SPOR YAZARLARINDAN BEŞİKTAŞ YORUMLARI!..
KAZIM KANAT: BOBO-NOBRE OLMAZ!.. (SABAH)
Gecenin cevap arayan sorusunda varılan nokta şu; Ricardinho-Delgado yan yana oynar. Ama Bobo-Nobre yan yana oynamaz. İbrahim Üzülmez ile de olmaz; Üzülmezsiz de olmaz!..
Bütün bu soru-cevaplara Ertuğrul Sağlam 60. dakikada yeni bir yorum getirdi. Bobo-Delgado değişikliği ile tek santrfora (Nobre) geçti ve orta alanı üç top cambazına (Rico, Akın ve Delgado) bıraktı. Daha sonra Ali Tandoğan sağa geçti, Akın da yerini Özkan'a bıraktı. Yani Beşiktaş bir anda futbolun şov yönünü ön plana çıkardı. Bu büyük bir hataydı... İşte o anlarda kaleci Hakan Arıkan'ın inanılmaz kurtarışı maçın kaderini değiştirdi...
AHMET ÇAKAR: TAKIM OYUNU (SABAH)
Beşiktaş dün gece rakibine neredeyse tek pozisyon vermeden maç kazandı. Çağdaş futbol çok değişti. Artık göze hoş gelen oyundan çok futbolun temel ilkeleri önemli. Beşiktaş da bunu yapmaya çalışıyor. Tüm oyuncular, müthiş fedakarlık ve yardımlaşma içinde çok koşuyorlar. Alan daraltıyorlar, çabuk oynamaya çalışıyorlar ama bunların çoğunluğunu tam olarak yapamıyorlar. Çünkü hem uyum sorunu var hem de Beşiktaş'taki bir çok oyuncunun yetenekleri sınırlı. Yine de Türkiye'de çağdaş futbola uygun en iyi hücumcular Bobo ve Nobre, rakibe basıyorlar, defansı çıkartmıyorlar, sürekli hareket halindeler ve hava toplarında üstünler. Ama onların da yetenekleri sınırlı.
GÜRCAN BİLGİÇ: DEĞİŞİM SÜRÜYOR (SABAH)
Serdar Kurtuluş'un mükemmel ortasına, Bobo zamanlama ve teknik olarak o kadar güzel vurdu ki, Beşiktaş bu golle maçı da bitirdi, Konyaspor'u da...
Ertuğrul Sağlam'ın sezon başından beri istediklerini daha da ileri götürmeye çalışan bir takım oldular. Sabırlı ve ayağa oynuyorlar. Topu iyice kenara taşımadan orta atmıyorlar. Birbirlerine yakınlar ve yardımlaşıyorlar. Takım olarak istek kazanmışlar, elleri bellerinde kalmadan topun yönüne göre istikamet çiziyorlar...
İLKER ATEŞ: HOŞ GELDİN BEŞİKTAŞ (FOTOMAÇ)
Daha bu ligde ilk maç. Nerede eski Beşiktaş, nerede bu Beşiktaş? Sağdan soldan yağmur gibi orta geliyor. Peki bu kadar orta geliyor da niye bir golün üstüne çıkılmadı derseniz Bobo ve Nobre'nin eskiden kalma alışkanlıkla geçici bir tıkanıklıkları var. Tello sol bek oynuyor, kale önüne devamlı top gönderiyor. Hele Serdar Kurtuluş'u hiç sormayın. Sağ bek mi, sağ açık mı kestiremedim. O kulvarda her topu kovalıyor. Bir orta yaptı, tam Bobo'luk. Ne yapacak Bobo, elbette kafayı vuracak ve golü atacak. Onu yaptı. Kalede Hakan böyle giderse Rüştü'nün işi zor. Erken emekliye ayrılabilir. İbrahim Toraman'a bayıldım. Sezon başı en formda oyuncu o. Gökhan Zan hazırlık maçlarında pek oynamadığı için şimdilik tekliyor. Tello demek ki, sol açık olduğu kadar sol bek de oynayabiliyor.
... Beşiktaş'ın artık hem hocası, hem sonuna kadar yarışı sürdürecek adam gibi bir takımı var. Hoş geldin Beşiktaş.
TURGAY DEMİR: BU TAKIM FARKLI (FOTOMAÇ)
Bunca değişikliğe rağmen Beşiktaş'ta değişmeyen bazı şeyler var, o da şu; bu takım topun arkasında duruyor, oyununu rakibine kabul ettiriyor, kazanacağına inanıyor, inandırıyor, güven veriyor. Beşiktaş'ın genç teknik patronu Sağlam, ne yaptığını çok iyi biliyor ve cesur kararlar alıyor.
