Dünyanın en otoriter rejimlerinden biri olan Suudi Arabistan Krallığı, Arap ülkelerinde halkın siyasete katılımını artırmak için bir plan hazırladı. Özellikle kadınlara hiçbir hak ve özgürlük tanımayan Suudilerin bu sürpriz çıkışı, ABD'nin bölgedeki rejimleri değiştirme planlarının yarattığı baskıdan kaynaklanıyor.
ABD'nin, Irak lideri Saddam'ı devirdikten sonra, sıranın Ortadoğu'daki diğer ülkelere geleceği ve ne olursa olsun tüm bu ülkelerde rejimi değiştirerek, demokrasinin inşa edilmesini dayatacağı yolunda yapılan açıklamaları son derece ciddiye alan Suudi yönetimi, bir reform paketi hazırladı.
ABD'nin Araplara yönelik reform çağrıları, Kral Fahd'ın tahtını sallar nitelik kazanmaya başlayınca, endişelenen Suudi yetkililerince hazırlanan ve Arap dünyasında kapsamlı reformu amaçlayan planın ayrıntıları, basın tarafından yayınlandı.
Sık sık insan haklarını ihlal etmekle suçlanan Suudi yönetiminin hazırladığı reform paketi, Arap ülkelerinde aşamalı bir şekilde demokrasinin benimsenmesi şeklinde özetlenebilir. Arap ülkelerinin birbirine saldırmasının yasaklanmasının kabulünü öngören Suudi planı ayrıca, Arap liderlerinin bir savunma yapısı oluşturmasını, Filistinlilere destek verilmesini ve yabancı müdahaleciliğinin reddedilmesini de öneriyor.
Suudi Veliaht Prensi Abdullah, tasarının Arap liderlerine iletildiğini ve girişimin, önümüzdeki Mart ayında yapılacak Arap zirvesinde onaylanmasını umut ettiğini söyledi.
BASKININ ESERİ
Dünyanın en muhafazakar krallığı olarak bilinen Suudi Arabistan'ın hazırladığı plan, uluslararası arenada sürpriz olarak nitelendirildi. Tüm siyasi kararların kral tarafından alındığı ve bu kararların yine kral tarafından atanan Danışma Konseyi tarafından hemen onaylandığı bir ülkede, böylesi bir reform planının, Washington'un yoğun baskıları sonucu hazırlandığı gizlenmiyor.
Bir süre önce ABD, Arap dünyasında demokrasinin yerleştirilmesini teşvik için tek taraflı bir girişim başlatmıştı.
11 Eylül terör saldırılarından sonra, Arap dünyasında yönetim şeklinin değişmesi gerektiğine inanan ABD'nin önemli hedeflerinden birini Suudi Arabistan oluşturuyordu. Bunun nedeni ise, İslamcı teröristlerin çoğunun Suudi kökenli olmasıydı.
11 Eylül saldırılarıyla birlikte, ABD ile ilişkilerin gerginleşmesi üzerine, Suudi yönetiminin, bu gerginliği azaltmak amacıyla söz konusu reform planını hazırladığı ifade ediliyor.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:09