Medya
  • 16.5.2021 16:33

Tayyip Bey'e karşı Tayyibe Hanım

TAYYİP BEY’E KARŞI TAYYİBE HANIM
Fetullah Gülen’in Amerika’da kalıcı oturma izni için CIA görevlileri Graham Fuller ve George Fides, Fetullah Gülen'e ayrı ayrı kefil oldu.
CIA Fetullah’ın Amerika’ya yerleşmesi için resmen seferberlik ilan etti.
Gülen’in Amerika’ya aldıran Morton I. Abramowitz hem CIA hem Soros’un adamı,aynı zamanda Bilderberg’in Türkiye ayağının sorumlusuydu..
15 Temmuz darbesi gecesi Büyükada’da toplanan CIA elemanları, darbenin başarılı olmasını bekledi.
Darbe başarılı olsaydı Ankara’ya geçip Türkiye’nin yönetimini ele alacaklardı.
O isimler; Graham Fuller ve bir başka emekli CIA yetkilisi George Fides’di.
Darbe başarısız olunca kuyruklarını kıstırıp tüydüler.
Toplantı yaptıkları otelden kaçarken bir de iz bıraktılar: Pensilvanya çanı
Liberty Bell, Türkçe karşıtı olarak Özgürlük Çanı olarak anılır. 
CIA ajanları bıraktıkları Pensilvanya çanı ile Fetullah Gülen’in darbesine için geldiklerinin mesajını da vermiş oldu.

Akılsız FETÖ’cülere tekrar soruyorum.

CIA, sizin hocanın selameti için niye bu kadar çırpınıyor?
Biraz aklınız olsa bunu düşünür Fetullah’dan ateşten kaçar gibi kaçardınız ama nerde..
Hatta daha da yaklaştınız..
Hocam gurbete gitti “ diye arkasından gözyaşı döktünüz.
Hocanız gurbete falan gitmedi öz vatanına gitti.
Gurbet meselesi sizin gibi safları keklemek ve sömürmek için kullandığı bir yöntem.
Hapisteki enayileri de “Yusufçuk” masalıyla uyuttu.
Siz uyumaya devam edin.
Neyse..
Bülent Ecevit, Kasım Gülek ve Fetullah Gülen üçgenine tekrar döneyim.
Kasım Gülek; Bülent Ecevit’i siyasete, Fetullah Gülen’i Müslümanların arasına fitne olarak attı.
Fetullah Gülen’e ilgi duyan sadece Kasım Gülek değildi. Gülek’in karısı, kızı ve baldızı Fetullah Gülen’e her türlü desteği verdiler.
Hatta Gülek’in karısı Nilüfer Gülek, Fetullah Gülen ve örgütüne İstanbul’da 70 dönümlük arazilerini gözünü kırpmadan verdi.
FETÖ’cü gazeteci Halit Esendir, FETÖ’ye bağlı Fatih Üniversitesi'nin İstanbul Beylikdüzü'ndeki arazisini Kasım Gülek'in eşi Nilüfer Gülek bağışladığını duyurdu.
Esendir; yazdığı kitabında Kasım Gülek'le bu konuya ilişkin bir anısına da yer vererek, ABD Büyükelçisi ülkesine Gülen lehine rapor yazacağı sırada Kasım Bey'e: ' Fetullah Gülen hizmetlerinde para işini nasıl yürütüyor?' diye sormuş.
Kasım Gülek cevaben: 'Hayrette kalacaksınız, benim hanım bile bu hizmetlere para veriyor. Türkiye'deki hamiyetperver insanlarla yürütüyor' demiş. Gerçekten eşi Nilüfer Hanım, Fatih Üniversitesi'ne 70 dönüm arazisini bile bağışladı.”
Mason çete daha o yıllarda Fetullah Gülen lehine ABD elçisine olumlu rapor yazdırıyor.
Raporun ne olduğunu tahmin edersiniz;
- Kullanılmaya elverişli eleman
Dönelim Ecevit Gülek kısmına..
Ecevit Kasım Gülek’e karşı hayatı boyunca saygılı oldu.
Kasım Gülek’in kızı Tayyibe Gülek, Fetullah Gülen’i Amerika’ya sokan teyzesi Pentagon Subayı Albay Aylin Radomisli’nin yanında büyüdü.
1991 yılında Harvard Üniversitesi
 Ekonomi Bölümünden mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini Londra Üniversitesi Londra Ekonomi Okulunda 1992 yılında tamamladı. 
Tayyibe Gülek 1994 yılında Türkiye’ye döndü ve Başbakanlık danışmanı yapıldı.
Ecevit Tayyibe Gülek’i 1999 seçimlerinde DSP listesinden Adana milletvekili yaptı.
2002 yılında kurduğu hükümete  Devlet Bakanı olarak atadı.

