SABANCI: ABDULLAH GÜL'LE İLGİLİ ENDİŞEM YOK
Türkiye'nin ikinci büyük iş grubu olan Sabancı Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, demokrasinin kural ve kurumlarıyla işlediğini belirterek, "Meclis'teki tablo çok umut verici. Türk parlamenter sistemi başarıyla çalışıyor. Süreç gayet iyi gidiyor. Bir hafta sonra yeni cumhurbaşkanı seçiliyor." dedi. Güler Sabancı ve Üst Yönetici (CEO) Ahmet Dördüncü, gazetelerin ekonomi editörleriyle gerçekleştirdiği sohbet toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Sabancı, Abdullah Gül'ün adaylığı konusunda kamuoyunda dile getirilen laiklik ve rejim endişelerine yönelik soru üzerine, "Ben böyle düşünmüyorum, endişem yok." ifadesini kullandı. Sabancı, "Türkiye'de demokrasi, kuralları ve kurumlarıyla işliyor. Basın yazıyor, her şey tartışılıyor. Güzel, demokratik bir ortamdayız. Bence her şey bitti, yeni cumhurbaşkanı bir hafta içinde seçilecek, 10 gün sonra yeni bir hükümet var.'' diye konuştu.
Türkiye'nin başarılı bir erken seçim yaptığını, katılımın fevkalade iyi olduğunu belirten Sabancı, halkın istikrardan yana oy kullandığını vurguladı. Seçimlerle Türkiye'nin çok önemli 5 yıl kazandığını dile getiren Sabancı, "Bu bir fırsattır. Geçen 4,5 yılda makroekonomik alanda başarılı olundu. Kişi başına milli gelir 5 bin doları geçti. Önümüzdeki 5 yılı da aynı şekilde başarılı götürürsek 10 bin doları aşacaktır. 5 yılın sonu gelmeden bu rakam yakalanabilir." şeklinde konuştu. Son seçimde halkın AB sürecine de vize verdiğini söyleyen başarılı işkadınına göre, yeni hükümet öncelikli olarak bu süreci yeniden heyecanlandırmalı. AB sürecinde bekleyemeyecek işler var.
ABD'de mortgage fonlarıyla birlikte başlayan global dalgalanmaya da işaret eden Sabancı, kur ve Borsa'nın dalgalanmadan biraz etkilendiğini; ancak Türk ekonomisinin genelinin etkilenmediğini dile getirdi. "Ne YTL darlığı ne döviz darlığı var. 'İlaç verilsin, piyasaya destek verilsin' şeklinde ihtiyaç yok." ifadesini kullanan Sabancı, dalgalanmanın yavaş yavaş durulacağını öngördü. Sabancı'ya göre, son haftalardaki küresel dalgalanmadan 200-250 milyar dolarlık subprime (yüksek riskli) mortgage piyasası etkilendi, ancak bunun dünyanın finansal işlem hacmi içinde büyük bir yeri yok. Aşırı borçlanarak yatırımlar yapan özel sermaye ve hedge fon şirketleri açısından bir denetim mekanizması olması gerekiyor. Reel piyasalarda seçimden kaynaklanan 'bekle-gör' döneminin artık bittiğini düşünen Sabancı, piyasaların bir an önce tekrar büyümeye açılacağını savundu.
Beş ana iş grubunda büyüyeceğiz
Sabancı Grubu'nun hedeflerine ilişkin açıklamalar da yapan Güler Sabancı, enerji, finans, perakende, çimento ve otomotiv ile lastik olmak üzere 5 ana iş grubuna odaklanacaklarını dile getirdi. Bu iş kollarında büyüyeceklerini ve önlerine çıkan fırsatları değerlendireceklerini belirten Sabancı, BİM'e sattıkları Gıdasa'yı kastederek, "Yolda bazı çıkmalar yapıyoruz. Yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu. Holdingin portföy dağılımının finans ve finans dışında dengeli olmasını istediklerini anlatan Sabancı, önümüzdeki süreçte bankacılığın büyüyeceği, Türkiye'de bu büyümeden Akbank'ın liderliğini koruyarak devam ettireceğini öngördüklerini vurguladı. Holdingin portföyü şu anda yüzde 60 finans ve finansal hizmetler, yüzde 40 finans dışı şeklinde. Kârlılıkta ise yüzde 70'i finanstan geliyor. Sabancı, bunu öncelikle yüzde 50-50 gibi dengeli bir duruma getirmek istediklerini, daha sonra da finans dışının katkısının daha da artmasını planladıklarını ifade etti. Enerjide yaşananların sektörde dağıtım özelleştirmelerinin yanı sıra üretimin de özelleştirilmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden Sabancı, nükleer enerjinin gecikmeden bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini aktardı. 2015'e kadar 5 bin megavatlık iki fazdan oluşan 6 milyar dolar civarında enerji projelerinin söz konusu olduğunu bildirdi.
Holdingin Üst Yöneticisi Ahmed Dördüncü ise yılın ilk altı ayında enerjiye 500 milyon dolar civarında para harcadıklarını açıkladı. Güney Marmara'da Bandırma civarında satın aldıkları büyük bir arazi üzerine doğalgaz ile çalışacak termik santral yapmayı planladıklarını kaydeden Dördüncü, enerjide iki fazdan oluşan projenin birinci fazının 2 bin 500 megavatlık olduğunu ve yaklaşık 2 milyar dolarlık bir yatırım gerektirdiğini anlattı. Yüzde 20'nin üzerinde pazar payına sahip oldukları çimentoda Türkiye dışında Karadeniz ve Doğu Akdeniz havzasında büyümeyi hedeflediklerini ve bölgede büyük bir oyuncu olmak istediklerini vurgulayan Dördüncü, sigorta sektöründe Aviva ile ortaklığın yüzde 25 ile bir anda pazar liderliğini getirdiğini söyledi. Bu yılın 6 ayında ciroda yüzde 20'lik büyümenin gerçekleştiğini belirten üst yönetici, yıl sonunda da yüzde 20'nin üzerinde büyüme beklediklerini dile getirdi.
Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 16:41