Süper Lig'in 15 süper adamı
Uğur Meleke'ye göre Fernandao, yabancı sınırlaması kriterlerini değiştirecek kadar iyi, Burak Yılmaz 10 numara rolünden vazgeçmeli, Eren Albayrak ise Caner Erkin'in geçen sezonki yükselişini tekrarlama yolunda.
Uğur Meleke
Olcay bu sezon ilk kez iki maç üst üste oyundan çıkarılmadı, son yarım saatlerde üst üste iki asist yaptı. Yabancı sınırlamasını düzenlerken, Fernandao gerçeğini göz önüne almak gerekecek sanırım. Wenger-Ferguson-Klopp kuralları koyuyor, Alper Potuk direniyor. İşte Süper Lig’de 15 adamla 15’inci hafta...
15) Atiba Hutchinson
Herkes, hakemin üç uyarısına rağmen çizgiye ısrarla basıp cezalı duruma düştüğü an için ona kızıyor, ama Atiba bu maçın o dakikasına kadar da zaten sahada değildi. Fiziken oradaydı ama belli ki ruhen Christmas’ı kutlamaya gitmişti. Konya’nın kazandığı 8 köşe atışının 3’ünü o yaptırdı, üstelik ikisi bomboş kornere taşıdığı toplardı. Bu kadar iyi bir profesyonel bu kadar oyundan kopuk olunca insan kızamıyor gerçi. Muhakkak bir derdi vardır diyor!
14) Mervan Çelik
Hem İsveç futbolunun hem de bizim umut bağladığımız bir genç Mervan. Gençlerbirliği’nde de kendisine ziyadesiyle güvenildi, ziyadesiyle şans verildi. Üst üste 6 hafta ilk 11’deydi, Akhisar önünde son yarım saat çıktı, Konya maçını pas geçti. Ve Galatasaray önünde son 10 dakika oyuna girdiğinde onda Jimmy Durmaz’da da bir dönem görülen vurdumduymazlığı sezdim. Ayağına aldığı her topu ezdi, hiçbir arkadaşını görmeden kaleye gitmeye kalktı. Yeteneği var ama takım oyuncusu olmaktan vazgeçerse bu ligde kalıcı olamayabilir.
13) Burak Yılmaz
Hamzaoğlu’nun göreve geldikten sonra yaptığı iki iyi hamleden birisi o. Hamzaoğlu’nun “yetenekleri kısıtlı ama çalışkan ve yürekli Hamza”yı bulduğu adam Umut oldu. Burak’ı ise 5 adım geriye kaydırması, Galatasaray’ı ofsayt rekorlarından kurtarmıştı. Yalnız Burak, bu yeni pozisyonunu bence henüz benimseyemedi, geriye gelmeyi abarttı, üzerine bol gelecek bir 10 numara rolü kesmeye başladı. Oysa bence Hamzaoğlu’nun kafasındaki şablon yine çift santrfor; sadece yan yana değil, arka arkaya oynayan çift santrfor modeli. Yani Hamza Hoca, Burak’tan yine gol atmasını, araya kaçmasını, kafaya çıkmasını istiyor; oyun kurmasını değil. Burak’ın bu haftaki görüntüsü ise “içine Sneijder kaçmış ama hazmedememiş” bir fotoğraftı maalesef...
12) Semih Kaya
“Yani Hamza Hoca, Burak’tan yine gol atmasını, araya kaçmasını, kafaya çıkmasını istiyor; oyun kurmasını değil. Burak’ın bu haftaki görüntüsü ise “içine Sneijder kaçmış ama hazmedememiş” bir fotoğraftı maalesef...”
Geçen hafta Galatasaray Mersin’i yenerken gözden kaçmıştı: Güven golü atarken Chedjou’nun rakibiyle mesafesi nerdeyse 5 metreydi. Oysa ceza alanındaki tek Mersinli Güvendi, Chedjou’nun da tek yapması gereken Güven’e yakın olmaktı. Chedjou buna çok benzeyen bir hatayı, Dortmund’lu Aubameyang’a karşı İstanbul’da da yapmıştı.
Bu hafta benzer bir hata Semih’ten geldi. Aksiyonu yapacak tek adam Stancu kafayı vururken, Semih 5 metre mesafede kalmıştı. Belli ki Galatasaray stoperlerinin net bir “pozisyon alma” sıkıntısı var bu sene.
11) Ersan Gülüm
Beşiktaş’ın şutlarda 12’ye 5, kornerlerde 8’e 1 geride kaldığı Konya maçından galip çıkması tabii ki takdire şayan. Ama dikkat çekici bir arızayı da gözden kaçırmamak gerek: Konya her pres yaptığında Beşiktaş’ı zor durumlara düşürdü. Özellikle Ersan, ayağındaki topu iki kez rakibe verdi. Bu görüntüye bakılırsa Beşiktaş’ın devre arasında yapacağı sağ bek transferinin oyun kurma konusunda da becerikli olması lazım.
10) Caner Erkin
Geçen yıl duran topların imparatoru oydu. Kornerleri penaltı gibi atmış, ligin yerli asist kralı olmuştu. Bu yıl nedense kornerleri Emre ve Meireles’le paylaşıyor ve hep bir arada ısrarla ön direğe anlamsız köşe atışları kullanıyorlar! Bence İsmail Kartal’ın kornerde ilk opsiyonu tekrar Caner’e vermesi, Caner’in de takımını bu ön direk hastalığından kurtarması gerek.