Tayyibe Gülek, Ecevit’in vefası sayesinde siyasette inanılmaz bir hızla yükseldi.
Siyasete Ecevit’le roket gibi giriş yapan Tayyibe Gülek, Ecevit’ten sonra Çin uydusu gibi aynı hızda düştü..
Ta ki geçen Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar.
Son Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde CHP kanadında Erdoğan’a karşı bir rakip aranıyordu.
Bir grup CHP’li, bir kadın aday çıkarma fikrini ortaya attı.
Kim olabilir” diye düşünülürken; Tayyibe Gülek akıllarına geldi.
Tayyip Bey’e karşı Tayyibe Hanım..
Doğuştan CHP’li..
Yıllarca yurtdışında kalmış.
Ekonomi ve Avrupa Birliği konusunda çok bilgili..
Ecevit hükümetinde bakanlık yapmış..
Amerika tarafından kolayca desteklenir..
Genç, modern ve çağdaş..
Konuyu Kılıçdaroğlu’na açtılar.
Fikir fena değildi..
Kılıçdaroğlu ne karşı çıktı ne de onayladı..
Kemal Bey her konuda olduğu gibi bu konuda tek başına karar veremiyordu.
Amerika’daki üst akıldan haber bekliyordu.

Kılıçdaroğlu o günlerde, “Bizim adayımız Ekonomiyi iyi bilen birisi olacak” dedi.
Bu sözleri üzerine herkesin gözü İlhan Kesici ’ye döndü.
Oysa Kılıçdaroğlu’nun kastettiği Harvard Üniversitesi Ekonomi Bölümünden mezun olan Tayyibe Gülek’ti..
Tayyibe Gülek; 2002 yılında Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, Davos) tarafından Geleceğin Genç Liderleri arasına seçilmişti. 

Kılıçdaroğlu’nun kafasında isim belli olmuş, geriye Amerika’daki üst akılın fikri kalmıştı.
CHP Lideri Tayyibe Gülek’in yıpratılmaması için bu konuda hiç kimseye tek kelime etmedi.
Tam da o günlerdeydi.
Kılıçdaroğlu ve Akşener; CHP'nin kudretli genel sekreteri, ABD’nin has adamı, Türkiye'deki Mason yapılanmasının önde gelen ismi, Fetullah Gülen'i 1960'lı yıllardan ölünceye kadar kollayıp koruyan Kasım Gülek'in kızı Tayyibe Gülek'in İstanbul'daki evinde bir araya geldi
Kılıçdaroğlu’nun maksadı Akşener’i Tayyibe Gülek ile tanıştırmaktı..
Ne orada ne de öncesinde Tayyibe Gülek ismi konusunda niyetinden bahis etmedi.
O buluşmaya Tayyibe Gülek’te oldukça hazırlıklı gelmişti..
Evde Tayyibe Gülek’in adaylık meselesi açılmadı ama CHP ile İYİ Parti’nin nişanı yapıldı.
Birkaç gün sonra da Kılıçdaroğlu, Akşener ve Gülek Avcılar Hilton'da buluştu. İttifak nişanı evliliğe döndü, yüzükleri de Tayyibe Gülek taktı.
Orada İYİ Parti’nin TBMM’de grup kurabilmesi için 15 CHP'li vekil İyi Parti'ye ödünç olarak verildi.

