Spor
  • 24.1.2011 13:33

SPOR YAZARLARI YENİ GALATASARAY'I NASIL BULDU?

Türk Telekom Arena'da ilk lig maçına çıkan Galatasaray, fizik gücüne dayalı bir futbol sergileyen Sivasspor karşısında çok gol kaçırmasına rağmen 1-0 kazandığı maç ile spor yazarlarından temkinli ama olumlu yorumlar aldı

Ahmet Çakar (Sabah): Olumlu gelişmeler

Galatasaray adeta yeni bir takım olmuş. Öncelikle şunu söyleyelim ki, geçmiş yılların aksine takım daha disiplinli oynuyor, daha çok koşuyor, kaytaran da pek oyuncu yok. Bu evvelemirde olması gerekendi ve Hagi bunu başarmış. Çünkü ne kadar yıldız olursanız olun eğer mücadele edecek gücünüz yoksa Türkiye Ligi'nde başarılı olamazsınız. Aslında çağdaş futbolun oynandığı hemen hiçbir ülkede de başarılı olma şansınız yok. Gelelim yeni transferlere... Genel olarak başarılı buldum. Culio'dan başlayalım. Sol ayağı çok iyi. Oyun görüşü ve topa hakimiyeti gösterişli ama devamlılığı yok. Devamlılık kazandığında Galatasaray'a katkısı büyük olur. Kazım zaten yetenekleri belli olan ama özel yaşantısıyla ya da disiplinsizliği nedeniyle Fenerbahçe'den gönderilmiş bir futbolcu. Kim ne derse desin kendini futbola verdiğinde iyi futbolcu.

Ve Stancu... Verilen bonservis bedeli, yani 5 milyon Euro fazla görülebilir ama kumaşı çok iyi. Top kontrolü, vuruş tekniği ve sezgileriyle iyi bir golcü izlenimi verdi. Yekta için fazla bir şey söyleyemeyiz. Ama genel olarak baktığımızda Galatasaray dün gece çok daha iyi oynamasa da doğru yolda olduklarını düşünüyorum. Galatasaray geleceğe umutla bakabilir. Sahanın en iyisi tartışmasız Sabri'ydi. Golde de payı büyük oldu. Attığı pas, Barış'ın topu kontrolü ve Servet'in tarihe geçecek golü hazırlanış açısından mükemmeldi.

Mehmet Demirkol: Galatasaray’ın yetenek sorunu

Stadın açılması psikolojik bir eşikti. Bu aşıldı. Hem de, her ne kadar hoş bir olaylar zinciriyle olmasa da taraftar ayağa kalktı, silkindi, başka bir halet-i ruhiyeye büründü.
Tüm bu ruh halini Telekom Arena’da, stadın çimleri üzerindeki oyuncularda, hemen herkeste görmek mümkündü.
Daha çalışkan, daha istekli, daha arzulu bir takım mıydı? Hiç kuşkusuz.
Ancak sıkıcı bir gerçek de orada öylece duruyor: Galatasaray’ın bir yetenek sorunu var. Bunu, “Hagi gibi oyuncular yok” olarak algılamayın. Daha averaj bir durumdan bahsediyorum. Bir büyük takımın ortalama bir oyuncusunun sahip olması gereken seviyesinden.
Bu transfer döneminde de görüldüğü üzere bu, kısa vadede çözülebilecek bir problem değil.
Ancak takım becerisini ve ortak aklı maksimumda kullanmak mümkün. Servet’le bulunan gol buna şık bir örnek.
Yakın, adam adama savunma yapan bir rakip. Topa sahip olan adamı rahatsız etmeye odaklanmış Sivasspor’u, bir ekstra adamı ceza sahası içine yollayarak aşmak mümkün oldu. Yanlış görmediysem akın sırasında Servet’i ileri çıkması yönünde ‘dolduran’ bizzat Hagi. İki hızlı pas, boşa kale içine kaçan Servet... Ufak bir kaleci hatası ve gol...
Sivasspor’da 6 kişi adamını kovalarken elini, kolunu sallayarak gol attı Servet. Türk tipi savunmayı çözmenin temel yolunu böylece kullanmış oldular.
Ekstra adamlarınız olsa dahi, takım aklının dinç, açık fikirli ve yaratıcı olması şart. Galatasaray için maçı çözen buydu. Galatasaray’ı problemli bir takım yapan yetenek sorunu olduğu kadar ortak aklın içine düştüğü panik. Dün maçı çözen gol bir soğukkanlı akıl örneği. İşte takımları büyük yapan da budur.
Yoksa itiraf etmek lazım ki, sadece hücumda değil, sanılanın aksine kalede de değil, takımın hemen her yerinde Galatasaray isminin altında bir yetenek seviyesi var.
Yeni transferlere gelince:
Culio takıma uymamalı, takımı yönlendirmeli. İlk maçtaki ihtirasını dün göremedik.
Yekta çok fazla rolüne hapsolmuş gibiydi, daha girişken olmak zorunda. Çünkü onu Galatasaray’a getiren bu. Onun rolü yeni Hasan Şaş olmak. Yoksa hiç olmaz. Stancu için ise henüz erken...

