Gündem
  • 14.3.2012 13:41

Sivas katliamındaki kamu görevlilerini zıplatacak açıklama

İSTANBUL  - Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Bu katliam gibi (Madımak Oteli yangını) feci olayda kusuru bulunan veya kusurlu oldukları düşünülen kamu görevlileri hakkında bir soruşturma başlatılıp bunlarla ilgili bir yargılama yapılabilir'' dedi.
      Arınç, MÜSİAD 12. Ekonomi Basını Başarı Ödülleri töreninin ardından basın mensuplarının Sivas davasına ilişkin sorularını yanıtladı.
      Mahkemenin verdiği kararın mevcut sanıkların kamu görevlisi olmamasıyla ilgiliyse, burada yapılacak bir başka işlem daha bulunduğuna işaret eden Arınç, dün gazetelerde eski Sivas milletvekili ve o zaman iktidar ortağı olan Sosyal Demokrat Halkçı Parti'de görev sahibi olan Ziya Halis'in açıklamalarına dikkati çekti.
      Halis'in olaylar sırasında başta vali olmak üzere dönemin İçişleri Bakanının, Başbakanın, Başbakan Yardımcısının olayda ihmali olduğu kanaatini dile getirdiğini vurgulayan Arınç, 28 Şubat belgeselinde Mehmet Ali Birand'ın da, bu konuya ışık tutan bazı açıklamalar yaptığını söyledi.
      Arınç, ''Ben de biliyorum ki ne zaman Madımak olayı konuşulsa, 'dönemin Valisi ile Ankara'daki bürokratların olaya kayıtsız kaldıkları, Sivas'ta mevcut askeri olayları yatıştırmak üzere devreye sokmadıkları, olaya basit bir olay gözüyle baktıkları ve göz göre göre insanların otelde mahsur kalarak yakılmasına sebebiyet verdikleri' yolunda ciddi iddialar var. Madem ki mahkeme 'kamu görevlisi olsaydı yargılamaya devam ederdik' diyor, belki yıllar sonra olacak ama olayın bu boyutunun yeni bir sayfasını açması da mümkün'' dedi.
      Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları kaydetti:
     ''O da şudur; bu katliam gibi feci olayda kusuru bulunan veya kusurlu oldukları düşünülen kamu görevlileri hakkında bir soruşturma başlatılıp, bunlarla ilgili bir yargılama yapılabilir. Dönemin valisinden, içişleri bakanından, hükümetten, sorumlu kişilerden ve olay sırasında görüşmeler yapıldığı iddia edilen kişilerden, olaya kayıtsız kalanlardan, bu olayın sonuçlanmasında şu veya bu şekilde katkısı bulunanlardan, kimlerse, o kişiler hakkında soruşturma yapılarak asli fail olmasalar bile olaya dolaylı olarak sebebiyet verdiği iddia edilen kişilerin yargılanması da bence bu yargılamadan daha önemlidir.
      Savcılarımızın bu iddia üzerine bir soruşturma yapmasında ben şahsen fayda görüyorum. Bu olayda hayatını kaybedenlere tekrar Allah'tan rahmet diliyorum. Bu karar sebebiyle yargı siteminde bir arıza olduğu düşünülüyorsa Yargıtay'ın incelemesini müteakip bu konuda yeni bir yasal düzenleme yapılmasının da faydalı olacağına inanıyorum.''