ERMAN TOROĞLU: PARALARI BÜYÜK (HÜRRİYET)
Dün gece İnönü Stadı'nda pozisyon yoktu. Gol de bir tane. Bahane hazır, sezonun başı. Bir sene bitecek o zaman da "Yok devenin başı" diyecekler. Düşünüyorum maçta ne yazarım diye fazla bir şey bulamıyorum. Bakın hep aynı kayığın içindeyiz. Ve bu işten ekmek parası kazanıyoruz. Ama maalesef kendi malımıza mundar diyoruz. Bir şeyler yapmamız lazım. Daha da önemlisi herkesi aptal, kendimizi akıllı sanmamamız lazım.
KORKUT GÖZE: SAĞLAM KADRO (HÜRRİYET)
Ertuğrul Hoca'nın elinde sağlam bir kadro var. 25 bıçkın delikanlıdan hiçbirinde giydiği forma sırıtmıyor...
Bu da Ertuğrul Sağlam'ı yüreklendiriyor. Ve her maça değişik bir kadro çıkarma kolaylığı getiriyor.
Dün gece de çarşamba'yı düşünerek Delgado ve Cisse'yi hiç çekinmeden kulübeye çekti. Belki de Zürih maçında oynatmayı planladığı Gökhan Zan'a rahatlıkla görev verdi.
Beşiktaş'ın artık isimlerle bir sorunu yok. Forma giyen her futbolcu koşarak ve savaşarak oynuyor. Kaytarmak gibi sığ bir davranışa kaçmıyor.
Ertuğrul Sağlam, Beşiktaş'ın başını ağrıtacak sorunların önemli bir bölümünü sezon başında çözdü. Arzulanan çizgiye ulaşmak ve özlenen Beşiktaş'ın sahne alması ise zamana kaldı...
Pırıltılar gördük / VATAN
Ligin ilk maçları büyük takımlar için hep zordur. Hafızam beni yanıltmıyor ise Beşiktaş son 5 sezondur ilk maçlarını dışarıda oynadı. Dün akşamki oyun önemliydi. Tabii iyi başlamak keyifli. Ama bu işin en büyük keyfi iyi bitirmekte. Ligde yol nasıl alınır onu şimdiden bilmek mümkün değil. Kırıntılar var, pırıltılar var, sinyaller var. Beşiktaş şu an çok çok iyi mi? İyi de ‘ben daha iyi olacağım’ vaadini veriyor. Kaleden başlayalım. Hakan tamamdır. 69. dakikada tek gol pozisyonu var, bir kaleci için en zor şey tek topta iki hamle yapmaktır. Bu kalecinin anlattığı vasıftır, kalitedir. Hem ilk pozisyonu hem ikincisini bir arada düşünebiliyorsan hem çabuksun hem iyi kalecisin. Rüştü benim bu ülkede en beğendiğim kaleci. Belki de gelmişin geçmişin en iyi kalecisi. Ama bu genç kaleci Rüştü’nün de yardımıyla Rüştü’yü geçecek.
Beşiktaş’ta İbrahim’den geçilmiyor. İbrahim kere İbrahim var. Ama birini, Akın olanını ayrı bir yere koyuyorum. Dün ondaki futbol oynama iştahını çok beğendim. İbrahim bu sene silkelenecek, tribünlerin çok sevdiği bu çocuk tribün sevgisini iade edecek. İnşallah aldanmam. Özenilecek bir İbrahim Akın bekliyorum, kendini acındıracak bir İbrahim görürsem kahrolurum. Toraman’la devam edelim. Futbolculuğunun olgunluk yaşına bastı. Eşleştiği iki oyuncu pozisyon hatası yapmaz ise, iyi refakat ederse Beşiktaş orta göbekten sıkıntı çekmez.
NOBRE TÜY DİKSİN!
Ben bu Nobre’nin iş ahlâkına hayranım. Sahanın ortasına kakasını yapsın, üstüne tüy bile diksin. Ben bu kadar yürekten oynayan bir santrfor az gördüm.
Bobo için ayrı bir paragraf açayım. Bu takımın gol yerindeki en önemli adamı. Hep söylediğimi tekrar edeyim. Hangi takımda oynarsa oynasın farketmez. O takım topu 18’e sokuyorsa bu da içeri sokuyor. Beşiktaş’ın santrfora ihtiyacı yok. İkisi iş görür. Acabası, ikisinin de çok kolay sakatlanmalarından; yoksa Ertuğrul niye santrfor istesin? Rico’nun ayağından ince işler çıktı. Geçmiş sezona göre rakipten de çok top çaldı, iyi mücadele etti. İyiye alamet.