Osman Tanburacı (Yeni Şafak): Tarih yazan Servet

Galatasaray'da son günlerde işler o kadar tersine gidiyor ki, bir gol belki çok şeyi değiştirecek. Takım kötü de oynamıyor. 'İyi oynuyor' demek de mümkün değil. Kanatlardan, ortadan her top rakip kale önünde. Gol 'geldi gelecek.' Top kale dibine süzülüyor, uçarak kafaya süzülen Kazım gol oluyor top yine aut. Bir Allah'ın kulu yok ki topa güzel vursun, tabelaya gol düşsün. İşe bakın bu kadar golcünün olduğu yerde sahanın iki tane topu kötü kullanan adamı Barış'la Servet Galatasaray'a 3 puanı getiriyor. Servet'in golü arka direkte kimsenin olmadığı bir yerde filelere takıldı.

Ahmet Çakır (Zaman): Hagi'nin takımı ortaya çıkıyor

'Cana'nın ölümüne oynaması, Servet'in de çılgın dalışlarından...'
Cim Bom, Hagi'nin istediği gibi bir takım olma yolunda.

Sahaya yüreğini koyan, oyundan hiç kopmadan sonuna kadar mücadele eden bir ekip geliyor. Ancak gol bölgesindeki beceri eksikliği hâlâ ciddi bir sorun. Üstelik rakibe maç boyunca verilen iki pozisyonun 'sahi, futbolda bunlar bile kaçabilir mi?' şeklinde oluşu da bir başka tatsızlıktı.

Bir başka yönüyle de çelişkiler takımı Galatasaray. Örneğin ilk 20 dakikada Servet ve Lorik Cana'nın oyuna sokmaya çalıştıkları her top, kendi kalelerine gol tehlikesi olarak geri döndü. Ancak maça damgasını vuran da bu ikisi oldu. Cana'nın ölümüne oynaması, Servet'in de çılgın dalışlarından birinin, golü hem de onun ayağından getirmesi elbette ki çok önemliydi.

Levent Tüzemen (Sabah): Arena cehennem olur

Galatasaraylı oyuncular iyi niyetle koşup mücadele ediyorlar ama birbirlerini yeterince tanımadıklarından ezbere pas oynayamadılar. Galatasaray, Sivas önünde çok etkiliydi, ilk yarıda 5 tane gol olabilecek net pozisyon buldu. Ancak her oyuncu pozisyonları bireysel beceriyle gole çevirmeye çalıştı. Bu durum futbolcuların bilinçaltına, "yeni statta ilk golü ben atayım" saplantısı ile yerleşmiş de olabilir. Bence yaşanan zaafların tek nedeni, sahadaki kadronun oyun içinde birbirini tanımamasının yarattığı acemilikti. Her oyuncu kendini öne çıkarmayı düşününce sık pas hatası ve top kayıpları yaşandı, kenar ortaları yerini bulmadı.

Gökmen Özdemir (Vatan): Protestosuz daha güzel

Takımı toparlamak epey zaman alacağa benziyor. G.Saray’ın yıllardır yerli futbolcuya yapmadığı yatırım bugün sarı-kırmızılılara sıkıntı olarak geri dönüyor. Hagi’nin takıma bir direnç kattığı doğru. Futbolcuları disipline soktuğu da doğru. Ama eldeki malzeme yaptığı doğruları net bir şekilde ortaya koymasını engelliyor. Top Culio’nun ayağına değmediği zaman eğer sahada Arda da yoksa sıkıntı doğuyor. Barış’la oyun kurmak imkânsız, Emre yetenekli ama şu an yetersiz, Hakan sol kanadı sakat bırakıyor ve Sabri istikrarsız. Böyle olunca da takım bir türlü ahengi yakalayamıyor.

Ayhan Akbin (FotoMaç): Kısmetli Servet

Galatasaray yeni stadındaki ilk maçın ilk yarısını ligin ilk devresindeki gibi çok kötü oynayarak geçirdi. İkinci devre karşılıklı gol pozisyonlarının olduğu ve Galatasaray'ın daha çok kazanmak istediği bir maç seyrettim.

