ŞOK: İSPANYA'DA ASKERİ DARBENİN KIYISINDAN DÖNÜLMÜŞ!..
Sizin için araştırdım
Mehmet Ağar'la ilgili yazımın çıktığı gün, İspanya'ya gittiğimi öğrenen bir dostum, “Bask ve Katalan'larla ilgili son gelişmeleri nasıl olsa sorar öğrenirsin de, cevabını aramanı istediğim farklı bir sorum var” dedi telefonda. Sorusu şuymuş: “Washington'un Amerikan karşıtı iktidarlara ne yaptığını biliyoruz, Amerikan-karşıtı olan askerlere ne yapıyor?”
İtiraf edeyim, dostumun sorusu çok tuhaf geldi.
Stephen Kinzer New York Times'ı dört yıl boyunca Türkiye'de temsil etti. İstanbul'a çakılıp kalan muhabirlerden değildi Kinzer, etraftaki ülkeleri de komşu kapısı yapmıştı. Ülkesine döndüğünde İran Şahı Rıza Pehlevi'yi tahtından eden Musaddık'a karşı CIA tarafından düzenlenen darbeyi anlattığı 'All the Shah's Men' (Türkçesi: "Şah'ın Bütün Adamları", İletişim Yayınları) adlı kitabı yazınca hiç şaşırmadım. Beni şaşırtan sonraki kitabı oldu: 'Overthrow' (Darbe)...
'Darbe' kitabında, Washington müdahalesiyle devrilen hükümetlerin öykülerini anlatıyor Kinzer. 1893'te Havai ile başlayan 'darbeleri dış politikasının bir parçası olarak görme' alışkanlığını, ABD, en son Irak'ta Saddam'ı devirerek sürdürmekte. Tam 14 rejim veya hükümet darbesinde Washington'un parmağını tespit etmiş Kinzer...
“Biliyoruz” derken, Kinzer'in teker teker işlediği müdahaleleri kast ediyor dostum; iyi de “Washington Amerikan karşıtı askerlere ne yapıyor?” sorusu nereden çıktı?
Bu sıkıcı soruyu kafamda taşıdığım sırada, mihmandarımız, önünden geçmekte olduğumuz binanın Parlamento olduğunu hatırlatıp, “Hani bir yarbay basmıştı ya...” diye eklemesin mi? 1981'de, Yarbay Antonio Tejeros kendisine sâdık askerleri alarak Parlamento binasını basmıştı; elinde silâh sağa-sola emir yağdırırken çekilmiş hali belleğimde hâlâ tazedir...
“Dostuna sevgilerimi sun” dedi soruyu kendisine yöneltiğim İspanyol gazeteci; meğer Başbakan José Luis Rodriguez Zapatero'nun başı askerlerle fena halde dertteymiş... Bu yılın başlarında iki asker hükümetin Katalonya bölgesine dönük politikasını tasvip etmediğini ayrı ayrı açıklamış. Önce, José Mena Auado adlı general, “Katalan bölgesine yeni haklar verilirse askerî müdahale kaçınılmaz olur” demiş... Bir hafta sonra da, fevkalâde kötü şöhret sahibi Lejyonerler'in komutanı Yüzbaşı Roberto Gonzalez bir mektupla Başbakan Zapatero'yu uyarmış..
Önemli olan şu ayrıntı: Gonzalez mektubunu bilinen kanallardan göndermek yerine elden teslim etmek üzere birliğiyle birlikte Madrit'e gelme tehdidini de savurmuş... İspanyol gazeteci, “Lejyonerler'in Madrit'e en son yürüyüşü 1936 yılı ortalarındaydı; Gen. Francisco Franco'nun faşist isyanını desteklemek üzere yapmışlardı o yürüyüşü” diye ekledi. Gonzalez, hükümete meydan okuyan mektubunu elden teslim etmek yerine, darbe şakşakçısı sağcı bir gazetede yayınlatmayı yeğlemiş...
25 yıl önce Parlamento'yu basıp milletvekillerini rehin alan Yarbay Tejeros da aynı günlerde yine aynı sağcı gazeteye kendi şikâyetlerini içeren bir mektup göndermiş...
Kinzer'in gazetesi New York Times, askerlerin bu hareketlenmesinin hemen ardından, 24 Ocak 2006 tarihli başyazısını, İspanya'daki askerlerin huzursuzluğuna ayırmış. Başyazıdan şu ilginç satırları beraber okuyalım:
“Demokrasinin en temel ilkesi, subayların seçilmiş hükümetlerin meşruluğuna meydan okumaması ve parlamentoların aldığı kararları değiştirmek amacıyla birliklerini başkente doğru harekete geçirmekten söz etmemesidir. İspanya'da bu ay iki kez olan tam da bu. Ülkenin 20. yüzyıl tarihi göz önünde tutuluduğunda askerlerden gelen tehditleri ciddiye almamız gerekiyor. (..)
“İçsavaşın dehşetini ve arkasından gelen zâlim diktatörlüğü kolayca unutuyor insanlar. O kâbuslar da, ayrılıkçı akımlara karşı müsamahalı davrandığı için gayr-ı meşru saydıkları seçilmiş sol bir hükümete sağcı subayların isyanıyla başlamıştı.”
Peki de, huzursuzluklarını hareketlenerek dışa vuran askerlere ne olmuş İspanya'da?
Kara Kuvvetleri Komutanı olan Gen. Mena sekiz gün evinde göz hapsinde tutulduktan sonra emekli edilmiş. İspanyol Anayasası (m. 8), Silâhlı Kuvvetlere 'Ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma görevi' veriyormuş; ama bu arada sivil denetim de eksiksiz yerine getiriliyormuş... İspanya Silâhlı Kuvvetler Kanunu'nun 7. maddesi de, Silâhlı Kuvvetler'in 'siyasî görüşler karşısında taraf tutmamayla görevli olduğunu' âmir imiş... El Pais gazetesi, “Gen. Mena anayasayı bilmiyor; İspanyol Anayasası, ülke tehdit altına düştüğünde görevi Silâhlı Kuvvetlere değil, parlamento ve hükümete veriyor” diye yazmış...
İspanya'da hükümet bildiğini yapmaya devam ediyor