bakteriyel, viral hastalıklar, kanser ve hormonal sorunlara neden olabildiğini anlatan Aydın, veteriner hekim kontrolünde yetkili mezbaha ve kombinalarda kesilmesi halinde hiçbir sorun yaşanmayacağınıbelirtti. Aydın, Türkiye'de kaçak kesimlerin çok yaygın olduğunu savunarak, bu tür kesimlerde elde edilen etlerin bütün denetimlerden yoksun olarak piyasaya sürüldüğünü ve bu durumun beraberinde halk sağlığı sorunlarını da getirebildiğini vurguladı. Hayvanlardan insanlara geçen çok sayıda hastalık olduğunu ve kaçakkesimlerin önlenmesi gerektiğini vurgulayan Aydın, kaçak kesilen etlerin tüketiciye ulaşıncaya kadar yol denetimlerinde yakalanması, kasap ve marketlerin denetlenmesi ve cezaların sıkı şekilde uygulanması gerektiğini dile getirdi. Aydın, İzmir'de yaşanan ''Trişinellozis'' vakasına da değinerek, şöyle konuştu: ''İl Sağlık Müdürlüğü çiğ köfteleri toplattı, bunları satan dükkanları kapattı, ama aslında yapılması gereken, o domuz etinin kasap dükkanına gelmesinin önlenmesiydi. Gerçek çözüm ordaydı. Bu olayda kasap da suçlu, kasaba eti satan kişi de. Eğer çiftlikten sofraya gelene kadar etin tüm aşamalarını denetleyemezsek, sağlıklı ürün tüketemeyiz. Et satan yerlerin çok iyi denetlenmesi şarttır. Bu konudaki kanunlar gerektiği gibi uygulanırsa, sorun kalmayacağını düşünüyorum.'' Uludağ Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel İrgil ise hasta hayvanlardan insanlara salmonella, stafilakok, e-coli ve brusella gibi bakterilerle şarbon, kuduz ve deli dana hastalıklarının geçebildiğine dikkati çekerek, bu durumun toplum sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:29

İLGİLİ HABERLER