Spor yazarlarından Süper Kupa yorumları
Turkcell Süper Kupa'nın sahibi Galatasaray oldu. Normal süresi 0-0 biten maçın uzatma dakikaları 1-1'lik beraberlikle tamamlandı. Penaltı vuruşlarında Beşiktaş hiç gol atamazken Galatasaray tüm vuruşlarda başarılı oldu ve kupayı müzesine götürdü. SABAH SPOR yazarları bu zorlu karşılaşmayı yorumladı.
Murat ÖZBOSTAN: Beşiktaş'a da Muslera lazım
Her iki takım için de önemli bir maçtı.. Bir yanda şampiyon Beşiktaş.. Sosa ve Gomez tartışmalarıyla geçirdiği sıkıntılı süreç.. Diğer yanda finallerin takımı Galatasaray.. Riekerink'in alacağı bir kupa daha sarı kırmızılı takımdaki bir çok olumsuz düşünceyi, beyaz sayfalara bırakacaktı. Bir kere Galatasaray şanslıydı, kalesinde Muslera gibi iyi bir kaleci vardı. Çünkü Muslera maç içinde 3 tane yüzde yüzlük gol kurtardı. Sonrasında penaltı kurtardı, maçı kurtardı ve kupayı Galatasaray'a getiren isim oldu. Beşiktaş kalesi için aynı şeyi diyemeyeceğiz.. Tolga iyi bir yedek kaleci olur, birinci kaleci olamaz.. Günler, haftalar, aylar geçmiş.. Beşiktaş takıldı kaldı Mario Gomez'in dudaklarından çıkacak bir karara.. Dün gece gördük ki Beşiktaş Gomez'i çok arar.. Normal sürenin bitmesine saniyeler kala Cenk'in vurduğu pozisyonda, topa Gomez vursa, Beşiktaş işi bitirir ve kupayı çoktan kaldırırdı.. Geçen sezon ki Beşiktaş'la alakası yok bu takımın.. Ofansif olarak gücü çok azalmış.. Şüphesiz ki bunda iki önemli isim yani Sosa ve Gomez'in olmaması önemli bir nedendi. Siyah beyazlı takımın kenarları da zayıflamıştı. Niye böyle bir finalde Adriano değil de Tosiç oynar.. Sosa olmayınca, Oğuzhan pas yapacak adam bulamadı. Bulamayınca, Beşiktaş çıkamadı, pozisyona giremedi. Oğuzhan hep geri vites yaptı. Bir de defans.. İşte Beşiktaş'ın kabusu olur bu sorun. Hadi bir golcü bulunamadı da bir stoper de mi bulunamadı. Şampiyonlar Ligi'ne Beşiktaş bu 11 ile çıkarsa mutlu sonuçlar alamaz. Acı çeker! Kartal'ın yan top zaafları vardı. Yediği golde de bu apaçık bir şekilde görüldü. Beşiktaş bir Gomez bulmalı, Beşiktaş kaleci bulmalı, Beşiktaş bir stoper bulmalı.. Galatasaray bu kadar çok eleştirildiği bir dönemde iki kupa birden aldı. Alkışlamak lazım.. Kupayla kapattığı sezonu kupayla açıyor.
Ahmet ÇAKAR: Büyük maçların takımı G.Saray
Galatasaray kötü de oynasa, maç genelinde oyun kontrolünü rakibe de verse, çok az pozisyon bile yakalasa bu tür maçları iyi oynuyor. Maçın geneline baktığımızda kontrol Beşiktaş'taydı. Özellikle pozisyonlara baktığımızda da Cenk'in kaçırdığı birkaç net gol pozisyonu var. Ama kupa Galatasaray'ın oldu.
Galatasaray, Bruma dışında hücum edemiyor. Daha doğru bir deyimle, Galatasaray hücuma kalktığında Bruma'nın sürati ile diğer oyuncuların sürati arasında inanmayacaksınız ama neredeyse iki kat fark var.
Durum böyle olunca da Galatasaray'da özellikle büyük bir ofansif dengesizlik hakim. Beşiktaş ideal kadrosundan en az 4-5 oyuncu eksik oynadı. Ama bence Beşiktaş'ın en büyük problemi santrfor.
