KAYNAK : Haber Vitrini
ANKARA- Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, emeklilik öncesi, başkanı olduğu Yargıtay’a, hakimlere, cumhuriyet savcılarına ve mevcut hukuk sistemine sert eleştiriler yöneltti.
Eleştirilerden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu da nasibini aldı. Bu hafta sonu emekliye ayrılacak olan Selçuk, Yargıtay dergisinin son sayısında yayınlanan makalesinde Türkiye’nin bir adalet bunalımı yaşadığına dikkat çekti. Hukuk alanında yaşanan sorunların yasalardan çok uygulamadan kaynaklandığını belirten Selçuk, 34 sayfalık yazısında yapılan yanlış uygulamalara özetle şu somut örnekleri verdi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Susurluk kararına itiraz ederken “Susurluk davası temiz toplum özleminin simgesi haline gelmiştir.” şeklinde itirazda bulundu. Gerekçenin bu bölümüne katılmak olanaksızdır. Çünkü yargı sokağın beklentisine göre değil, hukukun soğukkanlı mantığına göre karar verir.
İstanbul’da bir banka soygununda banka güvenlik görevlisinin iki kişiyi öldürmesi olayında kovuşturmanın savcılıkça başlatıldığı gün, emekli savcılar, ceza hukuku uzmanı bilim adamları ve emniyet müdürleri yorum yaptı, demeç verdi. Hukuk bilincinin geliştiği ciddi bir toplumda bu tür hafifliklere rastlanmaz.
Anayasa’da sözleşmelerden doğan borçlarda hapis cezasının kaldırılması yönünde yapılan değişiklik nedeniyle Yargıtay’ın yeni yasal düzenlemeyi bekleme yönünde aldığı karar yanlıştı. Ceza yargılamasında ileride çıkacak bir yasal düzenlemeyi bekleme kararının verilmesi düşünülemez.
Sorunların oylanması konusunda yanlış bir uygulama yapılıyor. Yanlış oylamalar sonucunda ölüm cezalarını içeren kararlar bile veriliyor. Sokrates’i yargılayan yargıçlar oylamayı bu günün yargıçlarından daha iyi biliyorlardı.
Emsal karar kavramı yanlış algılanıyor. Türkiye’de Yargıtay yılda 400 bin karar veriyor. Bunun yaklaşık 200 bin kadarı ‘bozma’ kararı olmasına rağmen ‘emsal karar’ diye algılanıyor. Bu nedenlerle emsal kararlar, birbirleriyle sık sık çelişiyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:09