SAKAT ÇOCUK DOĞUMUNA, ''YILDIZ FORMÜLÜ'' YÖNTEMİYLE SON...
BAHİR YILDIRIM
ADANA - Araştırmacı Osman Yıldız, Türkiye'nin büyük sorunu olan sakat çocuk doğumlarının, geliştirdiği bir program ile yüzde 100 önlenebileceğini savunuyor.
Yıldız'ın ''Yıldız Formülü'' adını verdiği program, kadının ilk adet saati ile devam eden aydaki adetin başlangıç saatleri arasındaki zamanı formüle ediyor. Program, sakat çocuk doğumu açısından riskli günü bularak, çiftleri ilişkiye girmemeleri konusunda uyarıyor.
İktisat Fakültesi mezunu olduğunu belirten Osman Yıldız, bir televizyon kanalında yayımlanan sakat çocuk doğumu ile ilgili programdan etkilenerek konu üzerine düşünmeye başladığını söylüyor. 1997 yılında bir hastane ile işbirliği sonucu aile planlamasına dönük program geliştirdiğini ve bu programın 27 binden fazla aile tarafından halen kullanılmakta olduğunu anlatan Yıldız, ''İlişkiye girilmesi veya girilmemesi gereken günleri tavsiye eden programla ilgili şimdiye kadar hiçbir şikayet gelmeyince, sakat çocuk doğumlarının önemli kısmının, ilişki günüyle doğrudan alakalı olduğu sonucuna vardım. Bu safhadan sonra ise bunun formülünü geliştirdim'' diyor. Osman Yıldız, program için işbirliği yaptığı hastanenin, araştırma sonuçlarını, çeşitli baskılar yüzünden açıklamaktan vazgeçtiğini de öne sürüyor.
''BİLİM DIŞI'' PROJEYE ABD İLGİSİ
Yıldız, akraba evliliği kaynaklı sakat çocuk doğumlarını bile önlediğini ileri sürdüğü formülü ise şöyle açıklıyor:
''Sakat Çocuk Saati (SÇS) hesaplanacak anne adayının, adet başlangıç saati ile devam eden ayda başlayan ikinci adet başlama saati not alınacak. Örnek olarak 10 Ocak 2003 saat 07.35'de adeti başlayan bayanın, 6 Şubat 2003 saat 19.10'da ikinci adeti başlamış olsun. Bu bayanın adet saati 659 saat 35 dakikadır. Dakika saate yuvarlanırsa 660 saat. SÇS=660-365= 295. İkinci adet başlangıç saatine 295 ilave edilirse 19 Şubat 2003 saat 02.10'dur. Bu saat, sakat çocuk doğumu için en riskli saattir. Bu andan geriye ve ileriye doğru en az 24 saat uzaklaşmakla risk de ortadan kalkar. Uzaklaşma oranına bağlı olarak bu devam eder.''
Başvurduğu Meclis Başkanlığı, Başbakanlık ve Sağlık Bakanlığı gibi resmi kurumlarla büyük şirketlerin, projesini 'bilim dışı' diye nitelendirdiğini ve işbirliğine yanaşmadığını vurgulayan Osman Yıldız, ''ABD'den ise bir üniversite, konuyla yakından ilgilenip, kendilerinden önce başka yerde açıklamamam kaydıyla işbirliği teklif ettiler. Benim önceliğim ülkemdir. Tıpta devrim anlamına gelen bu tezin doğruluğu, Türkiye'de hemen hemen sıfır maliyet ile ispat edilebilecekken, bilerek veya bilmeyerek savsaklanıyor. Oysa, ABD'deki ilgili üniversite, konuyu araştırmaya başladı bile. Ülkemin geleceği adına büyük üzüntü duyuyorum'' diye yakınıyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:32