Cenk asla kötü bir oyuncu değil. Ama başta Şampiyonlar Ligi, sonra da Süper Lig şampiyonluğu için Cenk ve Ömer Şişmanoğlu asla yeterli değiller. Bunu da dün gece çok net gördük. Cenk'in hem kalitesi hem de deneyimi büyük idealler için yeterli değil. Sakın Cenk bize bozulmasın. Onun kötü bir oyuncu olduğunu söylemiyorum ama Beşiktaş'ın hedefleri büyük.
İkinci yarıda da kontrol Beşiktaş'taydı. Galatasaray sadece savunmaya ve top kapmaya çalıştı. Kaptığı toplarla da Bruma ile çıkmak istedi ama Bruma atağa kalktığında müthiş komik bir görüntü oluştu... İleride sadece Bruma ve en az 15-20 metre arkasında ona yetişmeye ve hücuma katılmaya çalışan Galatasaraylılar.
Maç uzatmaya gitti. Uzatmada goller de hatalardan geldi. Duran topta Beşiktaş defansı yerleşim hatası yaptı, Necip kafayı vuramadı, Hakan da golü yaptı. Hemen akabinde de Quaresma kafayı vurdu, Chedjou kendi kalesine attı. Penaltılar için söylenecek fazla bir şey yok. Tuhaf olan Beşiktaş'ın ilk 3 penaltıyı da kaçırmış olması.
Hakem Mete Kalkavan iyi hakem ama bence dün akşam Tosic'e yapılan penaltıyı vermeliydi. Ayrıca en az birkaç da sarı kart hatası yaptı.
Fatih DOĞAN: Süper test finali!
Beşiktaş ile Galatasaray arasında oynanan Süper Kupa finalinin ilk 70 dakikası futbol kalitesi açısından asidi kaçmış gazoz tadı verdi. Takımlar ve hakemler kötü başladı. Özellikle ilk yarı her iki teknikadamın ideale ulaşma adına arayışları, takımların oturmamış kadro yapıları, bu önemli finalin önemli bölümümü adeta test maçına çevirdi...
Şenol Güneş kendi adalet terazisinden geçirerek çıkardığı 11 ve yedekte bekleyen Adriano, Quaresma gibi yıldızların varlığı bize "İlk yarı rutin oynayacak, 2. yarı hamlelerle rakibi yıkacak" hissiuyandırdı. İlk 45'te Necip ve Tosic'in hatasız oynaması Şenol Güneş'i yanıltmadı. Ancak Beşiktaş alışılagelmiş orta saha pas trafiğiniyapamadı ve kontrolünü eline alamadı.
İlk yarıda Mete Kalkavan, Bruma'nın Tosic'i indirmesindeki net penaltıyı verse G.Saray'ın direnci kırılabilirdi. Bu hata Kalkavan'ın kalitesine yakışmadı.
Ancak orta sahadaki sıkıntının bence kaynağı futbol karakteri birbirine yakın Oğuzhan-Tolgay'ın uyumsuzluğu... Birbirlerini tamamlamak yerine istemsiz bir şekilde birbirlerini bozuyorlar.Oğuzhan'ın ortada tek kaldıktan sonra ürettiği ve takımın pozisyonlarındaki artış dikkate değer.. Tosic'in Q7 ile soldan bindirmeleri uzatmalarda kaçırsa da girdiği gol pozisyonları Sırp futbolcuyu tartışmasız maçın iyilerinden biri yaptı.
Ricardo Quaresma'nın oyuna girişi Beşiktaş'ın özgüveni ve futbolunun kalitesini artırdı. Quaresma'nın golü bu takımın Sosa ve Gomez gibi iş bitiricilere de ihtiyacı olduğunu net olarak gösterdi.
Beşiktaş'ın 70'ten sonraki ve uzatmalardaki görüntüsü, 1-0 geriye düştükten sonra ortaya koyduğu karakter saygıyı hak etti...
Penaltılar sonucunda sadece Süper Kupa'yı kazanan Galatasaray'ı değil, iki takımı da tebrik ederim.
