Gündem
  • 30.5.2002 14:23

ŞEHİT AİLELERİNDEN BAHÇELİ'YE AĞIR SUÇLAMA: "DEVLET BAHÇELİ YA ATTIĞI İMZADAN PİŞMAN OLMUŞTUR YA DA SİYASİ RANTI TERCİH ETMİŞTİR"

KAYNAK : Haber Vitrini MEHMET CANITATLI İSTANBUL- Abdullah Öcalan Davasında şehit ailelerinin avukatlığını üstlenen Kastamonu Barosu avukatlarından Mehdi Keskin, koalisyonu oluşturan üç liderin idamı konusunda Meclis'in yetkisini gasbettiklerini söyledi. İdam tartışmaları konusunda İHA'nın sorularını cevaplandıran Mehdi Keskin, kesinleşmiş bir yargı kararının geciktirilmesinin cezai sorumluluğu beraberinde getirdiğini dile getirdi. Keskin, "1999'da Abdullah Öcalan'a vatana ihanetten idam kararı verilmişti.Temyize giden karar kesinleşti. Ölüm cezalarının yerine getirilmesine Anayasamıza göre TBMM karar vereceği için dosyanın Meclise gönderilmesi gerekiyordu. Kesinleşen karar ve dava dosyası normal olarak Yargıtay'dan hükümete, hükümetten de Meclise ulaştırılır. TBMM idam kararının yerine getirilmesi konusunda dilediği gibi karar verebilir. Buna kimsenin diyeceği olamaz. Ancak, Başbakan Bülent Ecevit, yardımcısı Devlet Bahçeli ve koalisyonun küçük ortağı Mesut Yılmaz bir toplantı yaptılar. Toplantı sonunda biz Abdullah Öcalan dosyasını Meclise göndermiyoruz. Başbakan'ın çekmecesine kilitliyoruz. Halbuki Anayasamızın 138. Maddesi'nde kesinleşen yargı kararlarının geciktirilemeyeceği hükmü vardır. Bir mahkeme kararının elde tutulması elde tutanlar yani geciktirenler için cezai sorumluluğu bile gerektirir" dedi. TCK'nın 240. Maddesi'ndeki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu hatırlatan Keskin, "Bu suç üç lider için de söz konusudur. Eğer bu karar TBMM'ye gönderilseydi, Meclis ya gündemine geç alabilirdi ya idam kararı yerine getirilsin kararı çıkardı ya da müebbet hapse karar verilebilirdi. Ancak Anayasanın 6. Maddesi'ne göre, hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasa'dan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz. Buna rağmen koalisyonu oluşturan üç lider TBMM'nin yetkisini gasbetmişlerdir" diye konuştu. Dosyanın Başbakanlıkta tutulmasına gerekçe olarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) yürütmeyi durdurma kararı gösterildiğini belirten Mehdi Keskin, "Halbuki bu mahkemenin yetkisi Meclisimizce kabul edilerek konu iç hukukumuzun bir parçası olmuş ise de, Anayasa'nın üzerinde bir norm değildir.Sadece bir kanun gücündedir. Nasıl ki kanun ile anayasa çatıştığında anayasanın uygulanması öncelik taşırsa burada da bir çatışma vardır. Anayasamızın 138. Maddesi yürürlükten kalkmadığına göre, onun uygulanması şarttır.İdam cezasının kaldırılmasının gündemde olduğuna göre,her ne şartta olursa olsun kanunların yerine getirilmesi gerekir. Bütün vatandaşlar hakkında kanunlar nasıl uygulanıyor ise Abdullah Öcalan hakkında da kanunlar değişinceye kadar aynen uygulanmalıdır" dedi. İdam konusunda Başbakan Yardımcısı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Çin'de yaptığı açıklamayı da değerlendiren Mehdi Keskin, "Sayın Bahçeli ya attığı imzadan pişman olmuştur ya da siyasi rantı tercih etmiştir. Bunlardan hangisi olursa olsun dosyanın Başbakanlıkta tutulmasına dair attığı imza ne kadar yanlış ise bu defa Meclise gönderilme isteği de o oranda doğrudur. Çünkü idamın kaldırılıp kaldırılmaması siyasi bir tercihtir" ifadelerini kullandı. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 17:01

İLGİLİ HABERLER