Ekonomi
  • 11.8.2003 09:25

SAYEMİZDE 'HORTUM' BM LİTERATÜRÜNE GİRDİ

Son üç yılda el konulan ve sahipleri tarafından hortumlanan 20 banka yüzünden 25 milyar dolar fatura ile karşı karşıya kalan Türkiye, ''özel sektörde zimmet'' suçunu uluslararası yolsuzluk suçları arasına sokturmayı başardı. Bugüne kadar tüm dünyada sadece kamudaki zimmet yolsuzluk sayılırken artık özel sektör zimmet suçu da yolsuzluk suçu olacak. Bir buçuk yıldır Avusturya'nın Viyana kentinde yapılan oturumların altıncısı cuma günü tamamlandı. 190 ülkesinin katıldığı ''Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Yolsuzluğa Karşı Mücadele Sözleşmesi'' görüşmeleri katılan Türkiye heyetinden Başbakanlık Teftiş Kurulu Başmüfettişi Bülent Tarhan'ın önerisiyle ''Özel sektörde zimmet'' başlıklı madde mali skandallarla sallanan ABD ve Japonya başta olmak üzere birçok ülkenin desteğiyle sözleşmeye ve uluslararası hukuk terminolojisine girdi. Bugüne kadar tüm dünyada ''zimmet'' suçu yalnızca devlet - kamuyla ilişkilendirilirken, bundan böyle özel sektörde zimmet yolsuzluk suçu sayılacak. Yurtdışında da rahat yok Türkiye'nin teklifi Uluslararası Yolsuzluğa Karşı Mücadele Sözleşmesi'nin 32'inci maddesinde yer alacak. 2002 yılının mart ayından bu yana hazırlıkları süren sözleşmenin son durumu ile ilgili BM Viyana Bölümü Başkanı Antonio Maria Costa bugün (pazartesi) bir basın toplantısı ile açıklama yapacak. Aralık ayında da Meksika'da sözleşmenin imza konferansı gerçekleştirilecek. Böylece tüm dünyada artık banka hortumlayanlar ''zimmet'' suçundan yargılanabilecek. Böylece sözleşme gereği yurtdışına çıkarılan paralar ile suçlular ülkelerine iade edilecek. Türkiye görüşmelere, Aydın Şahinbaş Baskanlığında, Başbakanlık Teftiş Kurulu Başmüfettişi Bülent Tarhan, Viyana BM Daimi Temsilciliği Hukuk Müşaviri Tufan Hobek, Emniyet Genel Müdürlüğü'nden Ufuk Rafet Önder ve Hakan Kırmacı'ndan oluşan bir heyetle katıldı. Batılı ülkeler paraları vermek istemiyor Bazı batılı ülkeler anayasalarını gerekçe göstererek bazı suçların yolsuzluk suçu olarak kabul edilmemesini istiyor. Toplantılarda, genellikle sırdaş bankacılığın merkezi olan İsviçre yanında bazı ülkeler bu konuda başı çekerken, paraların iadesi konusunda çekimser davrandı. Türkiye'nin de aralarında olduğu bir grup ülke ise bazı suçların seçimli olmasını isteklerine olumlu yaklaşırken, bunun karşılığında adli yardımlaşmanın karara bağlanmasını istedi. Türkiye'nin önerisine Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin destegini aldı ve gayrı resmi çalısma grubunun başkanlığına Türkiye getirildi. Toplantıda, Türkiye'nin önerisi şöyle oldu: ''Bir ülke herhangi bir fiili yolsuzluk suçu olarak kabul etmeyebilir; ama suç kabul eden ülkenin adli yardım taleplerini, ve bu arada, suçluların ve kaçırılan suç gelirlerinin iadesi taleplerini kabul etmelidir.'' milliyet Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:29

İLGİLİ HABERLER