Erman TOROĞLU: Muslera'nın farkı ortaya çıktı
İki takım da lige hazır değil. Karşılaşmada ilk 15 dakika iyi mücadele, tempo yüksek. Sonra gittikçe düşen bir tempo. 15 dakikadan sonra, 90'a kadar Beşiktaş biraz daha derli toplu oynadı.Galatasaray'da bir tek Bruma var. O da çok çabuk ve süratli oynuyor. Galatasaraylı ağır oyun oynayan futbolcular ona ayak uyduramıyor.Bu çocuğun Galatasaray'da oynaması zor. Sarı-kırmızılılar hücuma çok ağır çıkıyorlar. Maçın genelinde Beşiktaş daha fazla pozisyon buldu ama atamadı.
Siyah-beyazlılarda Gomez ve Sosa'nın yokluğu çok net belli oldu.Sosa'yı oynatarak bir şeyleri kurtarabilirler ama Gomez ayarında bir golcü bulamazlarsa işleri zor. Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olmak istiyorsa, Cenk Tosun'a kalmamaları lazım, Beşiktaş mutlaka bir forvet transferi yapmalı. Penaltılara kalan maçta Galatasaray kalecisi Fernando Muslera'nın farkı bir kez daha ortaya çıktı. Tabii ki burada penaltı kaçıranların da farkı var. Beşiktaş'ta son vuruşlar çokzayıf. Siyah-beyazlıların ilk yarıda net bir penaltı pozisyonu var. Galatasaray'ın attığı golde ofsayt var mı yok mu bıçak sırtı.Galatasaray sezonu kupayla kapattı, kupayla açtı. Ama bu kupanın onları aldatmaması lazım. Daha çok eksikleri var.
BU FUTBOL TERÖRÜDÜR
Muslera çok iyi profesyonel, çok iyi kaleci. Kendi seyircisi dün Galatasaray iyi olmasın diye bazı hareketler yaptılar. Meşaleler atarak Galatasaray'a fren yaptırdılar. Aslan'ın durmasına neden olan etken sahaya meşale atanlar.
Muslera sinirden direğe tekme attı. Ciddi olarak sakatlanabilirdi bu olaydan dolayı. 5-6 maç oynamasa bu sebepten ne yapacak o meşaleyi atan Galatasaraylılar! Maça resmen meşale molası verildi.Bunu yakanlara OHAL'den ceza verilsin. Kapatacaksın takımlarınınstatlarını 5 maç. Bu resmen futbol terörüdür.
Metin TEKİN: Beşiktaş iyiydi
Yeni transferlerini 11'e almayan Beşiktaş'ın maça başlangıç kadrosunu nasıl yorumluyorsunuz?
Mücadeleye başlayan 11, Şenol hocanın kamp kadrosu gibiydi. Devamlılığı olanlar ilk 11'de yer buldu kendisine.. Ancak Beşiktaş'ın ideal 11'i bence kesinlikle bu değil... Özellikle kenar bekleri ve öndeki kenar oyuncular değişiklik anlamında ilk dokunulacak mevkiler olacak. Dün ideal kadronun oynatıldığını söyleyemeyiz...
Beşiktaş'ın bu kadrosu ve oyun anlayışı sizce Şampiyonlar Ligi içinyeterli olabilir mi? Transfer gerekiyor mu?
Dün akşamki oyun tipik bir sezon başı oyunuydu. İlk 10 dakika yüksek tempoyla başlayıp yavaş yavaş düşen bir tempo izledik.
Maçta yapılanlardan çok yapılamayanlar vardı. Şampiyonlar Ligi'nden bahsetmek için ideal ve olgunlaşmış bir kadroyu görmemiz gerekiyor. Benim görüşüm, olmazsa olmaz ideal santrfor ve dün oynayan isimlerin önünde bir kenar oyuncusunun alınması.Kartal'ın en büyük ihtiyacı olan mevkiiler bunlar. Bunların yanındaRhodolfo'nun kenarda olmasına rağmen net bir stoperi olmalı Beşiktaş'ın...
Süper Lig'de iki takım için de göze batan isimler kimlerdi?
