Gündem
  • 25.5.2006 08:10

'TAKİPTEKİ ÇETE SUÇU NASIL İŞLEDİ?'

MEHMET Y. YILMAZ'IN HÜRRİYET'TEKİ YAZISI:

’Takipteki çete’ suçu nasıl işledi?


DANIŞTAY Saldırısı ile ilgili gelişmeleri izler ve bir albümü rahatlıkla dolduracak kadar çok fotoğraflara bakarken insanın kafasının karışmaması mümkün değil.

Öyle görünüyor ki bu durumda yapılacak en iyi şey soruşturmanın sonuçlanmasını ve davaların açılmasını beklemek.

Ancak Zaman Gazetesi’nde salı günü yayımlanan ve dün bu yazının yazıldığı saate kadar yalanlanmayan bir habere dikkatinizi çekmek istiyorum.

Haberde şöyle bir bölüm var:
"Muzaffer Tekin’i (bıçakla intihara kalkışan emekli subay) Emniyet ve MİT’in 6 ay önce takibe aldığı belirtildi. Edinilen bilgilere göre, Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ekseninde yürütülen teknik takip mahkeme kararı ile gerçekleşti. İstihbarat raporunda (müstafi) Yüzbaşı Tekin için şu tanımın kullanıldığı öğrenildi: ’Ülkede kaos yaratmak isteyen, eski sabıkalıları para vaadiyle taşeron tetikçi gibi kullanan yasadışı örgütün üst düzey yöneticisi.’ Raporda, Tetikçi Alparslan Arslan’ın da ismi geçiyor."

Zaten olaydan sonra bir çorap söküğü gibi gazetelere yansıyan haberler ve fotoğraflar da böyle bir takibin yapıldığı izlenimini uyandırıyor bende.

Emniyet ve MİT’in takibindeki bir çetenin nasıl olup da bu saldırıyı gerçekleştirebildiğini, takip altındaki bu kişilerin eylemlerinin neden önlenemediğini merak ediyorum.

Çünkü söz konusu sanıklar, Danıştay saldırısından önce üç kere Cumhuriyet Gazetesi’ne saldırdılar ve sadece bu eylemleri bile yakalanıp, tutuklanmaları için yeterliydi.

Şunu sormak istiyorum: Bu tür "takipler", suç işlendikten sonra gazetelere haber ve fotoğraf servisi hizmeti vermek için mi yapılıyor? Suçu işlenmeden önleyecek tedbirler neden alınamıyor?
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 05:13

İLGİLİ HABERLER