İki antrenörün de soyadları Sağlam. İkisi de sağlam takımlar yapmışlar. Konya’yı da çok beğendim. Gole kadar çıkarken hiç top kaybetmediler, ilk kaybettiklerinde de gol yediler. İki takıma da verdikleri göz keyfi için teşekkürler. Hakem mi? Ne kazanan hakemle kazandı, ne kaybeden hakemle kaybetti.
Başlıksız.../MUSTAFA DENİZLİ
Beşiktaş'ın sistemi 4-3-1-2 olmalı. Ama bu sistemin iki vazgeçilmez oyuncusu Delgado ve Cisse'nin neden yedek kaldığını anlamak mümkün değil
Son 20 günde izlediğimiz iki Beşiktaş var... Süper Kupa ve Sheriff maçlarında 4-5-1, lige başlangıçta ise 4-3-1-2 sistemi vardı sahada. Beşiktaş'ın bu sene oynamak istediği sistem hangisi? Eğer 4-3-1-2 ise daha önce oynadığı üç maçta elinde futbolcu mu yoktu ki bu sistemden vazgeçti?
Hemen bir soru daha soralım. Hangisi doğru? İlki mi, dün akşam ki tercihi mi? Kadrosu itibariyle Beşiktaş'ın tercihi tartışmasız dün akşamki sistemi olmalı.
Ama gayet tabii bu sistemin iki vazgeçilmez adamı var. Bu vazgeçilmezlerin kulübede olmasını anlamak ise mümkün değil. Beşiktaş eğer 4-3-1-2'yi tercih edecekse en önemli adamlar Delgado ve Cisse'dir. Ama ikisi de ikinci yarıda görev yapma imkanı bulabiliyor. Beşiktaş bu adamların vazgeçilmez olduğunu ilerleyen haftalarda mutlaka görecektir.
Siyah-beyazlılar, daha önce dediğimiz 1-0 olsun bizim olsun düşüncesinden daha farklıydı ve daha farklı kazanabilirdi. Ama puan da kaybedebilirdi. Bunların ikisi de çok önemli değil. Önemli olan devamlılığın ne olacağı ve kimlerle olacağı. Beşiktaş bu sistem ve futbolcu tercihlerinde belki kalesinde zaman zaman tehlikeler yaşayacak. Fakat yaşadığı tehlikenin çok daha fazlasını rakip kalelerde yaşatacak. Futbolcu ve taraftarların rakip kalede daha fazla tehlike yaşatmayı tercih edecekleri ortada. O halde bunu iyi değerlendirmek lazım.
Takım çok iyi oynamasa da Ertuğrul'un düşüncesi doğru, ama tercihleri bana göre yanlıştı. Her şeye rağmen Beşiktaş üç puanla lige başladı. Bu keyifli bir başlangıçtır. Fakat bir şeyi unutmaması gerekiyor. Beşiktaş sağ kanadını ofansif olarak ne kadar iyi kullanıyorsa defansif olarak da o kadar zaaflar içinde. Bu tahlilde belirleyici faktör Beşiktaş değil Konyaspor oldu. Konya gol atacağına, İstanbul'da puan alacağına inanan bir takım görüntüsü vermedi. Mücadele etmek, hedefe ulaşmak değildir. Konya'nın hücum sorunlarını çok acil bir şekilde masaya yatırması lazım ki ilerleyen haftalarda bunun sıkıntısını çekmesin.
Değişim etkileyebilir
Selçuk Dereli'nin fizik olarak iyi olduğunu söyleyebiliriz. Sadece oyunun son bölümünde Neca'ya yapılan harekette yüzde yüz yanlış bir değerlendirme yaptı. Türkiye'de hakemler maçların son bölümlerinde büyük takımların aleyhinde verecekleri kararlarda adil ve cesur davranamıyorlar.
Neticede Beşiktaş'tan farklı bir görüntü beklemiyorum. Hatta önümüzdeki 4-5 haftada da beklemiyorum. Bu süreçte kaybedilen puanlar ligin sonu itibariyle çok belirleyici olmayacak. Bu zaafiyetlerden istifade edecek bir takımı Türkiye çıkaracak mı? Esasında üç büyükler şu anda dördüncü, beşinci takıma müthiş bir davetiye çıkarıyorlar. O davetiyeyi kullanacak yürekte bir takım var mı? Beşinci, altıncı haftadan sonra bu analizleri iyi değerlendirmek lazım.