G.Saray için bir senelik kiralık dönemin ardından geri dönen Bruma'nın, hem fizik kalite hem de oyun aklı açısından dikkat çektiğini gördük. Maçtaki kritik kurtarışlarıyla öne çıkan Muslerapenaltılarda da devleşti ve kupanın sahibini belirledi. Beşiktaş'ta iseOğuzhan pas organizatörlüğü ve atak olgunlaştırması bakımından kalitesini gösterdi.
Süper Lig'de bir hafta sonra perde açılıyor... Hangi takımı dahahazır gördünüz?
Üç-dört haftanın sonunda takımların oyunları ve oyuncuları hakkında ancak eleştirel bir yaklaşım gösterebiliriz. Hangi takım daha öndeydi derseniz oyunu ele alma bakımından Beşiktaş'ın birçok eksiği olmasına rağmen, Galatasaray ile kıyaslandığında daha hazır olduğunu söyleyebiliriz. Geçen seneden kalma birlikte oyun ve takım olma kimliği bunu sağlayan etkendi. G.Saray'ın en büyük zaafının ise yine orta saha olduğu kanaatindeyim. Bu boşluğu Tolga Ciğerci doldurur mu? Bence bu büyük bir soru işareti...
Levent TÜZEMEN: Kupa alışkanlığı
Galatasaray'ın öne çıkan oyuncuları; kaleci Muslera, Bruma ve Carole'du. Bu üç oyuncunun dikkatine ve isteğine diğer oyuncular yeterince ortak olamadı. Özellikle Bruma, Galatasaray taraftarını heyecanlandırırken, Alman panzeri Beck'i attığı çalımlarla ve dikine yaptığı koşularla zor durumlara soktu. Geldiği günden beri Galatasaray'ın en büyük kurtarıcısı olan Muslera, Beşiktaş'ın gol olabilecek ataklarına yaptığı inanılmaz kurtarışlarla engel koydu. Bruma gibi futbolunu geliştiren Carole, gerek hücuma yaptığı katkılarla, gerekse defanstaki duruşuyla alkış aldı.
Tolga Ciğerci, iyi bir kumaş... Alan savunmasını doğru yapıyor, hücuma giderse savunmaya çabuk dönüyor, çok koşup çok çalışıyor ama kaptan Selçuk'la saha içinde aynı dili konuşmadılar. Yani birbirlerini tamamlamadılar. Tolga'nın Galatasaray'a katkısı olacaktır ancak yönetim -altını çiziyorum- Melo türü bir ön libero almazsaGalatasaray göbekten gelecek ataklara karşı koyamaz. Bu zaafiyet Beşiktaşlı Tolgay oyundayken çok hissedildi. Sneijder istekli,çalışkan ama ayaklarının gücü yeterli değil. Alıştığımız sert şutlarını ne yazık ki göremedik.
Sinan Gümüş'e en büyük desteği ben verdim. Milli Takım'a alınması için önerdim ama bu anlayışla önce kendine sonra da Galatasaray'a ihanet eder. Bruma geriye gelip top alıyor, Sinan Gümüş topu kaptırdıktan sonra adamını kovalamadığı gibi savunmaya yardıma bile gelmiyor. Sinan saçlarını sarıya boyatacağına futbolunu parlatsın. Çünkü sahadaki görüntüsü "Ben büyük futbolcuyum"havasında.
Riekerink'in henüz takımla antrenman yapmamış ve maç oynamamış Podolski'yi ilk 11'e koyması yanlıştı. Alman yıldız, kenarlara saklanarak oynadı. Podolski'nin kaçak dövüşmesi, kendialanını terk etmesi en çok Bruma'ya zarar verdi. Eren Derdiyok'la maça başlamak daha doğru olurdu. Neden mi? Eren girdikten sonra yüksek fizik gücüyle Beşiktaş savunmasının kulesi Marcelo'yu çok ciddi rahatsız etti. Ve Muslera'nın uzun degajlarına yükselip toplara kafası ile vurdu. Kaptan Selçuk'u hiç beğenmedim. Yetersiz fizik gücü nedeniyle yerden kalkmadığı gibi çok top kaybetti ve etkili pas veremedi.
Penaltılarda kupa alışkanlığı olan Galatasaray kazandı.
