Gündem
  • 11.9.2002 10:16

ŞÜKRÜ SİNA GÜREL, HÜSAMETTİN ÖZKAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAYA HAZIRLANIYOR

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA/Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şükrü Sina Gürel, örtülü ödenek belgelerini saklayıp açıklayan Hüsamettin Özkan'ın yaptığının suç olduğunu söyledi. STAR'DAN MURAT ÇELİK'İN YAZISI ŞÖYLE; Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şükrü Sina Gürel, örtülü ödenek belgelerini saklayıp açıklayan Hüsamettin Özkan'ın yaptığının suç olduğunu söylüyor. Bu yüzden Özkan hakkında suç duyurusunda bulunma hazırlığında... 'Hukukçulara inceletip karar vereceğim' diyor... RTÜLÜ ödenek belgelerinin elden ele gezmesi, çuvallar içinde, Yeni Türkiye Partisi (YTP) Genel Merkezi'nde bulunması suçtur. Gerekli hukuki girişimi başlatmaya niyetliyim doğrusu. Konuyu hukukçulara inceletip karar vereceğim.' Çarpıcı açıklama, Başbakan Yardımcısı Şükrü Sina Gürel'den geldi. Gürel, selefi Hüsamettin Özkan hakkında suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığının ilk işaretini verdi. Gerekçe, Özkan'ın, örtülü ödenek belgelerini, yasanın emrettiği şekilde imha etmek yerine, saklamış olması. Önceki akşam, bir grup meslektaşımızla birlikte, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Gürel'e misafir olduk... Dışişleri Konutu'nda iki buçuk saate yakın süreyle, hem dış politikaya, hem de Ankara siyasetine dair ayrıntılı bir sohbet imkanı bulduk. Gürel, iki şapkasıyla da önemli açıklamalar yaptı, biz de naçizane gözlemler... Ankara'nın 'iç' gündemi Gürel ile sohbetin 'iç politika' bölümüyle başlayalım ve madde madde gidelim... Örtülü ödenek tartışması: Başbakan eski Yardımcısı Özkan, görev süresi boyunca örtülü ödenekten yapılan harcamaları gösteren belgeleri sakladığını ve Başbakan onay verirse kamuoyuna açıklayabileceğini duyurdu. Şükrü Sina Gürel, selefi Özkan hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunmaya hazırlandığının sinyalini, yazının başına yerleştirdiğimiz sözlerle verdi. Gürel, örtülü ödenek hesabının aylık olarak, önce ibra, hemen akabinde de belgelerin imha edilmesinin yasa gereği olduğunu söylüyor. Gürel'e göre, Özkan'ın yaptığı bir suç. Soruyoruz: - Özkan, 'Eğer belgeleri saklamasaydım, şimdi ortaya atılan iddialar karşısında kendimi nasıl savunabilirdim' diyor. Bu görüşe ne diyorsunuz? - Devletin böyle önemli kademelerinde göreve getirilenlerin, buna layık ve hak etmiş oldukları düşünülür, varsayılır ve öyle de olmalıdır. Kemal Derviş'e dair: Gürel'e, Kemal Derviş hakkındaki düşüncelerini soruyoruz. Tavrı net. - Derviş, yaptığı görüşmeler ve açıklamalarla, ülkeyi adım adım bu noktaya getirdi. Türk siyasi hayatına hiçbir olumlu katkı yapmadı. CHP'ye yapacağı da kuşkuludur. Sohbet sırasında, Gürel'e sorulan 'Derviş'i Türkiye'ye gelmeden önce tanır mıydınız' sorusu dikkat çekici bir yanıtı beraberinde getirdi. Gürel: 'Hayır tanımazdım. Geldikten sonra da tanımadım' dedi. Ayrılanlara kapı kapalı: Demokratik Sol Parti'den (DSP) ayrılanların geri dönmesi ihtimali var mı? Gürel'in bu soruya verdiği yanıt da net: - Herkes başının çaresine baksın. Dönmelerinin ne bize faydası olur, ne kendilerine. Ayrıca ne yüzle geri döneceklerini de merak ederim. Ve 'dış' politika Mekan Hariciye Konutu, ev sahibi de Dışişleri Bakanı olunca sohbetin önemli bir bölümünü de diplomasi gündemi oluşturdu. Avrupa Birliği: Dışişleri Bakanı Gürel, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen ile görüşmesinden önemli ayrıntıları anlattı. Verheugen, Türkiye'nin yaptığı yasal düzenlemelerden sonra, 'Biz uygulamaya bakarız, önemli olan uygulamadır' deyince Gürel, 'Türkiye'nin iradesini sorgulayamazsınız. Bu iradeyi sergilemiş bir ülkenin aldığı kararları uygulamayacağı gibi bir kuşku taşıyamazsınız. Slovakya ve Polonya örnekleri ortada dururken, bize böyle davranmak ayrımcı bir muameledir' yanıtını verdi. Şükrü Sina Gürel'in AB konusundaki açıklamalarının en önemli bölümüne gelince... - AB önce kendi durumunu netleştirmeli. Müslüman bir ülkeyi kabul edebilir mi, buna cevap vermeli. Hala bu kararı veremediyse ve bizi oyalıyorsa, bu ayıp olur, gayrıahlaki olur. Ve AB konusunda son bir not. Verheugen'in bir sözü, Kıbrıs'ın Türkiye'nin AB üyeliğine bir ön şart olmadığı gibi bir hava yarattı. Verheugen, 'Kıbrıs işi ayrı iş, Türkiye'nin üyeliği ayrı iş' deyince, Ankara bu cümleyi 'önemli' ibaresiyle not etti. Fehriye Erdal'ın Türkiye'ye iadesi: AB, Türkiye'ye 'Uygulamaya bakarız' derken, Dışişleri Bakanı Gürel, Belçikalı mevkidaşına, aynı cümleyi bir başka konuda seslendiriyordu. Gürel, 'Biz de, Özdemir Sabancı suikasti sanığı Fehriye Erdal'ın Türkiye'ye iadesi konusunda Belçika'dan uygulama bekliyoruz' diyordu. Yunanistan ve Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu: Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem ile Yunan mevkidaşı Papandreu'nun 'yakın kişisel ilişkisi' malum. Bakan Gürel geçmiş döneme, üstü kapalı bir eleştiri yöneltiyor: 'Yunanistan ile gündemsiz ve tutanaksız görüşme geleneğini devam ettirmeyeceğiz'. Gürel'e, 'Papandreu ile sirtaki oynar mısınız' diye soruluyor, yanıt yine dikkate değer: - Ben 'sirtaki' oynamam. Ama 'zeybek' öğretirim... Dışişleri Konutu'ndaki sohbetten izlenimlerimizi, son bir not ile bitiriyoruz. ABD'nin saygın gazetelerinden Washington Post'ta bugün yarım sayfalık bir ilan yayınlanıyor. Türkiye mesajını, 11 Eylül'ün yıldönümünde, 'Terörden en çok çeken ülke olan Türkiye, ABD'nin bu acı gününü unutmadı. Türk ulusu, Amerikan ulusunun acısını paylaşıyor' ifadelerinin yer aldığı bir ilanla veriyor.

İLGİLİ HABERLER