Sonuçta Fenerbahçe'nin yenilgisi ve Beşiktaş'ın galibiyeti lig için çok fazla bir şey ifade etmeyecektir. Çünkü son iki günün bu takımların gerçek görüntüsünün çok uzağında olduğu açık.
Beşiktaş'a bir şeyi daha hatırlatmak istiyorum. Kadro çok değişkenlik gösteriyor. Kadroda değişim olabilir. Ama bu değişiklik, futbolculardaki inancı etkilemeli. Oyuncular bu düşünceye kapılırlarsa bireysel performansları ve dolayısıyla takımın performansı olumsuz etkilenir. Takım oyunu bireylerin takım için düşünmesinden geçer. Bu sakın ola gözardı edilmemeli.
Sağlam kanatlar/ATİLLA GÖKÇE
Ertuğrul Sağlam'ın bu oyun anlayışındaki en önemli güvencesini elbette bu yıl yeni bir etkinlik ve işlerlik kazanan kanatlar oluşturuyor. Özellikle sağda iki Serdar (Kurtuluş ve Özkan) Beşiktaş'ın en dinamik, en üretken, en çalışkan oyuncuları...
Skoru kısır, felsefesi, pozisyonu ve heyecanı zengin bir oyun izledik.
Ertuğrul Sağlam, elindeki futbolcuları bir tür turnikeye sokup sırayla kullanıyor. Değiştirerek, farklı görevler yükleyerek, ikili ya da tek oynatarak...
Dünkü Konyaspor lig açılışına Cisse'yi ve Delgado'yu kulübede bekleterek Koray'lı tek ön libero, Bobo-Nobre'li çift santrforla başladı. Rizikoyu göze aldı... Cesaretini gösterdi... Kazanmak niyetini futbolcularına ve seyirciye açıkladı. Sağlam'ın bu oyun anlayışındaki en önemli güvencesini elbette bu yıl yeni bir etkinlik ve işlerlik kazanan kanatlar oluşturuyor. Özellikle sağda iki Serdar (Kurtuluş ve Özkan) Beşiktaş'ın en dinamik, en üretken, en çalışkan oyuncuları... Solda da Tello ve önündeki İbrahim Akın işbirliği yaparak hem savunmada hem ofansta arkadaşlarına güven verdiler.
Yepyeni bir ruh
Konyaspor El Saka'nın yönetimindeki savunmasıyla tatlı sert direnerek, alan kapatarak, kazandığı topları orta alandan Veysel ve Neca'ya çabuk çıkartarak maçta denge kurmak istedi. Zaman zaman bunu başardı da! Ne var ki, Beşiktaş'ın takımca sergilediği dayanışmayı, koşuyu, mücadele azmini, yardımlaşmayı ve etkili hücum niyetini aşamadılar.
Bobo yüzde 80 ücret zammından mı, yoksa değerinin anlaşılmasından mı bilemeyiz, inanılmaz iştahlı, topla sıcak ve kararlıydı. Nobre ile birlikte hem alan boşaltarak hem de rakip markajından sıyrılma çabası göstererek özlenen bir hücum ikilisi oluşturdular.
İlk yarıda Nobre'nin Serdar Özkan'ın ortasına yaptığı kafa vuruşunu Özden güçlükle kornere çelebildi. Sonrasında Serdar Kurtuluş'un yaptığı akıllı ortayı Bobo şık bir kafa vuruşuyla gole çevirince Beşiktaş rahatladı. Skoru koruma endişesi yerine fazlasını atmak ve yeni gol sevinçleri tatmak için tempoyu artırıp daha çok yüklendiler.
İkinci yarıda Bobo yerini Delgado'ya bırakmak zorunda kaldı. Ama Beşiktaş'ın o özlenen takım güzelliği ve hücum iştahı hiç azalmadı. Pozisyonlar, şutlar, birbirinden güzel oyunlar... Arada Konyaspor'u kaçırıp savunmada gedik de verdiler. O zaman da sahneye kaleci Hakan Arıkan çıktı. Tek gollü galibiyet Beşiktaş'a sıfır kayıpla ama golün ötesinde yepyeni bir ruh kazancıyla inanılmaz bir güven ve moral verdi.
Bu Sağlam duruş Zürih'te de tekrarlanır mı? Dileyelim, öyle olur!