Rıdvan DİLMEN: G.Saray finalleri seviyor
Sezon öncesi son ciddi maç olmasına, Beşiktaş'ın eksik kadrosuna rağmen iyi maç oldu... Belki çok poziyon yok ama herkes; ciddi, mücadeleci, sert oynadı. Kalite dersek kalite yoktu. Ama tek maçlık kupa mücadelesi olduğu için iki takım da risk almadı. Maçın 120'den fazla oynandığı dakikalarda bölüm bölüm Beşiktaş, bölüm bölüm de Galatasaray iyi oynadı. Ama bölümlerin uzun olanı Beşiktaş lehineydi. Sıcak bir hava, oynandıkça bozulan bir zemin ki hayrete düştüm. Muslera'nın özellikle iyi maç çıkarması sadece penaltılar değil, zaten finalleri seven Galatasaray'a kupayı kazandırdı.
Maça beş dakika Galatasaray iyi başladı, 5-45 arası yüzde 20 Beşiktaş daha iyi oynadı. İkinci yarıda Tolgay'ın oyundan düştüğü dakikalarda Şenol Hoca onun pozisyonunu Oğuzhan'la değiştirdi. Beşiktaş daha iyi oynadı. Üzerine bir de Tolgay'ın üzerine Ömer'i, sokunca Beşiktaş'ın etkisi arttı. Oyunun sonları geldikçe iki takım da uzatmaya gitsin istiyordu. Uzatmanın ilk dakikalarında Hakan'ın attığı gol Beşiktaş'ı risk almaya, Galatasaray'ı korumaya yöneltti. Çok eski dönem Mithatpaşa- Dolmabahçe'de oynanan derbiler gibiydi. Geriye düşen risk aldı. Öndeki skoru korumayı düşündü. Bu dakikalarda Beşiktaş golü buldu.
Penaltılara gelince, Beşiktaşlı oyuncuların kullandıkları üç penaltının ikisinde Cenk ve Atiba'nın tam vuruş anında konsantrasyonlarının bozulması, düdüğü duyduktan sonra geri gelmeleri Muslera'nın başarısını gölgelemez.
Hakemi beğendim. Çok güvenliydi. En önemlisi çok kararlıydı. Ne gördüyse onu çaldı. Kararlı ve güvenli olması çok hoşuma gitti.
Beşiktaş adına bölüm bölüm de olsa Oğuzhan'ı beğendim. Beşiktaş tam kadro çıktığı maçlarda yarış içinde olacaktır. Galatasaray'ınkötü bitirdiği sezonu kupa ile bitirip yeni sezona kupayla başlamasımoral oldu. Her şeyden önce Eren Derdiyok'u hazır görmedim. Bir santrfor gerekli görünüyor.
Türk sporu ve futbolu adına düşünmek ve yargılamak lazım. 79 milyon insanın yaşadığı, 783 bin 562 km. yüzölçümü olan ülkede 8 gün sonunda Olimpiyatlar'da bir gümüş madalyamız var o da devşirme haltercimiz. Futbola gelince dün 27 kişi oynadı.Bakırköylü Necip, Hopalı Tolga Zengin, İskenderun Hataylı Selçuk İnan'ın dışında 783 bin 562 km yüzülçömü olan, 79 milyon nüfusu olan ülkeden 24 oyuncu bu ülkede doğmadı. Dün iki büyük oynadı, genelde ne kadar yetenekli yerli varsa büyük kulüpler transfer ederler, dün bende kalan en önemli olay buydu... Yani bizim doktorlarımızın, ebelerimizin dünyaya getirdiği futbolcular değil, yurt dışında doğanlar oynadı. Demek ki büyük yatırımlara rağmen, ekonomimizin dünyada ilk 6 da olmasına rağmen ne Olimpiyatlar ne de futbolda bu yüzölçümünden oyuncu çıkaramadık.
Bir de önerim olacak... Sezon başı ve sezon sonu bu maçlar oynadığında uzatmaları oynamak doğru değil. Bildiğim kadarıylaİngiltere'de bu uygulama başladı, sezon boyu uzayan maçlarda 4 değişiklik yapılıyor. Bizde de öyle olabilir.
Güncellenme Tarihi : 14.8.2016 02:59