11 işçinin yanarak ölümü

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Esenyurt'ta bir inşaat şantiyesinde çıkan yangında 11 kişinin hayatını kaybetmesine ilişkin, ''Dün sayın Başbakanımız da grup toplantısında ifade ettiler. Trilyonluk yatırımların yapıldığı, milyarlık harcamaların yapıldığı bir işyeri inşaatında insan hayatı bu kadar ucuz görülmemeli. İnsan hayatı her şeyden daha değerli. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda her firma, üzerine düşeni mutlaka yerine getirmek zorunda. Eğer yanıcı maddelerden basit çadırlarda insanlar barınmaya muhtaç edilmişse, bu bir insanlık suçudur'' dedi.
      Arınç, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) 12. Ekonomi Basını Başarı Ödülleri töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. 11 işçinin öldüğü çadır yangınına ilişkin bir soru üzerine Arınç, şunları söyledi:
      ''Dün sayın Başbakanımız da grup toplantısında ifade ettiler. Trilyonluk yatırımların yapıldığı, milyarlık harcamaların yapıldığı bir iş yeri inşaatında bir insan hayatı bu kadar ucuz görülmemeli. İnsan hayatı her şeyden daha değerli. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda her firma üzerine düşeni mutlaka yerine getirmek zorunda. Eğer yanıcı maddelerden basit çadırlarda insanlar barınmaya muhtaç edilmişse bu bir insanlık suçudur. En azından bu olay sebebiyle iş güvenliği konusunda, işverenlerin insan hayatına verdikleri değerler konusunda, işçilerimizin çok basit koşullar altında hayatlarını sürdürmeleri konusundaki tüm eksiklikler gözden geçirilmeli. Bu konuyla ilgili mevcut yasalardaki imkanlar işletilmeli, eksik geliyorsa da ne gerekiyorsa yapılmalı.
      Bence 236 milyon dolarlık olduğu iddia edilen inşaatın 10 tanesini bir araya getirip, 100 tanesiyle çarpsanız, orada vefat eden bir yurttaşımızdan daha kıymetli değil. Bu kardeşlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum.''
      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın CIA Başkanı ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine de Arınç, ''Diplomatik kuralların, protokol kurallarının nasıl ölçüldüğünü bilemem. Ama CIA, sadece ABD için değil, bütün dünyada dikkatle izlenen bir istihbarat örgütü. Türkiye bölgesel güvenlik açısından ülkemizi ziyaret eden böyle bir kurumun başında olan kişiyle en azından MİT Başkanının görüşmesi kadar, sayın Başbakan'ın da sormak istediği konular varsa kendilerini kabul etmesinde bence hiçbir sakınca yok' diye konuştu.
     
     -''En ağır hakaretlerin yapıldığı bir Meclis Türkiye'de olmamalı''-
    
     Zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılması konusuna ilişkin bir soru üzerine de Arınç, şunları kaydetti:
      ''Bu konu çok değerlendirildi. Yeni bir şey söylemek istemiyorum. Umarım 4+4+4 yeni eğitim sistemimizin parlamentodaki görüşmeleri sırasında muhalefet, yasayla ilgili olarak, yasanın daha mükemmel çıkmasıyla ilgili olarak, en azından uygun bulmuyorlarsa iç tüzük hükümleri gereğince engelleme haklarını kullanarak, parlamenterlik görevlerini yaparlar. İçtüzüğün içerisinde bağırıp çağırıp hakaret etmek yok. Kürsü işgali yok. Önerge verebilirler, konuşabilirler, içtüzüğün izin verdiği ölçüler içerisinde engelleme haklarını kullanabilirler.
      Ama bir kilogram ağırlığındaki bant kutusunun birisinin yüzüne fırlatılması, bir başkasının tekmelenmesi, öbürüne karşı dizinden vurulması, boğazına sarılması, havada uçuşan sözlere baktığımız zaman en ağır hakaretlerin yapıldığı bir Meclis, Türkiye'de olmamalı. Biz arkadaşlarımızın hangi yasa olursa olsun yasal haklarını kullanma noktasındaki özgürlüklerine olağanüstü bir ilgi ile bakarız. Bunların içinde hakaret, dövüş, birisini ortadan kaldırma teşebbüsü olmaz.''
 

Yargıtay Başkanı Kaynak: ''Yargı süreci daha devam ediyor''

 Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, Sivas Davası'nda 6 kişinin dosyasının zaman aşımına uğramasıyla ilgili, ''Yargı süreci daha devam ediyor'' dedi.
      Süleyman Demirel Üniversitesi'nin (SDÜ) davetlisi olarak Isparta'ya gelen Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, Isparta Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Yıldırım'ı ziyaret etti.
      Ziyarette konuşan Kaynak, Isparta'ya ilk kez geldiğini, Süleyman Demirel Üniversitesi'nde ''Hukuk Devleti ve Yargı Bağımsızlığı'' konulu konferansta konuşma yapacağını söyledi.
      Kaynak, gazetecilerin Sivas davasında 6 kişinin dosyasının zaman aşımına uğramasını hatırlatması üzerine, ''Bizim genel bir prensibimiz var. Görülmekte olan davalarla ilgili yorum yapmıyoruz. Zaman aşımı devam ediyor. Yargı süreci daha devam ediyor'' dedi.
      Ziyaret daha sonra basına kapalı devam etti.

 

Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 19:33

İLGİLİ HABERLER