9) Recep Aydın
Beşiktaş önünde son dakikalarda oyuna girdi, iki net pozisyonunu Tolga çıkardı. Sadece pas trafiğinde değil, skor yapmada da etkili bir on numara. Hleb’in kadro dışı kaldığı bu dönemde forma şansı bulursa fırsatı iyi değerlendireceğini hissediyorum. Üstelik Hleb’siz maçlarda duran topları Mehmet Güven’le paylaşacak bir yeteneğe de ihtiyaç var sahada.
8) Sercan Yıldırım
İkinci bahar dedikleri bu olsa gerek. Kemal Özdeş’in Balıkesir’e gelişiyle beraber o da canlandı. Geçen hafta Kasımpaşa’ya karşı 5 golün 4’ünün içindeydi, bu hafta da kötü oynanan maç onun asistiyle kurtarıldı. Adeta telepatik bir ilişkisi olan Volkan Şen’le aynı zamanlarda yükselip Bursa’yı şampiyon yapıp aynı maçta A milli olmuşlardı. Sonra birlikte düşüş yaşadılar. Şimdi de ayrı takımlarda birlikte yükseliyorlar.
7) Volkan Babacan
15 maçta biri penaltıdan, biri frikikten, dördü bu sezonun kral adayları Demba Ba, Cardozo, Edinho ve Adem’den olmak üzere sadece 6 gol yiyen bir kaleciye herhalde ancak şapka çıkarılır. Başakşehir kalesini 511 dakika kapalı tuttuktan sonra ancak açtı Volkan. Ve neden şu anda milli takımın birinci kalecisi olduğunu gösterdi adeta.
6) Sezer Öztürk
Başakşehir’de Volkan kapattığı kale ile, Doka 1 gol ve 1 asistle şovu çaldılar, ama aylar sonra sahaya ilk 11 çıkıp asistiyle hesabı açan Sezer Öztürk’ü de gözden kaçırmamak gerek. Bence hâlâ Türk futboluna verebilecekleri olan Sezer’i tekrar sahada tutan Abdullah Avcı’ya da teşekkür etmek lazım.
5) Olcay Şahan
İlk 16 maçında 13 kez oyundan çıkarıldıktan sonra son iki hafta 90 dakikayı tamamlaması Olcay’a bence iyi geldi. İki maçın da son yarım saatlerinde, önce Cenk’e sonra Sosa’ya harika asistler yaparak o da sahada kalması gerektiğini bence Biliç’e ispat etti.
4) Alper Potuk
“İlk 16 maçında 13 kez oyundan çıkarıldıktan sonra son iki hafta 90 dakikayı tamamlaması Olcay’a bence iyi geldi.”
Wenger, Ferguson, Klopp gibi çağdaş futbolun yazarları, sporcuları tektipleştiriyor; Alper ise bambaşka bir yöne gidiyor. Hepimiz atletizmi, kısa pası, alanını yitirmeyen oyuncuyu, top kaybetmeyeni övüyoruz; Alper ise tüm bu kriterlerde çuvallayıp bambaşka şeyler sunabiliyor bize. Veriyor alıyor, düşüyor kalkıyor, çalım ve dripling deniyor, adeta moderniteye karşı durup fark yaratıyor.
Üstelik bu hafta sadece ofansif değil, rakip sağ açık Nakoulma’ya karşı yaptığı defansif katkıyla da galibiyette rol oynadı Alper.
3) Fernandao
Çağdaş santrforun sözlük tanımı. Ya da uzun zamandır konuştuğumuz ama karşılığını tam bulamadığımız “Hakan Şükür tipi çağdaş santrfor”... Evet belki Hakan’ın bir-iki seviye altında, ama yine de insan onun gibi santrforların Süper Lig’e gelmesinden mutlu oluyor.
Geçen hafta Milliyet’teki yazımda Demirören’in bahsettiği milli olma kriterini onayladığımı söylemiştim, ama Fernandao’nun bu kritere takılacağını düşününce üzülüyorum. Galiba FIFA sıralamasının ilk 10’u için “herhangi bir kademede 1 kez milli olmak yeterli” cümlesi daha uygun olabilir. Ki Fernandao gibileri de gelebilir bu durumda Türkiye’ye.
2) Muhammet Demir
5 hafta önce Konya maçının 17’nci dakikasında sakatlandı, onun olmadığı 343 dakika Antep gol atamadı. Dönüş yaptı, Rize’deki golün asisti, Bursa’ya karşı da skor onundu. O olmadığında Antep gol atamıyor adeta. Herhalde ligde bir takımın bir adama en büyük bağımlılığı o.
1) Eren Albayrak
İki sezondur Caner’i konuşuyoruz. Bu yıl Yusuf eklendi, başarılı devşirme sol bek listesine. Ama Eren Albayrak’ın hakkını yeterince teslim etmiyoruz sanırım. O da iki yıldır sol açıkta da sol bekte de muazzam gidiyor. Bu hafta da Manisa’da Viera ve Holosko’nun gollerini o üretti. Hikmet Karaman Erciyes’te Cenk Ahmet’ten sağ bekte verim almıştı, Rize’de de böyle bir sol bek bulduğu için mutludur sanırım.
Uğur Meleke, Milliyet Gazetesi spor yazarı.
Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 23:17