Gündem
  • 21.7.2013 23:28

Tayyip Erdoğan'dan başkanlık sistemi açıklaması!...

Erdoğan:
"Tutturmuşlar 'başkanlık sisteminden vazgeçin.' Ne olacak vazgeçersek?
Bu bizim olmazsa olmazımız değil"
- "Biz teklif getirme hakkına sahip değil miyiz? Sen nasıl 'kırmızı çizgilerim var'
diyorsan, ben kırmızı çizgi koymuyorum ortaya. Biz bir teklif getiriyoruz.
'Başkanlık sistemi de burada tartışılsın, müzakere edilsin' diyoruz. Bunu olmazsa
olmaz bir şart olarak koymuyoruz"
- "Bunlar bu tür siyasette çeşitli başlıkları, teklifleri dahi tartışmaktan korkuyorlar
ve tartışamıyorlar ama öbür taraftan bakıyorsunuz, eyalet sistemi diyen de var,
eyalette parlamento teklifini yapanlar var, bölgesel parlamentolardan bahsedenler var.
Bunları gündeme getiren var mı?"
- "Başkanlık sistemi gibi dünyada meşruiyeti olan ve 100'ü aşkın ülkede uygulaması
olan böyle bir sistemi teklif edince beyler rahatsız oluyor. Sıkıntı burada. Kimin dediği.
Kim bunu söylüyor? Bunu, Tayyip Erdoğan söylüyor. Tayyip Erdoğan söylüyorsa yanlıştır.
Bunu kendilerinden biri söylerse doğrudur. Kusura bakma, millet ne derse doğrudur"


İSTANBUL (AA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Tutturmuşlar 'başkanlık sisteminden vazgeçin.' Ne olacak vazgeçersek? Bu bizim olmazsa olmazımız değil. Biz teklif getirme hakkına sahip değil miyiz? Sen nasıl 'kırmızı çizgilerim var' diyorsan, ben kırmızı çizgi koymuyorum ortaya. Biz bir teklif getiriyoruz. 'Başkanlık sistemi de burada tartışılsın, müzakere edilsin' diyoruz. Bunu olmazsa olmaz bir şart olarak koymuyoruz" dedi.

Başbakan Erdoğan, "Bizi umutsuzluğa, karamsarlığa sevkedecek hiçbir sorunumuz bulunmuyor. Bu ülkede, çoğunluk da azınlık da bin yıllardır birarada yaşadığı gibi, ebediyyen bir arada yaşayabilir ve yaşayacaktır" diye konuştu.

Bu ülkede, Türk, Kürt, Arap, Roman, Gürcü, Çerkez, Laz, Boşnak gibi 36 etnik unsurun bin yıllardır birarada yaşadığını ve ebediyyen de birarada yaşayacağını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sünni, Alevi, Müslüman, Hıristiyan, Musevi ve diğerleri… Nasıl yüzyıllardır birarada yaşıyorsa, ebediyyen de birarada yaşayacak. Bizim, bunu başaracak gücümüz de irademiz de tecrübemiz de mevcut. Bakınız sadece geçen yıl, azınlık vatandaşlarımızın bizlere verdiği bir iftar vardı. İftar sofrasında kendilerine 'En kısa zamanda gayrimenkullerinizi sizlere vereceğiz' demiştim. Şu ana kadar 2,5 milyar dolarlık gayrimenkulu azınlıklara teslim ettik ve hala yargı devam ediyor ve kararlar çıktıkça da gayrimenkullerini veriyoruz. Bunu bugüne kadar Türkiye'de hangi iktidar yaptı? Hiç bir iktidar buna cesaret edemedi ama biz bunu başardık. Yeter ki oturalım, meselelerimizi konuşalım, istişare edelim, birbirimizi anlamaya çalışalım ve anlaşırsak çözeriz ama burada meselelerimizin arasına şiddetin girmemesine azami derecede özen göstermek zorundayız. Şiddet, eğer sorunları çözmede bir yöntem gibi görülürse, tarihi tecrübelerimizden de biliyoruz ki o sorunlar çözülmez, daha da kronik, daha da çözümsüz hale gelir. Şiddetin, hiç kimseye, hiçbir kesime getireceği fayda yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Yumruklar sıkılıysa, tokalaşma olmaz, musafaha olmaz. Bunu unutmayalım. Şiddet, her türlü uzlaşmanın, anlaşmanın, istişarenin ve diyaloğun önünü kapar. Her meselede, şiddeti uzakta tutacağız. Her meseleyi, anayasa, yasalar, değerlerimiz ve meşruiyet dairesi içinde ele alacağız. Anayasanın, yasaların yetersiz kaldığı, çözümün önünü kapattığı durumlarda, özellikle bunu söylüyorum, demokrasiyi işleterek, birlikte yaşama kültürümüzü güçlendirecek anayasalar, yasalar inşa edeceğiz."

