Gündem
  • 2.10.2005 02:02

TEFECİNİN ELİNE DÜŞEN AĞA, "ZÜĞÜRT AĞA" OLDU

Güneydoğu’da tefecilerin ağına düşen ağalar, borçlarını ödemek için köylerini satışa çıkarıyor. Tefecilerden aldığı borçları ödeyemeyince yüksek faizler altında ezilen ağalar, çareyi ellerinde bulunan arazileri satmakta buluyor.

Ağalar, çoğu zaman bütün arazilerini satmalarına rağmen borçlarını ödeyemiyor. Siirt’teki Ekinli köyünün sahibi Tükenmez ailesinin tefeciden aldığı 500 bin YTL’lik (500 milyar lira) borç, ödenmeyince 3,5 milyon YTL’ye (3,5 trilyon lira) ulaştı. Borcu alan aile fertlerinden köy muhtarı Hasan Tükenmez, yeni rakamı öğrenir öğrenmez kayıplara karıştı. Bunun üzerine diğer aile fertleri, borcu kapatmak için köylerini internet üzerinden satışa çıkarmak zorunda kaldı.

Tükenmez aşiretinin yaşadıkları, Şener Şen’in başrolünü oynadığı 1985 yapımı ‘Züğürt Ağa’ filmindeki Maho Ağa’nın yaşadıklarından az değil. Filmde köylüleri tarafından dolandırılan ağa, çareyi köyü satılığa çıkarmakta bulmuştu. Gözünü rant hırsı bürümüş siyasilere Haraptar’ı peşkeş çeken ağa, soluğu büyük şehirde almıştı. Tükenmez ailesinin hikayesi de film senaryosu gibi gelişiyor ve haksız kazancın sosyal faturasını ortaya koyuyor.

Siirt’in Kurtalan ilçesine bağlı Ekinli köyünde yaşayan Tükenmez aşiretinin reisliğini 3 kardeş yapıyor. Tükenmez ailesi, 5 yıl önce ekonomik sıkıntıları aşmak için tefecinin kapısını çalmış. Küçük miktardaki borç 500 milyar lira olunca zamanında ödenmemiş. Faizle birlikte borç 3,5 trilyon liraya kadar çıkınca köyün sahiplerinden muhtar Hakan Tükenmez evini terk etmiş. Çaresiz aile, borcu ödemek için kredi arayışlarında başarılı olamayınca köyü internet üzerinden satılığa çıkarmaya karar vermiş. Tapu Tükenmez kardeşlere ait köy, Garzan Çayı’na paralel 4 bini sulu, 7 bin dönüm tarım arazisine sahip. Köyün sahiplerinden Büyük Birlik Partisi (BBP) Siirt İl Başkanı Ruşen Tükenmez, tefecilerden kurtulabilmek için halk dilinde Garzan olarak bilinen 150 nüfuslu köyü satılığa çıkardıklarını ifade ediyor. Tükenmez, “Arazilerimizi ekebilmek için tefeciden borç aldık. İstediğimiz ürünü bir türlü elde edemeyince zarar ettik. Faizle birlikte anapara da büyüdü.” diyor.

3 milyar dört yılda 40 milyar lira oldu!

Tefeci kurbanlarından biri de Mehmet Kızılkaya. Diyarbakır’ın Bismil ilçesine bağlı Sarıtoprak köyünde ikamet eden 12 çocuk babası Kızılkaya, çiftçilikle uğraşıyor. 133 dönümlük tarlasını ekebilmek için para arayışına giren Kızılkaya, çareyi tefeciden borç almakta bulmuş. 2001 yılında M.A.’dan 2 milyar 800 milyon lira borç alan Kızılkaya, borcuna karşılık 2002’nin 8’inci ayında 5 milyar lira ödeyeceğini taahhüt etmiş. İpotek olarak tarlasını göstermiş. M.A. ile Kızılkaya aralarında bir de anlaşma yapmışlar. Buna göre, 2 milyar 800 milyon liralık borç, zamanında ödenmediği takdirde, o süre zarfında ödenen paralar da ödenmemiş sayılacak. Kızılkaya borcu zamanında ödenmediği için sürekli faizlenmiş. Tefeci M.A., verdiği 2 milyar 800 milyon lirayı 4 yıl boyunca yüzde 120 faizle çalıştırmış. Kızılkaya, 4 yıl boyunca M.A’ya 40 milyar 173 milyon 500 bin lira ödemiş. Kızılkaya ödediği bu kadar paranın üstüne bir de ipotek ettiği tarlasını kaptırmış. Tefeci M.A.’ya sürekli aracı gönderen Kızılkaya, istediği sonucu bir türlü alamamış. M.A., tarlayı geri vermemekte ısrar ediyor. Kızılkaya ise borcunu fazlasıyla ödemesine karşın tarlasını geri alamamaktan yakınıyor. Yetkililerden yardım talebinde bulunan Kızılkaya, “Yetkililerden yardım istiyorum, ne olur bana yardım etsinler.” diyor.

Meclis Hesapları İnceleme Komisyonu tarafından yaptırılan araştırmaya göre; Türkiye’de 2 binin üzerinde tefeci var ve yıllık hacimleri 100 trilyon liranın üzerinde. Raporda son 10 yılda tefecilerce 60 kişinin öldürüldüğü belirtiliyor. TCK’da tefecilik fiili suç olarak tanımlanıyor. Tefecilere 2-5 yıla kadar hapis, 5 bin YTL de adli para cezası veriliyor.

İLGİLİ HABERLER