İttifak evliliği yapılırken Kılıçdaroğlu ’da Amerika’daki üst akıldan Tayyibe Gülek ile alakalı kararı bekliyordu.
Karar beklediği gibi olmadı.
Tayyibe Gülek’in babasının FETÖ’nün hamisi olmasının Erdoğan’ın işini kolaylaştıracağına karar verilerek bu mesele açılmadan kapandı.
Üst akıldan başka bir karar gelmişti.
Tayyibe Gülek’in CHP ve Meral Akşener arasında arabulucu olarak çalışması ve bu ittifaka HDP’nin dâhil edilerek ortak bir aday çıkartılması isteniyordu.
O adayda Abdullah Gül’dü..

Babacan AK Parti’de bulunduğu sırada, el altından Tayyib Bey’e karşı Gül’ü aday ettirmek için çalıştığını bizzat kendi açıkladı.
Büyük bir ihanet olan bu itiraf AK Parti’den infiale neden oldu.
Erdoğan; “Hem AK Parti milletvekili rozetini taşıyacaksınız, hem de AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tasfiye planının “tam göbeğinde” yer alacaksınız. Bu siyasi ikiyüzlülükten başka bir şey değil.” Dedi.
Babacan’ın yaptığı ihanet sanılandan daha da büyüktü.
Ak parti milletvekili olarak Tayyip Erdoğan’ın yenilmesi için iç ve dış bütün bağlantılarını kullandı.
Hatta Bilderberg ekibinden bile yardım istedi.
Masonlar ve bazı işadamlarıyla görüşmeler yaptı.
Karamollaoğlu ile gizli gizli buluşup, iş çevirdi.
Bütün bunları da AK Parti rozetiyle yaptı.
Biz tekrar o tarihe dönelim..
FETÖ’nün isteğiyle Kılıçdaroğlu Gül’ü aday göstermek için yoğun bir çabanın içerisine girdi.
Tayyibe Gülek de Gül için çalışıyordu.
Sadece onlar değil, Amerika ve Masonlar da Gül’ün aday yapılmasında ısrarcıydı.
HDP de Gül’e razı olmuş Saadet Partisi baştan beri Gül’den yana kulis yapıyordu.
Akşener bu konuda Gül’e karşı beklenmedik bir direnç gösterdi.
Akşener’in direncini kırma işi Temel Karamollaoğlu’na verilmişti.

Karamollaoğlu ’da bir sonuç alamayınca devreye Tayyibe Gülek girdi.
Akşener ile kim oldukları hala açıklanmayan bir grupla toplantı yaptırdı.
Farklı partilerden eski siyasetçiler, Kemalist bazı gazeteciler ve bazı işadamlarının bulunduğu grup, Akşener’den HDP ile ortaklığı ve ortak bir aday olan Gül’e itiraz etmemesini istedi.
Akşener o toplantı ve toplantıya katılanlarla ilgili daha sonra şöyle dedi;
- İyi Parti, CHP ve SP’nin de bir araya gelerek HDP ile birlikte çatı aday göstermemiz istendi. Toplantı yaptığımız grup çok garip bir gruptu. Abdullah Bey’i . çok isteyen bir grup varmış ama birbirine benzemez bir grup.
Meral Akşener o grubu görünce hakikaten ürktü ve inadında ısrar etti.
Meral Hanım’ın bu direnci her türlü takdire layıktır.
Bir büyük oyun  ve tezgahı tek başına bozdu.
FETÖ son bir gayretle Gül’ün adaylığı için bastırdı ama sonuç alamadı.

Umduğunu bulamayan Kılıçdaroğlu çaresiz, “Gel bakayım Muharrem” deyip gönülsüzce Muharrem İnce’yi aday gösterdi.
İnce’nin arkasında durmayıp, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına razı oldu.
DEVAM EDECEK
METİN ÖZER/ HABERVİTRİNİ

İLGİLİ HABERLER