- Yeni anayasa çalışmaları

Başbakan Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarına da değinerek, millete "yeni anayasa" sözü verdiklerini, milletin bunu beklediğini söyledi.

Şu ana kadar 177 maddenin 48'inde 4'lü mutabakat sağlandığını hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Diyoruz ki, 48'i, 58, 68, 78 yapabileceksek devam edelim ama yok. Şu anda madem 48'inde 4'lü mutabakatı sağladık, hadi bunu ilk etapta, bir adım atalım, bir hafta oturalım, yoğun bir çalışmayla bu 48 maddeye 26 maddeyi de ilave edelim, bu iş bitsin, koyalım bir kenara. 'Ondan sonra bırakalım' demiyoruz. Sonra yine devam edelim ama mesafe alalım. Millet bir şeylerin yapıldığını görsün ve 48 maddenin yapılmasıyla ilgili şu ana kadar 'biz varız' diyen bir parti çıkmadı. Niye gelmiyorsunuz? Samimi iseniz bir defa şunları bir halledelim.

Ben 3 arkadaşıma dedim ki, 'Bu yaz size tatil yok. Haftada 2 gün, bunun dışında 5 gün yoğun çalışma.' Parlamento açılana kadar gelin bu işi bitirin. Olumlu bir cevap yok. Niye? Beyefendiler herhalde tatil yapacaklar. Bu kadar hayati bir meselede şu anda parlamento yoğun bir çalışma sergiledi ama Anayasa Uzlaşma Komisyonu 465 gün bir çalışma ortaya koydu, saat itibariyle daha da düşük. Böyle bir anlayış samimi olabilir mi? Niyetleri yok, ipe un seriyorlar. Biz baştan iyiniyetimizi ortaya koyduk. 326 milletvekili ile Uzlaşma Komisyonu'nda 3 üyemiz var. Bir tanesinin 29 milletvekili ile 3 üyesi var, bir diğerinin 51 milletvekili ile 3 üyesi var, bir diğerinin de 150 üye ile 3 üyesi var. Toplam 220 veya 221 milletvekili var. Hepsinin 9 milletvekili var, bizim 3 milletvekilimiz var. Bizim 326 milletvekilimiz var. Şimdi soruyorum. Çoğunluk mu azınlığa tahakküm ediyor yoksa azınlık mı çoğunluğa tahakküm ediyor? Halep ordaysa arşın burada. Bu gerçeği çok açık, net görmek ve ortaya koymak durumundayız. Bütün bunlara rağmen hala biz olumsuz yaklaşıyoruz, beyefendiler olumlu yaklaşıyor."

-Başkanlık sistemi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin başkanlık sisteminden vazgeçilmesi yönündeki söylemlerini de eleştirerek, şöyle devam etti:

"Tutturmuşlar 'başkanlık sisteminden vazgeçin.' Ne olacak vazgeçersek? Bu bizim olmazsa olmazımız değil. Biz teklif getirme hakkına sahip değil miyiz? Sen nasıl 'kırmızı çizgilerim var' diyorsan, ben kırmızı çizgi koymuyorum ortaya. Biz bir teklif getiriyoruz. 'Başkanlık sistemi de burada tartışılsın, müzakere edilsin' diyoruz. Bunu olmazsa olmaz bir şart olarak koymuyoruz ama bunlar bu tür siyasette çeşitli başlıkları, teklifleri dahi tartışmaktan korkuyorlar ve tartışamıyorlar. Öbür taraftan bakıyorsunuz, eyalet sistemi diyen de var, eyalette parlamento teklifini yapanlar var, bölgesel parlamentoralardan bahsedenler var. Bunları gündeme getiren var mı? Başkanlık sistemi gibi dünyada meşruiyeti olan ve 100'ü aşkın ülkede uygulaması olan böyle bir sistemi teklif edince beyler rahatsız oluyor. Sıkıntı burada. Kimin dediği, kim bunu söylüyor? Bunu, Tayyip Erdoğan söylüyor. Tayyip Erdoğan söylüyorsa yanlıştır. Bunu kendilerinden biri söylerse doğrudur. Kusura bakma, millet ne derse doğrudur. Biz şu anda yüzde 50'nin bize verdiği istikamet var, bu istikamette yürüyoruz ve şunu söylüyoruz. Türkiye'de kimin ne meselesi ve sorunu varsa, bunu meşruiyet dairesi içinde çözmenin mücadelesi içinde olmalıyız. Tahriklere kapılmadan, provokasyonlara boyun eğmeden, içerden ve dışardan yapılan saldırılarda oyuncak olmadan, araç olmadan, kendi meselemizi çözme gayretinde olmalıyız.

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 13:18

İLGİLİ HABERLER