SADDAM'IN TERCÜMANINDAN ŞOK SÖZLER: ONUN MEGALO-MANYAK DÜRTÜLERİ VARDI
Saddam'ın yanından hiç ayırmadığı 15 yıllık tercümanı Saman Abdul Mecid'in Fransa'da çıkardığı kitap yoğun ilgi gördü.
'Yönetime çok yakın olmama rağmen elimi hiç kana bulamadım. Profesyoneldim, tek amacım ülkeme en iyi şekilde hizmet edebilmekti' diyor 15 yıl boyunca Saddam Hüseyin'in cümlelerini dilden dile çeviren Saman Abdul Mecid.
Fransa'da geçtiğimiz günlerde yayımlanan kitabı 'Saddam Yılları' ile Irak'ın dününe, bugününe ve diktatörün bilinmeyen yönlerine ışık tutan Mecid, yönetimden yana olmayan ama yine de 'Saddam'ın emirlerine alışmış' milyonlarca Iraklı'nın prototipi sanki.
Mecid, Saddam'ın nasıl biri olduğunu şöyle özetliyor:
Başkan'ın çift kişiliği benim için her zaman çözülmeyen bir bilmece olmuştur. Sürekli bir zıtlıkta yaşıyordum: Uluslararası basının 'canavar' olarak tanıttığı, ülkesinde 'kanlı tiran' olarak adlandırılan adam ve benim yanımdaki kibar, düşünceli, bonkör ve espritüel Başkan.
Kendisini 'apolitik' olarak nitelendiren Mecid yıllar boyunca çevirilerinde tıpkı bir teknisyen gibi çalışmış. Mecid, çevirdiği cümlelerin içeriğiyle ilgilenmediğini söylese de kitabında eski yönetime dair eleştirilerine de yer veriyor:
Saddam diktatördü ama kararları tek başına almazdı, yanındakilere danışırdı. Ne var ki yarattığı korku ortamı yüzünden etrafında soytarı ordusu oluştu, uzmanların hiçbiri fikrini söylemedi ve sorunlar zamanla çözülmez bir hal aldı.
Kitabında Saddam'ı 'sağı solu belli olmayan' biri olarak tanıtan Mecid, 'Üçüncü dünya ülkeleri liderlerine milyonlarca dolar para bağışı yapan, yabancı devlet başkanlarını kabul ettiğinde eşlerine hediyeler sunan kişiyle; 1993'te, sırf onur meselesi yüzünden Bill Clinton'ın elçisine kendini ağırdan satan kişi aynıydı. Sanıyordu ki Clinton yalvarmaya devam edecek. Saddam'ın bazen kendi yarattığı bir dünyada yaşadığını düşünürdüm' diyor.
Mecid'in kitabında 'Kendi dünyasında yaşayan diktatöre dair daha pek çok şey öğreniyoruz: Devrik diktatörün edebiyata olan merakı, yazma denemeleri ve başarısız bulunsa da yerel gazetelerde 'muhteşem yeteneğin son eseri' şeklinde tanıtılan ve sadece 'Yazar' imzalı tarihi romanları... 'Onda insanlığı yeniden yaratma arzusu vardı, kendisini Tanrı gibi görürdü, megalo-manyak dürtülerini yüksek tavanlı kocaman binalar yaparak tatmin ederdi' diye açıklıyor çevirmeni onu... Kitaptaki bir olayda da Saddam askerlerin geçit töreninde yeri milyonlarca dolar fotokopileriyle kaplamak istiyor. Fakat dolarlar üzerindeki Tanrı kelimesi kafasını karıştırıyor. God ve Allah aynı anlama mı geliyor? Evet. Ama Saddam, yine de dolarları yere serdiriyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:01