ŞOK!.. 21 ŞUBAT KRİZ'İNDE YABANCI BANKALAR 7 MİLYAR DOLAR ALIM YAPMAK İSTEMİŞ
Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizinin yaşandığı Şubat 2001 krizini mercek altına alan Yolsuzluk Komisyonu, 19 - 21 Şubat tarihleri arasındaki dövize saldırının Merkez Bankası'nda 2 katrilyon 138 trilyon lira zarara neden olduğunu rapor etti. Üç günde Merkez Bankası rezervlerinde 5.2 milyar dolarlık azalma olduğu kaydedilen raporda, yedi yabancı bankanın Merkez Bankası'ndan net 1 milyar 750 milyon dolarlık döviz çektiği belirtildi.
TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu dalgalı kura geçiş ile ilgili ayrıntılı bir rapor hazırladı.
Aslan payı yabancılara
Krizin başladığı 19 Şubat'ta 20 Şubat valörlü bankaların 7.6 milyar dolarlık döviz satın almak için Merkez Bankası'na gittiği ancak bankalar 20 Şubat geldiğinde TL karşılıklarını yatıramadığı için sadece 1.6 milyar dolarlık döviz alabildiği belirtildi. 6.1 milyar dolarlık işlemin TL karşılığı getirilmediği için Merkez Bankası'nın iptal ettiği ancak bir yaptırıma tabi tutulmadığı kaydedilen raporda, üç günde 84 kuruluşa 5 milyar 188 milyon dolarlık döviz satışı yapıldığı belirtildi. Bu alımların yüzde 55'inin yedi yabancı bankaya ait olduğuna dikkat çekilen raporda, yerli bankaların 20 Şubat'ta 4.5 milyar dolarlık döviz talebine karşın nette döviz satıcısı konumunda kaldıkları kaydedildi. Rapora göre yabancı bankalar nette 1 milyar 750 milyon dolar aldı.
Raporda, bankaların aldığı dövizin yüzde 73'ünü müşterilerine aktardığı, ancak kimin için döviz alındığı konusunun ''ticari sır'' kavramına takıldığı ifade edildi.
Hazine'nin 21 Şubat'taki 4 katrilyonluk ödemesinin dövize yöneldiği kaydedilen raporda, Hazine'nin bu parayı karşılamak için Aria'nın lisans sözleşmesi için ödediği 2 milyon dolarlık taksidinin kullanıldığı bildirildi.
Raporun sonuç bölümünde ''Devlet Bakanı Recep Önal'ın dalgalı kura geçişteki gecikmeden sorumlu olduğu, oluşan kamu zararı ile ilgili olarak dönemin başbakanı ile başbakan yardımcılarının sorumluluklarının da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Kamuda batık 4.5 değil 15 katrilyon
Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu'nun raporunda, kamu bankalarının takibe aktarılan kredilerin anaparasının 4.5 katrilyon lira olduğu ancak faizli bakiyelerin dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre rakamın tahmini olarak 15 katrilyona ulaştığı kaydedildi.
Raporda kamu bankalarının usulsüz kredilerle zarara uğratıldığı belirtiliyor. 2001 sonu itibariyle 4.5 katrilyonluk takibe atılan kredinin 2.3 katrilyonunun Ziraat Bankası'na ait olduğu belirtilen raporda, 1.1'er katrilyonluk kısmının da Vakıfbank ile Halkbank'a ait olduğu ifade edilidi. Raporda, kredilerin çoğunun subjektif, siyasi ve bireysel ilişkiler çerçevesinde belli gruplara kullandırıldığı, Halkbank'ta takibe alınan kredilerin yüzde 81.8'inin 10 holdinge verildiği belirtiliyor.
'Sorunlu kredi veren aftan yararlandı'
Yolsuzluk Komisyonu raporunda, kamu bankalarında sorunlu kredileri kullandıran yöneticilerin aftan yararlanarak kurtulduğu, buna karşılık Fon'a devredilen bankalardaki yöneticilerin bu yasadan yararlanamadığı belirtildi.
Raporda, kamu bankalarının yöneticilerinin verdiği kredilere ilişkin olarak TCK'nın 230, 240, 508 ve 510. maddelerine göre değerlendirme yapıldığını TMSF'ye devredilen özel bankalarda ise aynı suçu işleyen yöneticilerin TCK 504/1 maddesine göre yargılandığı ifade ediliyor. Kamu bankalarındaki yöneticiler 4616 sayılı yasadaki erteleme yasası kapsamına girerek aftan yararlanırken TMSF'ye devredilen bankalardan suçlananların erteleme kapsamı dışında kaldığı bilgisine yer veriliyor.
İki günlük gecikme 2.1 katrilyona maloldu
- Kasım 2000 krizinde d''vize saldırı yabancı yatırımcılarla sınırlı kaldığı halde, Şubat 2001 krizinde yerli yatırımcılar '''zellikle bankalar' da devalüasyon beklentisiyle d''vize saldırdı. Bu saldırılar nedeniyle Merkez Bankası'nın d''viz rezervleri 19 - 21 Şubat arasında 5 milyar 188 milyon dolar eridi.
- Morgan Stanley, Merrill Lynch ve Goldman Sachs gibi yatırım kuruluşları kasım ve şubat krizleri ''ncesi Türkiye ekonomisi hakkında olumsuz beklentiler içeren rapor yayımlayarak krizi tetikledi.
- Krizin ortaya çıkış ve derinleşme sürecinde d''nemin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Recep ™nal pasif kaldı ve olayları izlemekle yetindi.
