'TARİHİN EN UTANÇ VERİCİ GECESİNİ YAŞADIK'
Euro 2012 yolunda son engel olan Hırvatistan ile dün oynadığımız maçta aldığımız tarihi yenilgi tüm Türkiye'ye ayağa kaldırdı. Tepkilerin ardı arkası kesilmiyor.
Arena'da alınan ve tarihe geçecek yenilgiyi spor yazarları değerlendirdi ve millileri yerden yere vurdu..
Nerede 2008'de Hırvatlar'a sahayı dar eden o takım, nerede 11.11.11'deki bu takım.. Milli Takım rövanşa gol bile götüremedi ve Euro 2012 biletini mucizeye bıraktı...Spor yazarları ise aynı görüşte birleşti ve Milli Takımı yerden yere vurdu..İşte Spor Yazarlarının maç hakkında ki çarpıcı görüşleri..
İşte yazarların görüşleri;
AHMET ÇAKAR - Acı Verdiniz
Bana göre Milli Takım tarihinin en utanç verici gecesini yaşadık. Yenildiğimiz için söylemiyorum ama ortaya koyduğumuz futbol tam anlamıyla bir skandal. Asla bizden iyi olmayan bir takıma karşı üstelik kendi evimizde oynarken bir tane gol pozisyonu, hatta yarım gol pozisyonu bile bulamıyorsak Türk futbolunda çok ciddi problem var demektir. Daha da kötüsü dün akşam rakip ceza alanında bir tane Türk cüce oynasa hiç olmazsa bir tane kafa topu alırdı.
RIDVAN DİLMEN - İki dakikada teslim olduk
Dakika 70... Hırvatistan'ın en uçta oynayan oyuncusu Oliç, sağ bekimize faul yapıp sarı kart görüyor. Skor 3-0... Aynı Oliç ikinci dakikada golü atan oyuncu...
Hırvatlar, bizden çok fazla konsantreydiler. Daha organizelerdi. Taktik anlayışları daha iyiydi. Bireysel performansları da bizden iyiydi.Maçlar 90 dakika oynanır, ama dün iki dakika oynandı. İkinci dakikada yediğimiz golden sonra taraftar, oyuncu, hepsi teslim oldu. Mesele bu zaten... Problemimiz de bu.
GÜVEN TANER - Boş koşmak, boş konuşmak
İş önce nerede bitiyor biliyor musunuz? Bir maçı, ‘kazanılmaya çalışılacak bir yarışma’ gibi görmek ile ‘bir intikam alma’ olarak nitelemekte...
2008’de kıl payı yitiren Hırvatistan ‘intikam almaya’ çıkacak, kazanan Türkiye onlara o intikamı aldırtmayacak... Bizim ulusça ortalama bakışımız buydu!
İntikam değerlendirmesi yanlışlığı bizim yeteneklerimizi kullanmayı önleyen bakış açımızdır ne yazık ki...
ÖMER GÜVENÇ - Mucize bile mucize
2'ncİ dakikada gelen gol tüm planımızı, moralimizi, motivasyonumuzu bozdu. Genellikle böyle söylenecek. Gerçek payı var mı? Var. Ama asıl gerçek 2. dakikadaki gol değil. Esas gerçek bizden çok daha mücadele eden, daha çok koşan, daha ciddi oynayan ve en önemli oyun disiplinini 1. dakika ile 90. dakikada bile hiç bozmayan kısacası her yönüyle bizden iyi bir takıma yenilmemiz..
SELÇUK YULA - Futbolumuzun karanlık gecesi
Maçtan önce düşünebilecek senaryoların en kötüsü başımıza geldi. Daha ikinci dakikada golü yedik, her şey alt üst oldu. Soğukkanlı olmamız gereken dönemlerde gereksiz sinir, heyecan ve fauller yaptık.
GÜNTEKİN ONAY- Hastalık kronik
Yenilgiden daha çok acı veren Avrupa Şampiyonası'nı televizyondan seyredecek olmamız. Futbol hatalar oyunu. Bu seviyede hata yaparsanız cezası ne yazık ki ağır oluyor. 2. dakikada Gökhan Gönül'ün yediği kolay çalım, sonrasında gelen gol dengemizi bozdu ve planlarımızı alt-üst ettiler. Gol yememeyi kafamıza koymuşken adeta 1-0 geri başladık. Hırvatlar son derece disiplinli pozisyon alarak iyi bir savunma yaptılar.
ATİLLA GÖKÇE - Evlatlar, dibe vurduk!
Bu çocuklara teşekkür borcumuz var yine de... Aylardır, yıllardır yok saydığımız, görmezden geldiğimiz gerçekleri bize gösterdikleri için.
Ayrıca teknik direktörümüze de bir teşekkür borcumuz var. Ruhumuzu törpülediği, coşkumuzu yok ettiği, heyecanımızı çalıp götürdüğü için.
Elbette alıp götürdüklerinin yerine sistemi, taktiği, yaratıcı aklı koymadığı için eleştirebiliriz hocamızı... Gölgesinde kalan teknik ekibimizi de belki hatırlar, sorgularız.
Bunlara elbet sıra gelecek.
Nihayet!
Varsa, aklımızı başımıza devşirip, belki radikal kararlar bile alabiliriz.
Skor tabelası, en üzücü, en kahredici ve en ayıplı biçimde oluştuğuna; üzecek, kıracak, darıltacak kimse kalmadığına göre ameliyat masasına yatıp, keskin neşterlere ve en acı ilaçlara da razı olabiliriz.
Dibe vurduk, dostlar.
...Ve bence bunu fazlasıyla hak ettik.
SERDAR BALİ - Teşekkürler Hiddink
Duygu ile nereye kadar gidileceğini nereden sonra işimizi yapmamız gerektiğini öğrenmekte 50 yıl geç kalmışız. Ve hala geç kaldığımızı anlayamıyoruz.
Maçı yorumlayan Rıdvan Dilmen diyor ki “ Egemen’le Giray’ın yan yana oynadığı maç sayısı onu geçmez” doğru söylüyor.
Şimdi Rıdvan’a iki sorum var.
1) Niye yan yana oynatılmadılar onu söyle.
2) Egemen İstanbul’a transfer olunca mı futbolcu oldu.
Bütün bunları bildiği halde konuşmalarıyla mağlubiyeti Egemen ve Giray’a yönlendirici konuşma yapıp, sonra da ne yapsın bu kardeşlerimiz diyor.
İşte hakiki gerçek burada.
İki bek etkisiz, Gökhan çok kötü ama Hiddink müdahaleyi iki gol yedikten sonra yapıyor. İleri uçtaki Arda ve Burak ayaklarına ve önüne atılınca etkili olacak futbolcular ama onlara ısrarla havadan top atılmasına rağmen Hiddink kulübeden seyrediyor.
Kısaca Hiddink yanlış yaptı, cezasını Türk milli takımı çekti.
milliyet