Bu arada yeni stadın ilk golünü atmak Servet'e nasip oldu. Servet tarihe geçti. İzleyemeyenler için yeni transferlerin neler yaptığını anlatayım; Culio sol içte değildi, daha çok dışta ve kaleye uzak oynadı. Teknik kapasitesi yüksek, pas atar, gol attırır diye alınan oyuncunun çok daha fazlasını yapmasını isterdim. Yakta ilk devre sağda ikinci devre solda, etliye sütlüye karışmadan oynadı. İlk maçı, tanıdığım bir oyuncu. Biraz alışınca da daha faydalı olur. (...) Galatasaray'ın da önümüzdeki sezon iyi seçilmiş, alınmış olmak için alınan isimler değil de gerçekten Avrupa'da da herkes tarafından bilinen, futbol hayatının sonuna gelmemiş, herkesin imreneceği bir takım kurmasını diliyorum ve bekliyorum.

Alper Tunga Albayrak (Yeni Şafak): Motivasyon ve mücadele

Kazanılan üç puanın en büyük sebebi, yeni stad motivasyonu, istekli ve mücadele güvü yüksek takım ve rakip Sivas'ın güçsüzlüğüydü. Yani, Galatasaray yine çok ışık vermiyor. Umut veren tek nokta, takımda savaşçı oyuncu sayısının artması ve sakatlıktan dönecek yıldızların onlardan beklenen katkıyı sağlaması. Çünkü, şu görüntüyle Galatasaray, diri ama üretemeyen bir takım, ama Arda, Kewell, Baros ve Pino gibi isimlerin geri dönüşüyle, hücum gücü artacak ve daha tehtidkar bir takım haline gelecektir.
Mustafa Çulcu (FotoMaç): Hal ve gidiş iyi
Galatasaray, yeni stadının açılışında yaşanan olumsuz tablodan sonra ligin ikinci yarısına haklı bir galibiyetle başladı. Özellikle ikinci yarıda oynadığı futbol, önümüzdeki haftalar için sarıkırmızılı taraftara ümit verdi. Sahanın en verimli ve çalışkan adamı Sabri idi. Yekta, sanki uzun yıllardır Galatasaray'da oynuyormuşcasına rahat ve olumluydu. 58. dakikada oyuna giren Stancu, çok olumlu işler yaptı, Galatasaray'ın oyununu etkili hale getirdi. "Kedi" lakaplı Rumen futbolcu önümüzdeki haftalarda çok daha başarılı olacağının sinyallerdini verdi. Sivasspor yediği gole kadar temkinli ve disiplinliydi. Golden sonra açıldılar, daha çok hücum yaptılar ancak gol bulamadılar.
Kemal Özcanlı (Fotospor): Değişen Galatasaray ...

Dün akşam Ali Sami Yen Spor Kompleksi’nde ikinci yarının ilk maçıyla birlikte kimlik değiştiren bir Galatasaray gördüm. Cimbom, oyunun her bölgesinde pres yapan topa ve rakibe sert, agresif futbol oynayan bir yapı içindeydi. Hagi 4-5- 1 düzeninde başladığı maçın ilk yarısında üç defa sistem değiştirdi. Hakan Balta’nın orta sahaya kaymasıyla yeri geldi 3-6-1 oynadı bazen de Kazım’ı kanata çekip 3-7-0 düzeninde santrforsuz oynadı. Bu da gösteriyor ki bundan böyle sabit bir sistem içinde olmayacak Hagi. Defansta Lorik Cana-Servet ikisinin uyumu dikkat çekici. Orta sahada Barış her yere ayak basıyor. Yeni transfer Yekta kırk yıllık Galatasaraylı gibi. Kanatları özellikle de sol kanadı kademeli olarak Emre Çolak, Culio ve Hakan Balta ile çok iyi kullandı. Bunlar Sarı-Kırmızılıların ilk göze batan artıları. Ama bunun yanında gol sorunu çözülmüş değil. Defanstan topla çıkışlarda pas düzeni iyi işlemiyor. Bu kadar transfere rağmen halen oyunu yönlendirecek adam yok takımda. İlk yarı golsüz bittiğinde seyirci oynanan futboldan memnundu.


Evren Turhan (Fotomaç): Mazereti kalmadı

Ligdeki durumuna bakıldığında, iddiası yok denecek kadar az olan başka bir takım var mıdır ki? Böyle bir mabedi, hem de neredeyse tamamına yakınını dolduracak. Bu sarı-kırmızı renklere olan tutkudan başka bir şey değildir.

(...) Yeni transferler için "tam isabet" denilebilir. En azından artık elinde geniş bir kadro olan Hagi, mazaretsiz bir şekilde hazırlanarak, matematiksel umudu devam ettirip, taraftara güzel futbol izlettirmeli. Mekanı harcamamalı.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 22:26

İLGİLİ HABERLER