- İşlem yapmaya yetkili kuruluşlar Merkez Bankası'ndan 19 Şubat 2001'de, 20 Şubat val''rüyle 7.6 milyar dolar talep etti. Ancak 20 Şubat'ta bankalar talep ettikleri d''vizin sadece 1.5 milyar dolara denk gelen TL karşılığını bulabildi. Kalan 6.1 milyar dolar Merkez Bankası'na ya geri satıldı ya da işlemler iptal edildi. Yani bankalar alabileceklerinin beş katı d''viz talebinde bulundu.
- 19 - 21 Şubat arasındaki üç günde 84 kuruluşa 5 milyar 188 milyon dolarlık d''viz satışı yapıldı. Bunun yüzde 55'ini yedi yabancı banka aldı.
- Yerli bankalar ise 20 Şubat'ta 4 milyar 521.9 milyon dolarlık d''viz talep etti ancak 4 milyar 514 milyon dolarlık d''viz talebinin TL karşılığını yatıramadıkları için iptal oldu. Yerli bankaların 20 Şubat'ta alabildikleri d''viz miktarı 383.9 milyon dolarda kaldı. Ancak bu bankalar Merkez Bankası'na aynı tarihte 476.8 milyon dolarlık satış yaptı. Bir başka deyişle, yerli bankalar nette d''viz almadı aksine sattı.
- Yabancı bankalar ise 2.6 milyar dolarlık d''viz talep etti. Bu talebin 866 milyon doları iptal oldu. Nette Merkez Bankası'ndan 1 milyar 750 milyon dolarlık d''viz aldılar.
- D''nemin Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, konuyla ilgili olarak Yolsuzluk Komisyonu'ndaki ifadesinde krizin nedenini, ''Kendi kendini besleyen panik'' ile açıkladı.
- Raporun en çarpıcı y''nlerinden biri de, bankaların bu d''vizi müşterilerine aldıklarına ilişkin tespit oldu. Merkez Bankası'nın yaptığı çalışmaya g''re, bankalar aldığı d''vizin yüzde 73'ünü müşterilerine aynı gün aktardı. Kalan kısmı için bankaların pozisyonlarında kaldı. Ancak müşteriler ''ticari sır'' nedeniyle açıklanamadı.
- Bankaların TL karşılığı getirilmeyen d''vizlere ilişkin iptal ve geri satış işlemleri için hiçbir yaptırım uygulanmadı.
- Sıcak para için cazip bir ortam oluştu. 19 - 24 Şubat 2001 haftasında, yurtdışında yerleşik kişilerin Türkiye'deki bankalar nezdinde bulunan portf''yleri 13.7 milyar dolardan 7,3 milyar dolara düştü.
- 20 Şubat'ta düzenlenen bir ay vadeli bono ihalesinde net 1 katrilyon 847.7 trilyon liralık satış yapıldı ancak d''rdü piyasa yapıcısı 12 banka 694.5 trilyonluk bonoyu almadı. Piyasa yapıcısı olmayan sekiz bankanın 2 trilyona yakın teminatları Hazine'ye gelir kaydedilirken d''rt piyasa yapıcısı bankaya hiçbir yaptırım uygulanmadı. Bu bankalar bonoların bedelinin yatırılacağı 21 Şubat'ta Merkez Bankası'ndan toplam 1.2 milyar dolar d''viz aldı.
- D''nemin Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Süreyya Serdengeçti, parayı yatırmayan bankaların 700 trilyona yakın parayı bir gecede yüzde 11 net getiri (yıllık yüzde 4.018) sağlayan para piyasasında değerlendirdiğini s''yledi.
- Hazine, yatırılmayan 694 trilyon liralık bononun yarattığı finansman sorununu Merkez Bankası'na elde kalan kağıtları satarak karşıladı. Açık piyasa işlemi olarak tanımlanan bu alışverişin yasal bir dayanağı bulunmuyor.
- Hazine, 21 Şubat'taki toplam 4 katrilyonluk borç ''demesinin 1 katrilyon 150 trilyonunu bono ihalesinden, 700 trilyonunu Merkez Bankası'ndan 2 katrilyon 193 trilyon da Merkez Bankası'nda tuttuğu paradan karşıladı.
- Hazine, Merkez Bankası'ndan tuttuğu 2.2 katrilyon liraya yakın paranın kaynağı ise 13 Şubat'ta Hazine hesaplarına geçen Aria'nın lisans bedeli oldu.
- Bankalar 21 Şubat'ta bono geri ''demesinden aldığı parayla dolar hücum etti. 5.2 milyar dolarlık alımın 3 milyar 559 milyon doları 21 Şubat'ta yapılması da bunun g''stergesi oldu.
- Krizle ilgili Başbakan nezdinde yapılan toplantılara ait Bakanlar Kurulu Sekreterliği'ne, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü'ne, Hazine'ye, Merkez Bankası'na, Devlet Planlama Teşkilatı'na ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na yazı yazıldı ancak alınan yanıtlardan s''z konusu toplantılara ait herhangi bir tutanak bulunmadığı anlaşıldı.
- Ekonomi y''netimi, 19 - 21 Şubat arasında dalgalı kura geçiş kararını iki gün boyunca sürüncemede bırakarak bu süre içinde gerçekleşen d''viz satışları nedeniyle Merkez Bankası'nın 2 katrilyon 138 trilyon lira zarara uğrattı. Hükümetteki g''rev b''lüşümü nedeniyle d''nemin Devlet Bakanı Recep Önal bu zararda sorumludur.
- Ayrıca ortaya çıkan kamu zararı ile ilgili olarak d''nemin Başbakanı Bülent Ecevit ve yardımcılarının sorumluluklarının da değerlendirilmesi gerekiyor.
milliyet
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:25