Suriyeli PKK'lılar Türkiye'den çekildi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Parlamento'da Başkanlık Divanı'na saldırmaları, kürsü işgal etmeleri... Böyle bir yola tevessül ettiler. Tabii bu CHP'nin asli kimliğini ortaya koyuyor. Yani bunlar Parlamentonun içerisine şiddeti sokma girişiminden başka bir şey değildir. Bu güçlü olmayı göstermez, bu aslında aczi gösterir. Aczin ifadesidir böyle bir yola tevessül etmek" dedi.
Erdoğan, 2. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısının ardından Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Erdoğan, Kırgız bir gazetecinin "Kırgızistan'a gelişiniz dünya basınına 'ABD'nin buradaki üslerinin kapatılmaması için ikna turu' olarak yansıdı. Bu doğru mu-" sorusunu, şöyle cevapladı:
"Bu konuyla ilgili olarak aramızda bir kelime dahi geçmedi. Bundan önce de böyle bir konuyu aramızda görüşmedik. Kaldı ki bu Türkiye'nin meselesi veya sorunu değil. Böyle bir karar tamamıyla Kırgızistan'ın kendi vereceği bir karardır. Böyle bir şeyi sormak da söylemek de şahsen benim haddime değildir. Bunu siyasi noktada edep dışı bulurum."
-"Süreci sakin bir şekilde sürdürmenin gayreti içerisindeyiz"-
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin sınır dışına çıkan PKK'lılarla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceğinin sorulması üzerine ise Erdoğan, kendilerinin "Suriyeli olan PKK'ların tamamı çekildi" diye bir ifadelerinin olmadığını vurguladı.
Erdoğan, PKK'lılardan bir kısmının Suriye'deki gelişmeler artıkça Suriye'ye geçtiğini belirterek şunları kaydetti:
"Bunun sayısı şu kadardır veya bu kadardır dememiz mümkün değil. Tabi bunlar Kandil'den mi geçti, Türkiye'den mi geçti oda gizli bir konu ama geçtiğini biliyoruz. Onu istihbari bilgiler olarak da almıştık. Süreç gayet iyi bir şekilde işliyor ama bu süreçle ilgili zaman vermek, şu şekilde olacak, bu şekilde olacak, böyle bir şey söylemek mümkün değil. Bu bir çözüm sürecidir. Bu çözüm sürecine Türkiye'de tüm kesimler, bunun içinde medya, akil insanlar adı altında çeşitli akademisyenler, sanat çevresi, spor çevresi, herkes burada sendikacılar, bütün STK'lar yer almış vaziyette. Bu desteği sağolsun veriyorlar. Biz de bu süreci sakin bir şekilde sürdürmenin gayreti içerisindeyiz. Elimizden ne geliyorsa bunu yapacağız. Çünkü kan akmasın diyoruz, gözyaşı dursun diyoruz. Analar ağlamasın diyoruz. Bunun için de sorumluluk makamında mevkinde olan bir yönetim olarak bu süreçte her şeye rağmen ne olursa olsun bunun başarmanın gayreti içerisinde olacağız."
Silahlı Kuvvelerden kendilerine gelen bir talebin söz konusu olmadığını belirten Erdoğan, "Bundan önce silahlı kuvvetler, verdiğimiz yetkiyi bu çerçevede kullanır. Yeni süreçte herhangi bir yetki gerektiği anda bizden yetkiyi alacaktır. Benden, Başbakan olarak, illerde valilerden vali olarak yetkiyi alıp, atması gereken adımları atacaktır. Olay budur" dedi.
-"Kırgızistan yer altı zenginlikleriyle işlenmemiş bir maden"-
Kırgız bir gazetecinin sorusu üzerine, Kırgızistan'a 104 işadamıyla geldiklerini, bu işadamlarının ülkeye yatırımı umudunda olduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yatırım imkanları için mevzuat ne kadar kolay kılınırsa yatırımcı o kadar rahat adımını atar. Bunun için de iki şey ister bir güven ister, iki istikrar ister. Güveni görürse, istikrarı görürse yatırımcı yatırımını yapar. Bunu çünkü biz yaşadık. Yaşamayan bir ülkenin başbakanı olarak konuşmuyorum, yaşayan bir ülkenin başbakanı olarak konuşuyorum. Bu bakımdan şuanda Kırgızistan'da tüm parlamento ve tüm partilerin mevcut yönetime bu desteği vermeleri halinde ben inanıyorum ki Kırgızistan bu sıçramayı yaşayacak. Çünkü biliyoruz ki Kırgızistan yer altı zenginlikleriyle işlenmemiş bir maden, bunu işlemek lazım. Daha önce söyledim şimdi de söylüyorum bizde bir söz vardır su akar Türk bakar diye, şimdi burada da su akar Kırgız bakar. Bunu artık değiştirmek lazım. Su akar Türk yapar, su akar Kırgız yapar dememiz lazım. Çünkü bizim petrolümüz yok ama şunu biliyoruz ki çok yakın bir gelecekte su petrolü geçecektir. Fiyatı da petrolü geçecektir. Öyleyse burada hidroelektrik, içmek suyu ve kullanma suyunda adımlar atılabilir."
Türkiye'ye gelen turist sayısının 10 yılda 13 milyondan 32 milyona yükseldiğine dikkati çeken Erdoğan, Kırgızistan ile tarımda, madencilikte ve turizmde işbirliği adımlarının atılabileceğini söyledi.
-"Parlamentoya şiddeti sokma girişimden başka bir şey değil"-
CHP'nin milletvekillerinin Silivri'deki tavrının mahkemeyi basma eylemi ve mahkeme salonunu işgal hareketi olarak değerlendiren Erdoğan, yaşananlar üzerine mahkeme başkanının ister istemez duruşmayı ertelediğini söyledi.
Erdoğan, yapılan eylem ve gösterilerin Türkiye'ye yakışmadığını ama ana muhalefet partisine yakıştığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Kendilerini çok iyi tanımladılar, çok iyi ortaya koydular. Orada onu yapanlar aynı şekilde tabi biz buna alışığız. Dün de parlamentoda başkanlık divanına saldırmaları, kürsü işgal etmeleri böyle bir yola tevessül ettiler. Tabi bu CHP'nin asli kimliğini ortaya koyuyor. Bunlar parlamentonun içerisine şiddeti sokma girişimden başka bir şey değil. Bu güçlü olmayı gösteremez, bu aslında aczi gösterir. Aczi ifadesidir böyle bir yola başvurmak. Ne oldu kürsüyü işgal ettiniz de veya başkanlık divanına yürüdünüz de ne oldu- Yine buradan bu tasarı geçti mi, kanunlaştı mı- Olay bu kadar basit, her şey ortada. Hukuk içerisinde bütün bu işler yapılmıştır, hukuka ters en ufak bir şey yoktur. AK Parti burada hukukun gereği neyse bunu kendinden emin olarak orada işletmiş ve neticesini de yine kendinden emin olarak almıştır. CHP'de ister istemez bu yollara tevessül etmek suretiyle parlamentoda zaman kaybından başka hiç işe yaramamaktadır. Biz bu noktada rahatız. CHP'nin çatışmacı kültürü bir kez daha ortaya çıkmıştır. Milletimiz de bir kez daha görme fırsatını görmüştür."
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 16:25